Sinif Mucadelesi
Suriye

İlk protesto gösterilerinden iki yıl sonra köşeye sıkıştırılan kitleler

Çarşamba 8 Mayıs 2013
Geçtiğimiz Kasım ayından beri, Beşar Esad’ın rejimine karşı farklı muhalif grupları biraraya getirmeye çalışan Suriye Ulusal Muhalefet Koalisyonu, 18 Mart’ta, yeni bir başbakan tayin etmişti. Ancak bu aynı koalisyonun başkanı Ahmed Moaz al-Khatib, bir hafta sonra, diktatörün yerini alacak adaylar arasındaki anlaşmazlıkları gerekçe göstererek istifa ettiğini açıkladı. Teksas kökenli bir telekomünükasyon şirketinin eski yönetimi ve Teksas’taki İslamcı bir eğitim kurumunun da eski müdürü olan Ghassan Hitto, isyancılar tarafından işgal edilen Kuzey ve Doğu Suriye topraklarının geçici başbakanı olarak belirlendi ve Katar’ın da desteğini aldı. Seçim sırasında 20 kadar yönetici seçimlere katılmayı reddetmişti. İstifa eden başkan Ahmed Moaz al-Khatib, bir imamın oğlu ve kendisi Esad’a muhalefet eden Şam’daki bir caminin eski imamıydı. İstifasıyla, Katar ve Suudi Arabistan’ın koalisyon içindeki etkisini protesto etmek istedi. Ancak 2 gün sonra, ona silah sağlamaya söz veren Arap Birliği bağrındaki koalisyon koltuğunda oturmayı kabul etti. Bugün koalisyonda iki farklı görüş bulunuyor. Bunlardan biri, yönetimde bulunan rejim ile muhalefet unsurlarından oluşan geçici bir hükümet kurmaya çalışarak, hala Esad rejimiyle diyalog kurmak istiyor. Bu görüş Suudi Arabistan'ın ve belki de Washington’un desteğini alabilir. Diğer görüşse rejimle kesin bir kopuşu savunurken ve geçici bir hükümet kurmayı istiyor. Bu hem Katar’ın hem de yeni başbakanın seçimi olacak. Bu koalisyon, kuruluşundan beri çok karışık bir birleşim olarak kaldı ve başından beri Müslüman Kardeşler egemendi. Aslında daha çok Suriye’deki savaşçılardan da kopuktu. Koalisyonda bulunan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), bütün silahlı grupları bir araya getirmekten çok uzak. Gerçekten de, Esad’a karşı savaşan bazı Cihadcı gruplar, Özgür Suriye Ordusu’a girmeyi reddediyorlar. İran tarafından silahlandırılan diğer bazı gruplar da Esad rejimine destek vermek amacıyla müdahalede bulunuyorlar ancak Esad rejimi çökerse kendi oyunlarını hayata geçirmek için girişimde bulunmaktan da çekinmiyorlar. İki yıl önceki, Mısır ve Tunus diktatörlerinin düşmesinin yol açtığı hareketlerle yüreklenen kitlelerin bağrında protesto gösterilerinin başladığı durumdan çok uzakta bulunuyor. Kitlelerin özlemleri çok uzun bir süredir ikinci planda kaldı. Bugün Suriye’de egemen olan, çetin bir iç savaş. Bu savaşta rakip gruplar, iki ateş arasında kalan kitleler için doğacak sonuçlar umurlarında bile olmadan, kendi klanlarının zafer kazanması için mücadele ediyorlar. Büyük güçlü devletler, Esad’a karşı yapılan protesto gösterilerinin başında, yararlı olduğunu gösteren ve uzun süredir işbirliğinde oldukları rejimin düşmesi konusunda pek aceleci davranmıyorlardı. Bugün bunların temel kaygısı, rejimin yıkılması koşullarında muhalefete karşı nasıl bir tavır alınacağı. Esad’a karşı koyan muhalefete yardım etmek için silah sağlamak sorunu bunların baskı aracını oluşturuyor. Kitlelerin, protestoların başladığı ilk andan beri, bunları şiddetle bastırmaya çalışan Esad rejiminden bekleyebilecekleri hiçbirşey bulunmuyor. Ayrıca, bazı üyeleri Esad rejiminin eski yüksek görevlileri olan veya rejimin çökmesinde çıkarları bulunan, bunu bu durumdan kazanç sağlamak için isteyen bölgedeki Katar, Suudi Arabistan, İran gibi devletlerin müttefiki olan, en gerici grupların egemenliği altındaki bu muhalefetten de beklenilebilecek hiçbir şey yok. LO (12.04.2013)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2013  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 179 - 3 Mayıs 2013  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?