Sinif Mucadelesi

Emperyalist filolar Kızıldeniz’de manevra yapıyor

Pazar 11 Şubat 2024

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ordusu, 31 Aralık Pazar günü, Danimarkalı denizcilik devi Maersk’e ait bir gemiye saldırmaya çalışan 10 Husi milisini öldürdüğünü ve dört botlarından üçünü de batırdığını açıkladı ( Başlangıçta temel olarak Yemen’in kuzey batısında yerleşik olan ve 2014 yılından itibaren bütün ülkeye yayılan silahlı bir örgütün militanları. Husi ismi bir kabileden geliyor ve Ansar Allah yani « Tanrının Partizanları » olarak adlandırılıyorlar ).

Suudi Arabistan yıllardır Yemen’de Husi milislerine karşı, İran tarafından da desteklenen savaş yürütüyor. Geçtiğimiz birkaç hafta içinde bu milislerin Kızıldeniz’deki gemilere yaklaşık yirmi saldırı gerçekleştirdiği biliniyor. Bunlar ayrıca, Gazze’ye uygun şekilde gıda sağlanmadığı takdirde, raslantısal olarak herhangi bir İsrail gemisine, ya da İsrail limanına giden herhangi bir gemiye saldıracaklarını da ilan ettiler.

Molla Rejimi, Husilerin ya da Hizbullah’ın Lübnan’daki eylemlerini, İran, İsrail ve genel olarak da Batı için büyük bir tehdit olarak göstermek için kullanırken, emperyalizmle karşı karşıya gelmemeye çalışıyor.

Ancak, Husiler şimdiye kadar hiçbir can kaybına yol açmamış ve hedef aldıkları gemilere çok az zarar vermiş olsalar da, vurdukları darbeler bu dev gemilerin rotalarını değiştirmeye yetiyor. Bu gemilerde her türden milyonlarca dolar değerinde mal, tüketici ürünleri ve aynı zamanda örneğin Batılı sanayiciler tarafından Asya’dan ithal edilen elektrik kabloları ve yassı çelik bulunuyor. Yaklaşık 120 konteyner gemisi Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı’nı kullanmak yerine, Ümit Burnu üzerinden Afrika’dan geçmeyerek daha uzun yollar seçiyor, bu ise gecikmelere, daha yüksek yakıt maliyetlerine ve taşınan her bir konteynerin fiyatında daha fazla artışa neden oluyor.

ABD ve diğer yirmi ülke, dünya ticaretinin yüzde 10’undan fazlasını, özellikle de Asya’dan Batı’daki depolara ve fabrikalara mal taşımakta kullanılan bu deniz yolunu korumak için, Kızıldeniz’de faaliyet göstermek üzere bir askeri koalisyon oluşturdular.

Bu koalisyonun zorlukları ve çatışan çıkarlar arasındaki gerilimleri de yok değil. İspanya hükümeti, ABD’nin kendisine sormadan onu bu askeri koalisyona dahil etmesine şaşırdığını söyledi. Fransa ise her halükarda Amerikan uçak gemilerinin yanında fazla bir ağırlığı olmayan filosunun koalisyonda yer aldığını, ancak ulusal komuta altında kaldığını açıkça belirtmek istiyor.

Emperyalist liderler Netanyahu’nun savaşına karşı bir tavır almayarak ama Kızıldeniz’e müdahale ederek aslında çatışmanın uzamasına katkıda bulunuyorlar. Fransız emperyalizmi zaten uzun zamandır ABD’nin izinden giderek, Ortadoğu’daki savaş manevralarında yer alıyor. Macron, Netanyahu’ya, Filistin halkına karşı yürüttüğü savaşın başından itibaren destek oldu. Fransız fırkateynleri Kızıldeniz’de bulunuyor ve bunlardan biri, Aralık ayı ortasında Husi füzelerini vurdu.

ABD ve müttefiklerinin her diplomatik, askeri müdahalesi ve manevrası, her zaman savunduklarını iddia ettikleri « barış » ve « güvenliğin » aksine, savaşın tırmanmasını körüklüyor.

LO ( 03.01.24 )


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Güncel Yazılar   ?