Sinif Mucadelesi
Başyazı

İşçi sınıfına asgari yaşamı hak görenler, patronların çıkarlarının sözcüsüdür

Çarşamba 10 Ocak 2024

Yeni yılın asgari ücretini belirlemek üzere yapılan toplantılar, meclisteki yeni bütçe görüşmelerinin bile önüne geçerek çok önemli gündem oldu. İşçi sınıfını güya Türk-İş sendikası temsil ediyor. Oysa asgari ücretlilerin hiç biri, sendika üyesi değil. Üstelik kendilerini Türk-İş’in temsil etmesi, işçilerin talebi ya da kararı değil. Patronlar, kendi belirledikleri şekilde temsil ediliyor ama işçiler değil. Bu durum bile asgari ücret pazarlığının göstermelik olduğunu anlatıyor.

Pazarlık gibi ince hesaplamalar da göstermelik. Yıllardır, ne enflasyon, ne yaşam maliyeti, ne de kurulun aldığı karar uygulanıyor. Erdoğan, seçimlere göre bir rakam belirliyor. Partisinin azalan oyları nedeniyle seçim olmasından ötürü, asgari ücreti yıl içinde iki kez, tahminlerin üzerinde arttırdı. Erdoğan, yeni yılda ikinci artışın önünü şimdiden kapatsa da, asgari ücretliler, bahardaki belediye seçimi nedeniyle, benzeri bir artış bekliyor.

Asgari ücret 1980 ve 1990’lar boyunca 250 dolar civarında tutuldu. 2000’lerin ilk yarısından sonra, AKP iktidarları boyunca yavaş yavaş yükseldi, 400 dolara kadar çıktı. Buna rağmen işçi sınıfının satın alma gücü, çok az arttı. Çünkü lira, dolar karşısında gerçek değerinin üstünde tutuldu ama fiyatlar, öyle değildi. Artışın önemli kısmı, vergiden vazgeçme, pirim desteği benzeri uygulamalarla, patronların cebinden değil, devletin kasasından çıktı.

Asgari ücret, sendikalı ve sözleşmeli küçük bir azınlık dışında kalifiye işçiler haricinde genel ücret haline getirildi. Hatta devletin verdiği ücret, resmi işlemlerin, desteklerin ölçüsü oldu. Artık işçi sınıfının, ücretli çalışanların yarısı asgari ücretli, kalanların bir kısmı da asgari ücretin çok az üstünde veya yasak olmasına rağmen altında ücret alıyor.

Asgari ücret, işçi sınıfı için olduğu kadar, patronlar için de çok önemli. Patronların, işyerine sendika örgütlemeye çalışan ya da sendika değiştirmek isteyen işçilere şiddetle tepki göstermesi, hemen işten çıkarması boşuna değil. Asgari ücret varken, bir lira fazla vermek istemiyorlar.

Patronlar, asgari ücret artışını, mallarına zam yaparak geri alıyor. Ancak sürekli olarak, enflasyonun nedeni olarak işçi sınıfının ücret zammı gösteriliyor. Birçok işçi, bu yalanlardan etkilenip, ücret zammı değil, fiyat artışının durmasını istiyor. Fiyat artışının durmasının yolu, ücretlerin gerçek enflasyon oranında artmasıdır. Ancak böyle olursa patronlar, mallarına zam yaparak kârın artmayacağını görürse fiyat zammından vazgeçer. Aksi durumda patronlar, maliyet içinde oranı aynı kalsa bile ücret artışını maliyet artışına gerekçe göstererek, zam yapmaya devam edecek. İşçiler yeni asgari ücreti, şubat başında alacak ama patronlar daha belli olmadan, asgari ücret artmış gibi her şeye zam yaptılar.

Asgari ücret ne kadar arttırılırsa arttırılsın, dolar karşılığı ne olursa olsun, işçi sınıfının yaşam koşulları gerileyecek. Tam bu dönemde, ekonomide pembe tabloların çizilmesi, bol para olduğundan, enflasyonun düşeceğinden bahsedilmesi, boşuna değil. Her zamanki gibi yarını gösterip bu günü çalacaklar; yarın geldiğinde yine çalıp yarını gösterecekler. Sürekli artan fiyatlar, her ay kabaran faturalar nedeniyle, işçilerin aylık ücretiyle bir aylık geçimini düzenlemesi mümkün olmuyor.

Geçiminin kalıcı olarak garantilenmesi, işçi sınıfının en temel hakkı. Fabrikalarda, madenlerde, hastanelerde, inşaatlarda çalışan her şeyi var eden işçiler, neden sürekli geçim derdinde olsun? Patronlar, yıllar içinde ne kadar güçlendi, dünyaya açıldı, kasaları tıka basa dolu. Durumu iyi görüp iktidarı aynen devam ettiriyorlar. İşçiler neden geçim derdinde, neden asgari ücret, asgari yaşam layık görülüyor ?

İşçi sınıfının kendini güvende hissetmeden, hep ucu ucuna veya hep geçim derdi çekerek yaşaması, ekonomideki şu veya bu sorundan, az ileride çözülecek, geçici bir durumdan kaynaklanmıyor. Aksine patronların kâr düzenlerini korumak ve sürdürmek için oluşturdukları; bilinçli ve planlı uyguladıkları bir siyasetin sonucu olarak gerçekleşiyor. Siyasetçiler, sendikacılar, medya uzmanları, hep bu siyasetin savunucularıdır. İşçi sınıfı gerçeklerin farkına varmalı, kendi çıkarlarını savunmalıdır. (28.12.23)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 297 - 6 Ocak 2024  Site yaşamını izle Başyazı   ?