Sinif Mucadelesi

Sağlıkta şiddet

Cuma 6 Mart 2020

Dünya çapında 2001 yılında yapılan bir araştırmaya göre, sağlık çalışanları diğer iş alanlarına kıyasla 16 kez daha fazla saldırıya uğramakta. Türkiye’de son 6 yılda, kayıtlara geçen, 68 bini aşkın sağlık çalışanı şiddete maruz kalmış. Bu da her saat 1 sağlık çalışanının şiddete uğradığını gösteriyor.

Sağlık bakanlığının yayınladığı Sağlık İstatistikleri Haber Bülteni’nin yeni verilerine göre 2018 yılında Türkiye’de 782 milyon 515 bin 214 hastane başvurusu gerçekleşti. Türkiye nüfusunun 83 milyon olduğu göz önünde bulundurulursa, kişi başına düşen doktor müracaatı sayısı 1 yılda 9,5. Yani 2018 yılında herkes en az 9 kere hastaneye müracaat etti. Bu başvuruların 3’te 1’i aile hekimliği gibi birinci basamak sağlık hizmeti kuruluşlarına yapılırken 3’te 2’siüniversite ile eğitim ve araştırma hastanelerinin de içinde bulunduğu ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri kuruluşlarına gerçekleşmiş. 2015 yılı verilerine göz atarsak, aynı yıl acil servis başvurusunun 110 milyonu aştığını görürüz. Bu da tüm nüfusun yılda en az 1 kere acil servise müracaat ettiğini gösteriyor.

Sağlıkta performans sistemi ile kar amacıyla çalışan ticarethanelere çevrilen hastaneler, “en kısa sürede en fazla hasta muayenesi ve tedavisi” amacıyla çalışmakta. Bu da sağlık çalışanlarının hastalara ayırdığı süreyi azalttığı gibi, nitelikli sağlık hizmeti sunulmasını engelliyor. 2018 yılının verilerine göre Türkiye’de 100 bin kişiye 187 doktor, 301 hemşire/ebe düşüyor.

Dünya oranlarına kıyasla bunlar çok düşük sayılar. Tabipler Odası’nın paylaştığı bir anket çalışmasına göre sağlıkta şiddete sebep olan sorunlar içerisinde; kalabalık ve gürültülü ortamlar, hastaneye uygun olmayan mimari, çalışan yetersizliği, uzun bekleme süreleri ile yetersiz güvenlik sayılmış.

Türkiye’de herhangi bir poliklinikten muayene olmak için beklemeniz gereken süre en az 1-2 ay. Acil serviste bekleme süresi en az 4-5 saat. İçinde farelerin cirit attığı, birçoğu deprem yönetmeliğine uygun olmayan, yağmur yağdığında çatıları çöken hastanelerde hangi nitelikli sağlık hizmeti olabilir? Bu koşullarda, bir de yoğunluktan dolayı şikayetlerinize yeterli vakit ayıramayan hekimler ve sağlık çalışanları ile yüz yüze geliyorsunuz. Dünya sağlık örgütüne göre olması gereken ortalama muayene süresi 40 dakika iken, Türkiye’de polikliniklerde 8-9 dakika, acil serviste 3-5 dakika.

Bu ay tam da bu ankette sağlıkta şiddete sebep olduğu sayılan şeylerle alay eden bir durum yaşandı. İstanbul’un yine en kalabalık semtlerinden olan Bakırköy’de bir devlet hastanesinin acil servisinde alan genişletmek için inşaat çalışmaları yapılıyor. Acil servis daha uygun bir yere geçici olarak taşınmıyor, inşaat acilin daha az yoğun olduğu saatlerde yapılmıyor, inşaatın hastaların sağlığına etkisiyle ilgili hiçbir önlem alınmıyor. Hem hastalar o şantiye kirinin içerisinde sağlık hizmeti almaya çalışıyor, hem de sağlık çalışanları çalışmaya çalışıyor. Sonuçta acil serviste çalışan bir doktor üç kişi tarafından darp edildi ve doktor bu sebepten istifa etti. Hastanelerin deprem yönetmeliğine uygun olmadığı, tekrar tekrar yıkılıp yapıldığı, büyük rantlar uğruna şehrin dışına “mega” binalara taşındığı bir yerde sağlık sisteminin elbette sorunları hiç bitmiyor.

İstanbul nüfusunun ciddi bir kesiminin temiz suya erişimi sağlayan bir barajın yıkılması, şehrin depremin zararlarına daha açık bir hale gelmesi pahasına 145 milyar TL’lik bir kanal projesi tartışılıyor. İstanbul’un en kalabalık semtindeki bir hastanenin iyileştirilmesindeki özensizlik ile kıyaslandığında insanlardan alınan vergilerin insan sağlığına mı yoksa patronların cebine mi ayrıldığı açıkça belli oluyor.

Sağlık çalışanlarının şiddete uğramadığı, herkese eşit ve koşulsuz sağlık hizmetinin sunulduğu yeni bir yaşam çok uzakta değil. (28.02.2020)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 261 - 6 Mart 2020  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?