Sinif Mucadelesi

Bireysel terörizm veya gurup terörizmi üzerine

Pazartesi 7 Ekim 2019

İstanbul’un Tuzla ilçesinde kimyasal madde kullanarak üretim yapan bir fabrikada yangın çıktı. İlk açıklamalar, elektrik kontağından çıktığıydı ancak Fırat haber ajansı başka bir sebep gösterdi. PKK ile bazı sol örgütlerin HBDH adıyla, beraber eylem yaptıkları bir oluşum kurulmuştu 2016’da. Bu grup Tuzla’daki yangını üstlendi; gerekçe olarak fabrikanın savunma sanayine ve orduya mal temini yapmasını gösterdiler.

Devlet, patronları koruyan yasalar nedeniyle terör eylemi olarak nitelendirip fabrikanın bütün zararını karşılayacak ve bunu emekçilerin parasıyla yapacak. Üstelik yerine yeni bir fabrika yapılması ya da bu işi başka bir patrona devretmek hiç zor değil; yani sistem ve işleyiş değişmedi. İşçi sınıfı hala sömürülüyor ve fabrikalar orduya mal üretilmeye devam ediyor.

Bu gibi eylemler Troçki’nin 1911’da Der Kampf gazetesinde yayınladığı yazıyı akıllara getiriyor. Troçki yazısında bu gibi eylemlerin kitlelerin rolünü küçümsediğini vurguluyordu:

“Bir grevin, mütevazı olsa bile işçilerin özgüvenini güçlendirme, sendikanın büyümesi ve hatta hiç ender olmayan, üretken teknolojide bir ilerleme sağlaması gibi toplumsal sonuçları var. Bir fabrika sahibinin öldürülmesi, yalnızca polisiye nitelik taşıyan etkiler yaratır ya da mal sahibinin değişmesi gibi herhangi bir toplumsal anlam içermeyen bir sonuca yol açar. Bir terörist girişimin, hatta ‘başarılı’ olanının egemen sınıfı şaşkınlığa sürükleyip sürüklememesi, somut siyasi koşullara bağlıdır. Her durumda şaşkınlık yalnızca kısa sürelidir; kapitalist devlet kendisini hükümette yer alan bakanlara dayandırmaz ve onlarla birlikte ortadan kaldırılamaz. Hizmet ettiği sınıflar her zaman yeni insanlar bulur; mekanizma olduğu gibi kalır ve işlemeye devam eder.

Ancak bir terörist girişimin bizzat emekçi kitlelerin saflarında yol açtığı kargaşa çok daha derindir. Eğer bir insanın amacına ulaşabilmek için kendisini bir tabanca ile silahlandırması yeterli oluyorsa, sınıf mücadelesinin çabaları neye yarar? Bir yüksük dolusu barut ve küçük bir kurşun parçası düşmanı ensesinden vurmak için yeterliyse, bir sınıf örgütüne ne gerek var? Yüksek makamlardaki önemli kişileri patlama sesiyle dehşete düşürmek bir anlam ifade ediyorsa, partiye olan ihtiyaç nerede kalıyor? Bir kişi ... kolayca nişan alabiliyorsa, toplantılar düzenlemek, kitle ajitasyonu ve seçimler neye yarar?

Bizim gözümüzde bireysel terör, tam da kitlelerin rolünü onların kendi bilincinde küçülttüğü, onları kendi güçsüzlüklerine razı ettiği; onların gözlerini ve umutlarını bir gün gelip misyonunu yerine getirecek olan büyük bir intikamcıya ve kurtarıcıya çevirmelerine yol açtığı için kabul edilemez. ‘Eylemle propaganda’nın anarşist peygamberleri istedikleri kadar terörist eylemlerin kitleler üzerinde uyandırıcı ve canlandırıcı etkisi olduğunu öne sürebilir. Teorik değerlendirmeler ve siyasi deneyim aksini kanıtlıyor. Terörist eylemler daha ‘etkili’ oldukları, daha büyük tesire sahip oldukları ölçüde, kitlelerin öz örgütlenmeye ve kendilerini eğitmeye yönelik ilgilerini azaltır. Ancak zamanla şaşkınlığın dumanı dağılır, panik ortadan kaybolur, öldürülen bakanın halefi arz-ı endam eder, yaşam tekrar eski rayına oturur, kapitalist sömürünün çarkı daha önce olduğu gibi döner; yalnızca polis baskısı daha vahşileşir ve pervasızlaşır. Ve sonuç olarak, alevlenen umutların ve yapay olarak yükseltilen heyecanın yerini hayal kırıklığı ve kayıtsızlık alır.”

Bizler sınıf devrimcileri olarak bireysel teröre veya gurup terörüne karşıyız. Ancak işçi sınıfının örgütlü gücü kapitalizmi ortadan kaldırabilir ve bizi tatmin edecek sonuç budur. İnsanlığın kurtuluşu bireysel eylemlerde değil, örgütlü mücadelede.


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 256 - 6 Ekim 2019  Site yaşamını izle Güncel... Güncel... Güncel...   ?