Sinif Mucadelesi

Tek adam rejiminin bir yıllık bilançosu

Cuma 2 Ağustos 2019

4 Haziran 2018’de uygulanmaya giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bir yıllık bilançosuna bir göz attığımızda, şimdi açıkça iddialar ve söyleneler arasındaki dağlar kadar fark olduğu görülüyor.Erdoğan “Parlamenter sistem istikrarı tehdit ediyor” gibi iddialarla “Başkanlık, yani tek adam sisteminin” mutlaka gerekli olduğunu, “Beni seçerseniz bütün sorunlarınız en kısa süre içerisinde çözüme kavuşacak. Hatta döviz artışı, faiz gibi bir meseleniz kalmayacak” , “Karar alma süreci hızlanacak, ekonomi uçacak” vb gibi içi boş laflarla yeni saraydaki koltuğuna oturdu.Şimdi bir yıllık bilançoyu yaptığımızda ne görüyoruz: bırakın ekonominin uçmasını, ekonomi tamamen uçuruma sürüklendi ve durum gerçekten, özellikle de kitleler için vahim.

Ekonomik dengelerin daha da vahim bir şekilde bozulmasına ek olarak, insan ve emekçi hakları, hukukun üstünlüğü ve diğer temel demokratik ilkelerden daha da uzaklaştık. “İstikrar ve güven” yerine ekonomik çöküş ve güvensizliği yaşıyoruz.

En önemli konulardan biri olan işsizlik, geçim konularında iyileşme bir yana felaket gibi bir sürece girdik. İşsizlik resmi rakamlara göre bile zirve yapıyor. Son bir yıl içerisinde işsiz sayısı, resmi rakamlara göre bile, 1 milyon 334 bin artarak 3 milyon 210 binden, 4 milyon 544 bine yükseldi. Her 4 gençten birisi işsiz. Bazı sendika verilerine göre ise gerçek işsiz sayısının 7 milyona yaklaştığı belirtiliyor.İnsanlar borç bataklığına sürüklendi.

2018 Haziranından bu yana 19 milyar 873 milyon lira tutarında 911bin 624 senet protesto edildi. 31 milyar 671 milyon tutarında , 1 milyon 250 bin 649 çek karşılıksız çıktı.

Taşıt ve konut almaktan vazgeçti. Son bir yılda konut kredisi yüzde 2.7 ve taşıt kredisi yüzde 17.8 azaldı.

Kredi kart borcu yüzde 13.7, ihtiyaç kredisi yüzde 2.9 arttı. Dış ticaret açığı büyüdü: son 11 ayda kur seviyesinin getirdiği tüm avantaja rağmen, 29 milyar 620 milyon dolar dış ticaret açığı verildi. Üstelik kısa vadeli dış borçlar 120 milyar dolar seviyelerinde seyrediyor. Risk priminin arttığı bir ortamda bu borçlar nasıl ödenecek. Çünkü 2018 Haziranında 295.19 olan risk primi Eylül 208’de zirve yaparak 574.28’e tırmandı.

Ekonomik büyüme ise laftan ibaret. Çünkü geçen yıl 3. Çeyrekte yüzde 1.8 büyüyen ekonomi, 4. çeyrekte yüzde 3 ve bu yılın ilk çeyreğinde ise yüzde 2.6 küçüldü.

Ekonomiye olan güven de geriledi: mayıs ayı itibarıyla, yüzde 17.3 azalarak 93.8’den 77.5 puana düştü.Satın alma gücü daha da eridi. Temel ihtiyaç maddelerine yapılan zamlar yüzde 40-50 civarcısındayken, ücret ve emeklilik maaşlarına yapılan ve önerilen zamlar yüzde 12-15 düzeyini geçmiyor. Örneğin 200 bin kamu emekçisine önerilen zam yüzde 6 artı yüzde 4’tür! Tek adam rejiminin artık tartışılmaz bir şekilde bir iyileştirme getirmediği gibi ülkedeki durumun her yönden kötüye gittiğini gören muhalefet, özellikle de CHP ve İYİ Parti tek çözümün yeniden eski Parlamenter Sisteme geri dönülmesi olduğunu anlatmaya başladı. Bu anlattıkları masallara gerçekten onlar da inanır mı? Bilmiyoruz.

Yani bu ekonominin çöküşü kapitalist düzenin kendinden, ekonomik krizinden kaynaklanmıyormuş! Karnımız bu gibi masallara toktur. İşçi sınıfı krizin bedelini ödemeye devam etmek istemiyorsa, onun için tek bir seçeneğin olduğunu unutmamalı: üretimden gelen gücünü kullanmalı. Tıpkı metal işçilerinin 2015’te yaptığı gibi. 30.07.2019


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:254- 2 Ağustos 2019  Site yaşamını izle Başyazı   ?