Sinif Mucadelesi

Çözüm sürecinden dağların bombalanmasına

Perşembe 6 Haziran 2019

Ordu, uzun bir aradan sonra, bir kez daha kuzey Irak’a girdi. Daha önce PKK’ya karşı, daha kısa aralıklarla, kimisi aylarca süren 20’den fazla askeri operasyon yapılmıştı.

Türk devleti kurulduğundan beri Kürt halkına karşı her zaman gündemde olan askeri şiddet, 1990’lardan itibaren burjuvazinin tepkisini çekmeye başladı. En büyük patronlar, savaşa harcanan parayı gündeme getirip karşılığında alınan kazancı küçük görmüştü. Uzun tartışmalardan ve Ortadoğu’daki gelişmelerden sonra, barış seçeneğinin daha kazançlı olacağında hemfikir olundu.

Her zaman savaşı savunan eski siyasetçilerin sahneden düşürülmesi, barış siyasetinin uygulanmasını kolaylaştıracaktı. Bugün Erdoğan’ın düşmanı olan FETÖ örgütü, o dönemde Ergenekon ve benzeri davalarla, sahte suç yüklediği generalleri geriletecek, Erdoğan’ın barış uygulamalarına ordudan gelecek tepkiyi neredeyse yok edecekti.

Erdoğan, bu yeni barış siyasetinin uygulayıcısı oldu. Köylerin yakılmasından sonra gelen Kürt Açılımı, bir dönem çok ilgi çekti; Kürtlerin üzerindeki siyasi, kültürel yasakların bir kısmı yok edildi. En önemlisi bu süreç boyunca Kürt gençleri ve asker ölmedi.

Burjuvazi de bu siyasetten çok kazandı; çatışmanın durması ticareti arttırdı. Başta Irak, İran, Suriye ve diğer bölge ülkeleriyle hatta bir ara Ermenistan’la bile ticaret artı. Orduya giden para, altyapı ve konut inşaatına, petrol ticaretine yatırıldı, patronların kasalarına aktı.

Bir ara Türkiye’nin, Irak Kürdistan yönetiminin, hatta tüm Kürtlerin hamisi olması, Osmanlıcılığa geri dönüş hayalleriyle birlikte gündeme getirildi.

Ancak hem Irak’ta hem Suriye’de hem Türkiye’de yaşananlar ve hem de dünyadaki diğer gelişmeler, bu süreci nihai çözüme ulaşmadan bitirdi. Türk burjuvazisi Erdoğan aracılığıyla, Kürt halkına taleplerini karşılamadı, kendi uygun gördüklerini, yani kırıntılar dayattı. Kürt halkı, “Erdoğan’ın düştü, düşecek” laflarına rağmen Kobene’ye yardım gönderilmesini dayattığında olduğu gibi kendi taleplerinin peşinden gitti.

Anlaşmazlık öyle bir noktaya vardı ki Erdoğan, bir aşamada çözüm sürecini inkar edip yaptıklarından döndü. Bu onun için zor olmadı, zaten bunu her zaman, kolayca yapıyor. Dün dostum dediği biri yarın düşmanı olur, dün kabul ediyorum dediğine yarın kabul etmedim deyiverir. Yetenekli bir düzen siyasetçisi olarak, siyaset değiştirmediğini, dış koşulların değiştiğini eklemeyi unutmaz.

AKP iktidarı, ülkede patlattığı bombalara ve aldığı canlara rağmen IŞİD’in güçlenmesini, hiç bir zaman sorun olarak görmedi. Ancak IŞİD’e karşı mücadele eden PKK’nin Suriye kolunun güçlenmesini, temel bir sorun olarak gördü.

Çünkü daha savaş başlamadan, Suriye’ye hakim olmayı umuyorlardı. Ancak böyle olmadı ve bunda Suriye Kürtlerinin mücadelesinin önemli katkısı var. Erdoğan hem kendi amacına taş koyduğu için hem de ülke dışında olsa bile PKK’nın güçlenmesinin, ülke içindeki etkisini ve taleplerini arttıracağını bildiği için çok öfkeli.

Ancak son askeri operasyon, siyasilerin intikamcı açıklamalarına ve ne yazık ki ölen gençlere rağmen daha çok İstanbul seçimini hedefliyor. Belediye seçimi öncesinde, milliyetçi bir ortam yaratmak amacıyla Suriye’ye girmek için büyük hazırlık yapılmıştı. Ancak ne ABD ne de Rusya, orduya geçiş izni verdi. Erdoğan, istediği gibi büyük kahraman olamadı. Ne yapsın Suriye olmazsa, Irak olur.

Erdoğan, iktidarı için her şeyi yapmaya hazır; bir yanda PKK’nın çoktan boşalttığı doğları bombalıyor; diğer yanda Öcalan ile görüşme ayarlıyor.

Erdoğan’la aynı islamcı akımdan geldiği söylenen Sudan diktatörü de benzer bir yol izlemişti. Ayrılıkçılara karşı askeri operasyonlarla 200 bin insanın ölümünden sorumlu. Bu vahşete rağmen Sudan ikiye bölündü. 34 yıl sonunda el Beşir, kitlelerin isyanıyla iktidarını kaybetti, şimdi hapiste sonunu bekliyor.

Kürt halkına karşı uygulanan savaş ve baskının, bu düzenin siyasetçilerinin eliyle değişmeyeceği açık. Türkiye ve tüm Ortadoğu halkları birleşmeli, zalim yöneticilerinden, kendi diktatörlerinden başlayarak, baskı düzenini değiştirmeli. (02.06.19)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:252 - 7 Haziran 2019  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?