Sinif Mucadelesi

Patronlar, siyasetçilerin kendileri için birlik olmasını istiyor İşçi sınıfı, kendisi için birlik olmalı

Cuma 3 Mayıs 2019

Erdoğan’ın bir konuşmasında, laf arasında “Türkiye ittifakı” demesi sürekli gündemde tutuluyor. Medyada, sözde her türlü uzman, ardından siyasetçiler, adeta can simidi bulmuşçasına bu sözü dilinden düşürmüyor. Erdoğan eski nefret diline dönse de, geleceğe yönelik olarak bu yönde bir hazırlık yapıldığını düşünebiliriz.

Ekonomi her geçen gün daha kötüye gidiyor. İşsizlik ve enflasyon patladı. Hükümetin iki yıldır işsizliği önlemek için patronlara dağıttığı milyarlar hiçbir işe yaramıyor. 1 Mayıs’tan önceki gün kapıya konan işçiler, hükümet teşvikiyle işe alınanlarla sınırlı değil. İşçinin 9 aylık ücretini ve 2 yıllık SGK primini devlet ödüyor, vergi alınmıyor, beleş kredi veriliyor ama yine de üretim düşüyor, işsizlik tırmanıyor.
Hükümetin, patronlara para verip ekonomiyi canlandırma siyasetinin hiçbir işe yaramadığı açık ancak krize karşı çözüm olarak gösterilen tek yol bu. İşte “Türkiye ittifakı” sadece patronların kasalarını şişiren, ceplerini dolduran böyle uygulamaları kabul ettirmek için gerekli.

Türkiye ittifakı, siyasi partilerin, tek ses halinde işçi sınıfına karşı patronların cephesinde toplanması demek. Böylece her siyasi parti, kendi tabanını, aynı kemer sıkma kararları için ikna edecek, işçi sınıfına başka hiçbir yolun olmadığı dayatılacak.

Yıllardır birbirine hakaret eden tarafların daha şimdiden kapı aralaması, bu seçeneği güçlendiriyor. Üstelik hem patronların hem de siyasetçilerin tecrübesi var. 2001 krizinde, iktidardaki DSP-MHP, yerli ve yabancı sermayenin isteğiyle, o zaman IMF üst düzey çalışanı olan Kemal Derviş diye birini maliye bakanı yaptı. “15 günde 15 yasa” çıkarıldı. Bakanlar, milletvekilleri, el kaldırmaktan başka bir şey yapmadılar. Yasalar zaten hazırlanmıştı. Bu yolla patronlar krizden daha kolayca çıktı ama işçi sınıfı için tam felaket oldu. Satın alma gücü eridi, işsizlik fırladı. Patronları tarafından hortumlandığı için batan bankalarda çalışan 40 bin banka çalışanı yıllarca işsiz kaldı. Buralarda batan parasını hala alamayan var. İşçiler en ağır güvencesiz, güvenliksiz koşullara mahkum edildi. Erken seçimin sonucunda DSP %3 oy alarak adeta silindi, MHP meclis dışında kaldı; seçimi kazanan, iktidarın siyasetini eleştiren AKP oldu. İş yasasını değiştirip işçi sınıfına saldırıyı kalıcı hale getirmek Erdoğan’a kısmet oldu.

Şimdi çok daha ağır şekilde benzer bir döneme giriyoruz. Erdoğan, kendi sonunu getirebilecek böyle bir yola girebilir. Çünkü hem kendisi hem de etrafındakiler, olacakları çok iyi gören patronlar. İşçi sınıfının hakları için mücadeleye girişmesi, düzen için çok daha büyük bir tehlike. Çünkü işçilerin mücadelesi, patronları taviz vermeye zorlayacaktır. Metal işçilerinin mücadelesi örnektir: Olmaz denileni oldurdular, yasa, kural, sendika takmadan hak alana kadar devam ettiler. Üstelik salgın gibi yayıldı. Bazı patronlar hak vermese de kayıp yaşadı, otoriteleri sarsıldı. Patronlar böyle bir tehlikeyi göze almak istemez.

Elbette Erdoğan, kendisi ve partisi en güçlü, rakipleri en güçsüz durumda olacak şekilde ittifak ister. Bu nedenle siyasi acımasızlığı, şiddet ve nefret dilini son ana kadar sürdürecektir. AKP ve çevresindeki patronlar, düzenden önce kendi çıkarlarının peşinde koşarak işçi sınıfına baskıyla, terör tehdidiyle ya da milliyetçi laflarla kemer sıkma kararlarını dayatmayı tercih edebilir. Ancak böyle bir yol, ekonomik ve siyasi krizi daha çatışmalı hale sokabilir.

Kısa bir süre öncesine kadar koalisyon yönetimlerini, ittifakları karalayan Erdoğan, bugün ittifakla ayakta duruyor, tabanına da ittifakı kabul ettirdi. Önemli olan ittifak yapılması değil, hangi temelde yapıldığı. Erdoğan, patron düzenine, kendini destekleyen patronlara hizmet etmek amacıyla iktidarını korumak için ittifak yapıyor. Bu ittifakın genişletilmesi, tüm işçi sınıfına karşı birlik olunması demek. İşte bu nedenle işçi sınıfının, siyasiler üzerinden birlik hazırlığı yapan patron düzenine karşı birlik olması gerekli. Bunu başarmanın yolu, iş yerlerinden başlayarak her düzeyde örgütlenmeden geçiyor. (02.05.19)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:251 - 3 Mayıs 2019  Site yaşamını izle Başyazı   ?