Sinif Mucadelesi
ABD

Biz işçi sınıfı, bir bütünüz

Cuma 5 Nisan 2019

Yüz binlerce erkek, kadın ve çocuk canlarını kurtarmak için kaçıyor ve ABD’ye giriş için çabalıyor. Çoğunluğu Orta Amerika’dan, yani El Salvador, Guatemala ve Honduras gibi dünyadaki en yüksek oranda şiddet yaşanan yerlerinin birkaçından geliyor.

Bu göçmenlerin çoğu, yasal yollara başvururlarsa mahkemeye çıkarılacaklarını düşünüyor: Sınırı geçiyorlar, Sınır Devriyesi tarafından alınmayı bekliyor ve sığınma talep ediyorlar. ABD yasalarına göre bu hakka sahipler.

Ancak değişen bir şey olmuyor, Sınır Devriyesi onlara suçlu gibi davranıyor.

En yoğun giriş kapılarından biri, Teksas’ın El Paso kenti. Burada Sınır Devriyesi yüzlerce göçmen aileyi birden, işlek bir otoban viyadüğünün altındaki açık otoparka sıkıştırıyor. İşlemleri günlerce bekliyorlar. Küçük çocuk ve bebeklerin de olduğu aileler, sıralar halinde beton zeminde yatıyor, sadece plastik matlar ve battaniyelerle soğuktan, rüzgardan korunmaya çalışıyorlar. Çevreleri, silahlı güvenlik güçleri, dikenli ve jiletli tellerle çevrili.

Başkan Trump’ın düzenli olarak saldırdığı insanlar bunlar. Michigan’ın Grand Rapids kentinde Trump, göçmenlerin ABD’ye girme çabalarına “koca bir kandırmaca” dedi. O, Orta Amerika’ya “pislik yuvası” diyor.

Gerçekte Orta Amerika, yoksullar ve işçiler için bir cehennem. ABD hükümeti ve sermaye sınıfı onu bu hale getirdi. Tarihte, bankalar, tarımcılar, maden şirketleri ve imalatçılar gibi büyük ABD firmaları, insanları ve toprağı yağmalayıp büyük servet elde etti. ABD’nin desteklediği diktatörler ve özel ordular hakimiyet kurdular. İşçi ve çiftçiler başkaldırdığında, ABD ordusu ve CIA koca köyleri katletti, toprağı yok etti ve hayatı çekilmez hale getirdi.

Bugün ise istihdam azaldı. Ordu ve polisin arka çıktığı çeteler, terör ve dehşet yoluyla yönetiyorlar. Bizim ülkemizdeki (ABD) bazı kişiler, “kaçacaklarına durumu değiştirsinler” diyorlar. Ancak çetelere ya da polise karşı gelen, onlara karşı çıkan ya da bir şeyleri değiştirmeye çalışmak için, kişinin sadece kendi ölümünü değil, ailesinin ve sevdiklerinin de ölümünü göze alması gerek.
Dolayısıyla kaçıyorlar. Binlerce kilometreyi genelde yürüyerek kat ediyorlar. Doğa şartlarına, dağlara, ırmak ve çöllere, açlık ve susuzluğa göğüs geriyorlar. İnsanlar arasındaki yırtıcılara, mesela göçmenleri soyan, köleleştiren, işkence ve tecavüz eden, öldüren ABD çeteleri ve polisine göğüs geriyorlar.

Bu ülkenin işçileri, onları işçi sınıfının bir parçası olarak kucaklamalıdır. Bu göçmenler cesarete ve kararlılığa sahipler. Bu karakter özellikleri, bizim bu ülkedeki mücadelemize kuvvet verecek özelliklerdir.

Bugün Trump, siyasetçilerin her zaman yaptığını yapıyor: Kapitalistlerin yarattığı krizi kullanarak işçileri birbirlerine kırdırmaya çalışıyor. Ama işsizlik, düşük ücretler, suç ve evsizlik, kapitalizmin kar hırsından kaynaklanmaktadır.

Esas bölünme, farklı ülke ve bölgelerin işçileri arasında değildir, sömüren azınlık ile sömürülenler arasındadır. Büyük işçi kitlelerinin teri ve emeği ile kendini zenginleştirenler ile bizler, yani tüm işi yapanlar arasındadır.

Tarihte, işçi sınıfı halkların büyük göçleri ile kurulmuştur, tıpkı şimdiki göçler gibi. Bu göçler işçi sınıfını zenginleştirdi, işçiler birbirlerinden öğrendiler, birbirlerinin tecrübe ve bakış açılarını genişlettiler. Göçler, işçilerin mücadelesine kuvvet verdi.

Neler olacağı Trump’a değil, tüm göçmenler de dahil olmak üzere bize bağlı. Biz işçi sınıfı, bir bütünüz. Ne kadar birlik olursak, kapitalist sömürücüler karşısında o kadar güçlü oluruz. (01.04, Spark)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:250 - 5 Nisan 2019  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?