Sinif Mucadelesi
Toplum Yararına Çalışma

Devlet eliyle işçi sömürüsünün yeni biçimi

Cuma 1. Şubat 2019

Zonguldak’ta Toplum Yararına Çalışma Programı (TYÇ) kapsamında 8 ay çalışacak 261 kişilik işe 4 bin 476 kişi başvurdu. Karabük’te aynı 167 kişilik kadroya 2 bin 221 kişi başvurdu. Afşin’de 22 işçi için 350 kişi; Akhisar’da 180 kişilik iş için 480 kişi; Yalvaç’ta 18 kişilik işe 305 kişi başvurdu. Erzincan’da 187 işe 3 bin 192 kişi başvurdu. Gaziantep İslahiye’de, 40 kişilik işe 500 kişi başvurunca, izdiham yaşandı.
Diyarbakır’da, 6 ay sürelik işe alınacak 2 bin kişi için 5 saatte yaklaşık 3 bin kişi başvurdu.

Kadrolu işlere başvurularda durum aynı: Amasya Üniversitesi’nde 30 kişilik güvenlik görevliliği ve temizlik işi için 2 bin 477 kişi başvurdu.

Resmi rakamlara göre durum tersini gösteriyor; işsiz sayısı artıyor ama çok yavaş. Bunun bir sırrı da taşeron sisteminden çok daha kötü bir uygulama olan TYÇ.

2016’da TYÇ çalışanı 172.995 kişi idi; geçtiğimiz yıl sayı 1 milyona ulaştı. Bu sayı eklenseydi, resmi işsiz sayısı 4 milyon olurdu. Geçen yıl ödenen toplam para ise 2.5 milyar lira.

Toplum Yararına Çalışma ilk olarak 2004’te Trabzon’da, ardından Mersin’de “yoksulların aldıkları yardımlar karşılığında” kaymakamlıklarda çalıştırılmasıyla başladı. 2008’de kanunu çıkarıldı, önceki yıl, çalışma süresi 3 aydan 9 aya uzatıldı. Kanunda belirtilen tanım ve amaç şudur: “İşsizliğin yoğun olduğu dönemlerde veya yerlerde doğrudan veya yüklenici eli ile toplum yararına bir iş ya da hizmetin gerçekleştirilmesi yoluyla özellikle istihdamında zorluk çekilen işsizlerin çalışma alışkanlık ve disiplininden uzaklaşmalarını engelleyerek iş gücü piyasasına uyumlarını gerçekleştirmek ve bunlara geçici gelir desteği sağlamak amacıyla İŞKUR tarafından uygulanan programlardır.”

Ancak “çalışma alışkanlığından ve iş disiplininden uzaklaşmamak” dışında gerçekler bu cümlelere uymuyor. üstelik para İşsizlik Sigorta Fonundan çıkıyor; asgari ücret, vergi ve sosyal güvenlik prim giderleri bu fondan ödeniyor.

Aslında TYÇ kapsamında çalışanlar işsiz sayılmıyor ama işçi de sayılmıyor. Bu nedenle işsizlik rakamlarını düşürüyor ancak işçiler, iş kanundaki hiçbir haktan yararlanamıyor. Üstelik çoğu zaman taşeron eliyle çalıştırılıyorlar ve böylece iktidar çevresindeki ufak taşeron patronlarına para aktarılmış oluyor. Örneğin belediyeden ya da okullardan temizlik ihalesi alan bir taşeron patronu da çalışanlarını TYÇ kapsamında bulabilir; cebinden tek kuruş ücret çıkmayacağı gibi işçi hakkı açısından kanununa bile uymak zorunda değil. Ancak bu kapsamda çalışan işçi en küçük bir itirazda bulunamaz çünkü herhangi bir nedenle TYÇ’den çıkarılırsa bir daha geri dönemez.

İşsizlik fonundaki paranın “%30’u iş gücünün istihdam edilebilirliğini artırmak ve çalışanların vasıflarını yükseltmek” amacıyla kullanılabilir. Bakanlar Kurulu, bu miktarı %50’ye çıkarabilir. Bu nedenle TYÇ, işsizliği önleme, kurs ya da eğitim diye ifade ediliyor. Aslında çoğu iş, eğitim gerektirmeyen vasıfsız işler. Park bahçe, boya badana, temizlik gibi vasıfsız işler mesleki beceri kazandırmadığı gibi düşük ücrete mahkum ediyor.

TYÇ’de işçiler 9 ay, en fazla 24 ay çalıştırıldığı halde kıdem tazminatı almıyor. İşçi statüsünde olmadıkları için, taşeron işçinin kadroya alınması, İş Kanunu, sosyal yardım, toplu iş sözleşmesi, kıdem tazminatı hakları ve İşsizlik Fonu’ndan yararlanamıyorlar.

TYÇ işçisine verilen tek hak, hem çalıştığı kurumdan hem de taşerondan izin almak şartıyla toplam 14 gün ücretsiz izin kullanmak. İzin günlerinin ücreti ödenmiyor. Hafta tatili, resmi tatil, bayram tatili günleri normal günler gibi ödenir. Her türlü tatil, izin, raporlu günler; bu 14 günden düşürülür.

Bu koşullarda çalışmaya karşılık ödenen ücret 2019 yılı için günlük net 67,36 lira. Başka söze gerek var mı? (29.01.19)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:248 - 1 Şubat 2019  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?