Sinif Mucadelesi
İran

Ekonomik yaptırımların en büyük kurbanı kitleler

Cuma 7 Eylül 2018

ABD Başkanı Trump’ın İran’a karşı ekonomik yaptırım kararları 7 Ağustos’tan itibaren uygulanmaya başlandı. Hedef, İran rejimini boğmaktır, çünkü Washington, İran rejimini nükleer silah geliştirmekle suçluyor. Ama aslında sorun İran’ın Ortadoğu’da izlediği bağımsız siyasetidir.

Alınan bu yaptırım kararları yüzünden Tahran uluslararası mali işlemler yapamayacak, ham madde ihtiyaçlarını ithal edemeyecek, otomotiv ve sivil havacılık alanlarında yabancı üretim şirketleriyle ortak üretim yapamayacak. Ek olarak da, İran’ın temel dış gelir kaynağı olan gaz ve petrol ihracatına ek yaptırımlar uygulayacak.

Trump’ın aksine, diğer Batılı ülke yöneticileri 2015’te İran ile yapılan uluslararası anlaşma sonucu İran’a uygulanan ambargonun kaldırılması anlaşmasının devam etmesini istiyorlar. Çünkü bu anlaşma sayesinde kendi büyük gruplarına 80 milyonluk İran pazarı açılmıştı. Bu anlaşma sayesinde İran gaz ve petrolünü serbestçe pazarlayabiliyordu ve böylece, çok önemli gelirler elde ettiği için, Batılı tröstler için çok büyük bir pazar oluşturuyordu.

Reno ve PSA (Peugeot) gibi şirketler hemen fırsatı değerlendirip İran’a araba satmaya ve hatta orada üretim yapmaya başlamışlardı; Airbus büyük siparişler almıştı; Total, Basra Körfezi doğal gazını çıkarmak için davet edilmişti… Ancak tüm bu büyük gruplar, dünya ticareti dolar ile yapıldığından ve üstelik ABD ile de önemli ticaret ilişkileri olduğundan mecburen İran pazarından çekiliyorlar. Yoksa mali cezalar almaktan ve Washington tarafından ticaret yasağı konulmaktan korkuyorlar.

Trump, İran rejimine diz çöktürmek istiyor ve bu amaçla hayasızca ABD emperyalizminin kaba gücünü kullanıp istediklerini dayatmaya çalışıyor. Ama daha da genel olarak bu yaptırımlar uluslararası finans ve sanayi alanlarında dev finans ve sanayi kuruluşlarının ticari kavgaları temelinde yer alıyor. Bu kuruluşların da bazıları kötü bir şekilde etkilenecek. Fransa’daki bazı medya kuruluşları bu konuda bu şikayetleri gündeme getirdiler. Ama halkın çoğu bununla fazla ilgilenmiyor. Bu konuyla ilgili haberlerle, son günlerde büyük bir şirketin yepyeni bir araba fabrikası inşa ettiğini, ama çekilmek zorunda kaldığı için işe alınan işçilerin ortada kaldığını öğrendik. Özellikle de yaptırımlar açıklandığından bu yana İran parası üçte ikilik bir değer kaybına uğradı. Bunun sonucu olarak da ithal ürünlerin fiyatları tırmandı ve olay bununla da sınırlı kalmadı, çünkü ithalat ve ihracatı kontrol eden iktidar çevreleri, karaborsacılar ve rejim yanlısı spekülatörler ve büyük tüccarlar da kazançlarını korumak için gerekeni yapıyorlar.

Temmuz ayı sonunda bazı büyük kentlerde hayat pahalılığına karşı protesto yürüyüşleri başladı. Uzaktan alabildiğimiz haberlere göre, bazı çevreler, özellikle küçük esnaf çevreleri ve bazı imtiyazlı çevreler bu durumdan hükümeti sorumlu tutuyor.

Bu yaptırımlardan dolayı rejim sarsılacak mı, yoksa bunu fırsat olarak kullanıp kitleleri arkasına takıp daha da güçlenecek mi? Sonuç itibarıyla tüm bunların bedelini ödeyecek olan rejimi elinde tutanlar değildir. Bedel ödeyecek olanlar milyonlarca kitleler olacaktır. Onların durumu hem emekçi hem de tüketici olarak çok daha kötüye gidebilir. LO (10.08.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:243 - 7 Eylül 2018  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?