Sinif Mucadelesi

Ticaret savaşlarına doğru mu?

ABD
Cuma 3 Ağustos 2018

Donalp Trump’ın Avrupa seyahati, NATO’nun Brüksel zirvesine katılımı ve ardından İngiltere ziyareti, ABD ile Avrupa güçlerinin ekonomik savaş nedeniyle karşı karşıya gelişini ve belki de ABD’deki seçim kampanyasının gerçeklerini gündeme getirecek.

Trump, genellikle diplomasi dilinin arkasında yatanları çekinmeden açıkça ifade ediyor. Almanya’yı Rus gazı satın almakla suçluyor, Rusya’nın Avrupa’ya daha fazla gaz satması için Baltık Denizinde inşa edilecek olan yeni doğal gaz boru hattını desteklemesini eleştiriyor. Trump, attığı bir tweet’te, “ABD, Avrupa’nın güvenliği için çok para harcıyor ama ticarette çok büyük para kaybediyor” dedi. Trump, ABD’nin dış ticaret açığını kendi gündeminin en önemli konusuna dönüştürdü. ABD’nin, Avrupa ile olan ticaretinde uzun zamandır yıllık 100 milyar civarında açığı var.

Aslında ABD ile Avrupa arasındaki ekonomik ilişki, ekonomik savaş ve rekabet ilişkisi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Marshall Planı oluşturuldu; Avrupa’da ise ABD’nin de yönlendirmesiyle, parçalı Avrupa pazarı ABD ihracatına köstek olmasın diye, Ortak Pazar oluşturuldu. Sonrasında ABD, ekonomik olarak belirleyici konumunu korusa da, artık genel olarak büyümeyi sürdüremeyip krizden çıkamayınca, Avrupa Birliği, Trump’ın hedefi olmaya başladı. Avrupa Birliği’nin sadece ortak bir pazar olmakla sınırlı kalması ve her üye devletin kendi çıkarlarını ön plana alması, durumu değiştirmiyor. Trump, Birlik içindeki bölünmeleri körüklemeye çalışıyor. Örneğin Macaristan Başkanı Orban’ın, İtalya’daki Salvini’nin ırkçı siyasetlerini destekliyor ve Theresa May’in ılımlı Brexit siyasetini eleştiriyor.

Trump, ABD burjuvazisinin saldırgan bir ekonomik siyasete yönelme isteğini mi ifade ediyor, kesin değil. Çünkü genel olarak ABD burjuvazisi bir ticaret savaşı taraftarı değil. Öncelikle ticari açık otomatik olarak ekonomik zayıflık anlamına gelmez. Ticari işlemler genellikle dolarla yapılıyor, bu nedenle ABD ürettiğinden daha fazla tükettiğinde de ticari açığını kapatmak için para basabilir veya açığı borçla kapatabilir. Ayrıca, genellikle ithalat olarak kabul edilen iPhone gibi ürünlerin esas kazancı ABD’ye gidiyor çünkü Çin’de monte edilseler de esas kazanç Apple’a akıyor.

Gerçek bir ekonomik savaş şirketlere ve hatta bir ülke ekonomisinin bazı kesimlerine zarar verebilir. Çin’e ve Avrupa Birliği’ne karşı yaptırımların amacı budur. Ayrıca ABD şirketleri için uygulanan korumacılık yöntemleri, başka şirketleri olumsuz etkileyebilir. Çelik ithaline uygulanacak gümrük vergileri, ABD çelik tröstlerinin fiyatlarını artırmasına olanak verir ama diğer yandan araba üreten şirketlerin maliyetini artıracağı için onlara dokunur. Demokrat Parti ekonomik savaşa karşı çıktığında, tıpkı Trump gibi ABD burjuvazisinin çıkarlarını savunuyor.

Trump, gümrük duvarlarının istihdamı koruyacağını söylüyor. ABD, son 30 yılda sanayide %30’luk yani 5.5 milyonluk istihdam kaybı yaşadı. Aynı dönemde ABD’deki sanayi üretimi %60 arttı! Yani ABD’deki şirketlerin istihdamı azaltma nedeni rekabet değil, üretkenliğin artırılması yoluyla kârı artırmalarıdır.

Trump’ın esas dürtüsü iç siyaset mi? Trump, milliyetçilik ve korumacılık duygularıyla şartlanmışlara seslenerek ve istihdam olanaklarını genişleterek geri getireceği sözünü vererek Cumhuriyetçilerin seçmen tabanını genişletti. Yakında, Kasım ortasında ara seçimler olacak; Trump, seçmenlerine sözümü tutuyorum mesajını vermek istiyor.

Şu ana kadar bu konuda yapılanlar çoğunlukla şovdan ibaret: Örneğin çelik ve alüminyum ithal eden ABD şirketleri ek gümrük vergisi nedeniyle Ticaret Bakanlığı’nı 20 bin muafiyet dilekçesi ile sıkıştırdı. Bakanlığın bunları inceleyecek personeli yok.

Demagoji ile başlayan süreç, gerçekten bir ticaret savaşına dönüşebilir. Bu da krizi daha da büyütür. Avrupa’da olsun ABD’de olsun, emekçiler krizden koruyucu önlemlerle veya aksine ticari ilişkilerin genişletilmesiyle kendilerini koruyabileceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Krize giren bu düzendeki gelişmeler ne olursa olsun, emekçilerin ücret konusunda, istihdam konusunda, yaşam şartlarında olsun, tek güvenceleri mücadeleleri ile dayatabilecekleri olacaktır. LO (20.07. 18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:242 - 3 Ağustos 2018  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?