Sinif Mucadelesi
Venezuella

Maduro yeniden devlet başkanı seçildi

Pazar 10 Haziran 2018

Venezuella’da önce sağın gündeme getirdiği erken başkanlık seçimleri, 20 mayısta yapıldı. Sonuçta Chavezci Nicolas Maduro, sağın bir kısmının desteklediği Henri Falcon’a karşı yeniden seçildi. Sağın diğer kesimi, seçimi boykot etti.

Seçimlere katılma oranı çok düşüktü. 20.5 milyon seçmenin sadece %46’sı oy kullandı. Yani Chavezcilerin beklediği orandan %10’dan fazla daha az katılım oldu.

Daha önceki seçimlere göre de katılım çok düşüktü: 1998’de Chavez’in başkan seçildiği ilk seçimde %63.4 idi; 2006 seçimlerinde katılım oranı %74.7 ve 2012’de %80.5 idi. Chavez’in ölümünden sonra, 2013’de yapılan ilk başkanlık seçiminde katılım oranı %80 civarındaydı ve Maduro 7.5 milyon oy almıştı.

Bu seçimde Maduro, 5.8 milyon; en büyük rakibi ise 1.8 milyon oy aldı. Yani seçmen kitlesinin sadece %28’inin oyunu aldı. Maduro ham petrol fiyatındaki önemli düşüşün ve
ABD’nin uyguladığı ekonomik ambargonun sonuçlarının bedelini ödüyor.

Gazetelerde çıkan yorumlar, genellikle yerel sağcı çevrelerin görüşlerine yer veriyor. Bu olay Güney Amerika mülk sahipleri ve ABD için de geçerli. Çünkü onlar her zaman Venezuella sağının görüşlerini savunuyorlar. Hepsinin ortak rüyası, Brezilya’da Lula’nın başına gelenlerin Maduro’nun da başına gelmesi.

Bazı medya yorumcuları, rejimin baskıcı olmasından; kitlelerin petrol fiyatındaki düşüşten dolayı çok zor durumda olmasından ve Venezuella’nın temel ihtiyaç maddeleri ile ilaç ithal edememesinden şikayet ediyor. Aslında kitlelerin zor durumu, onların hiç umurunda değil.

Chavez’in iktidara gelişinden bu yana, yerel sağın, mülk sahiplerinin ve ABD’in esas derdi;
Chavez’i iktidardan düşürmek oldu. Bunu sağlamak için, iki askeri darbe girişimi dahil, başka yollarla birkaç defa denediler ancak başarılı olamadılar. Petrol fiyatının yüksek olduğu dönemlerde Chavez birkaç defa seçime gitti ve zorluk çekmeden kazandı, çünkü petrol gelirinden yoksul kitlelere kırıntılar dağıtılıyordu.

Sağın, mülk sahiplerinin ve Washington’un şimdiki isteği, yeniden ülkenin tüm zenginliğine el atmak. Onların Chavezcilere “siz yönetemezsiniz” benzeri tüm suçlamaların esas nedeni, iktidarı yeniden ele geçirip büyük burjuvazinin düzenini yeniden geri getirerek petrol rantına yeniden el atıp bundan yararlanan küçük burjuvalara da kırıntılar vermek.

Medya yorumcularının en geri zekalıları, tüm bu yaşananları sosyalizmin yeni bir başarısızlığı olarak açıklıyor. Ancak Chavezciler hiç bir zaman sosyalist değildi ve sosyalist olmadı. Tıpkı Obama’nın, ABD’de herkes için bir sağlık sistemi oluşturacağını iddia ettiğinde sosyalist olmadığı gibi.

Sosyalizm, çok önemli olsa da, kitlelerin yararına bir kaç kararların alınması değildir.

Sosyalizm, emekçilerin iktidarı doğrudan ele geçirmesi, üretim araçlarının özel mülkiyetine son verilmesi; yani burjuvazinin gerçek iktidarına son verilmesidir. Chavezciler hiçbir zaman böyle birşey yapmadı. Chavezciler, yerel sermayeye ve çokuluslu şirketlere hiç dokunmadan, yani oyunu mevcut toplum çerçevesinde oynamayı tercih edip sömürü düzenini yıkmadılar.

Sağ, mülk sahipleri ve Washington şimdi yeniden saldırıya geçip saldırıyı sürdürebilir. ABD yöneticileri, ambargoyu daha da artıracaklarını açıkladı. 20 mayıs seçimi, kitlelerin demagoji yapanlara güvenmediğini ve Maduro’yu desteklemeye devam ettiğini gösterdi. LO (25.05.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:240 - 10 Haziran 2018  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?