Sinif Mucadelesi

CHP, çarşafa mı dolanıyor?

Pazar 14 Aralık 2008
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın partisine katlan kara çarşaf içindeki kadınlara, törenle parti rozeti takması günlerce medyayı işgal etti. Hem sosyal demokrat çevreler hem de karşı taraf, tartışmayı gündemde tuttu. Bu, bu kadar tartışılması gereken bir konu olduğu için değil, aksine onun tartışılmasının, başka şeylerin tartışmasını arka plana ittiği için bilinçli bir siyasetti. En son doğal gaz zammı kış mevsimi ile herkesi ilgilendirirken, bazı kesimler küçük de olsa belli tepkiler, gösteriler yapaya çalışırken, gündem değiştirmeye iktidar partisini çaba harcaması gerekirken bunu ana muhalefet partisi CHP üstleniyor. CHP; sözde türbanı siyasal simge ve mevcut laik düzeni değiştirmeye dönük adımlardan biri sayarak hareket edip, Anayasa değişikliğiyle türbanın üniversitelerde serbest bırakılması ile ilgili maddeleri Anayasa Mahkemesine götürüp iptal ettirmişti. Gerekçeli kararın yayınlanmasından üzerinden daha bir ay geçmesine rağmen, aynı CHP bu kez, yerel seçim manevrası olarak kara çarşaflı kadınlara ve eşlerine tören düzenliyor. İlk bakışta CHP, söyledikleri ile yaptıkları başka şeritte gibi görünse de doğrusu CHP’nin tutumunun, cumhuriyetin kuruluşundan günümüze dek aykırı olmadığını görmek mümkün. Çünkü, tekke ve dergâhları kapatırken karşılığında Diyanet Başkanlığını oluşturdu. Halkın dini, gerici duyguları yok edilmeye çalışılmadı aksine devlet eliyle beslendi. Böylece devlet, yoksulları asıl sorunlarından ve bunların nedenlerinden uzaklaştırılıp, dini her zaman hakkını arayan emekçilere karşı kullanmıştır. Yine CHP iktidarda olduğu dönemlerde diğer sağcı iktidarlardan eksik olmayacak kadar imam hatip okulları ve kuran kursları açmıştır. Kimi zaman meslek okulu sıfatıyla açılışlarda bulunmuşlardır. Sürekli dini Anadolu’nun örf ve adetleri olduğunu, kılık ve kıyafetin de bu çerçevede gördüklerini söylemeleri tamamen gericiliktir. Kadının özgürleşmesi, erkek egemenliğinin ve dinin baskıcı unsurlarıyla özdeşleştirilmesi mümkün değildir. Tamamen köleliktir. Bu ve benzeri siyasetler, bazı kesimlerde CHP’den beklentilerin hayal kırıklığıyla sonuçlanmasına neden oluyor. Doğrusu ister seçim olsun veya olmasın CHP budur. Sadece seçim dönemi olduğu için bu kez tartışma alanı genişlemiştir. Baykal, her Cuma namaza gider, her ramazan oruç tutar. Tayyip Erdoğan’dan hiçbir görüş farkı yoktur. Sonuç itibarıyla düzen sıkıştıkça ve iktidar partisi yıprandıkça burjuvazi alternatif adayı arar. Burjuvazi bunu yapmaya çalışırken siyasi partiler kendilerine göre onların endişelerini gidermeye çalışır. İktidara gelebileceğini, farklı kesimlerin oyunu alabileceğini, onlara güven verip, onları da oyalayabileceğini göstermesi gerekir. Tıpkı önceki seçim döneminde AKP’ye islamcı olmayanların, işçilerin de oy vermesi gibi. Belli ki CHP, bunun için yerel seçim sınavından geçme gereği duymuştur. Bunu başarı mı başaramaz mı bilinemez. Gerçek şudur; CHP hangi yönü ile ele alınırsa alınsın, emekçiler, işçiler ve kadınlar için özgürlükçü hak arayan, onları sahiplenen bir parti olmayacağı kesin. Çünkü emekçilerin yararına bir politikası yoktur. Her seçimde sadece şekil değiştirme ve gösteri peşindeler. (02.12.08)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2008  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 126 - 6 Aralık 2008  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?