Sinif Mucadelesi

Metal işkolunda sözleşme imzalandı

Çarşamba 14 Şubat 2018

Elbette sözleşmenin biraz olsun olumla imzalanması için uzun bir süre boyunca işçilerin kararlı durması, özveri ile mücadelesi gerekti.
MESS, Türk Metal ile yaptığı TİS görüşmelerine %3.2’lik zam teklifiyle başladı, ocakta teklifi %6.4’e yükseltti.

Medya "MESS’in teklifi iki katına çıkararak uzlaşmacı bir tutum sergilediğini" yazıp sermaye adına laf cambazlığı yapadursun, işçiler grev kararı alınması yönünde sendikalara baskı yapmıştı.

MESS’in bu tekliften önce bile, işyerindeki sendikacılar, "Yüksek Hakem’e gidersek %8 zam alırız, OHAL’deyiz, grev zaten yasaklanır" sözlerine işçiler duymazdan geliyor, nasıl zam alınacağını 2015’te kazandıkları deneyimlerden iyi biliyorlardı.

İşçiler, topluca greve gitme kararı beklerken, sendikalardan kent meydanlarında eylem kararı geldi. 12 ocakta Gölcük Kent Meydanı’nda miting yapıldı. Üretim sürecine dokunmayan eylem kazanç sağlamaz, diyen işçiler, grev için baskıyı artırırken küçük çaplı üretim yavaşlatması oldu.

18 ocakta Denizli, İzmir ve Bursa’da pek çok fabrikadan işçiler sokaklara çıktı, "Hak yoksa üretim de yok", "OHAL patronunsa grev işçinin" gibi sloganlarla yürüdü.

Sonunda Türk Metal 20 ocakta, 2 şubata greve çıkılacağını açıkladı. Açıklamadan kısa süre önce Kavlak’ın yine çalışma bakanıyla görüşmesi şüphe uyandırıcıydı. Üstelik Türk Metal, grev kararında işçileri böldü: Grev yapılacak fabrikaları 4’e böldü, farklı günlerde (2 şubat, 12 şubat, 22 şubat ve 1 mart) greve çıkacaktı.

24 ocakta MESS’ten lokavt kararı gelirken, Türk-Metal ile 26 ocak için görüşme çağrısı yapıldı.

İşçiler bazı fabrikalarda iş yavaşlatmayı sürdürürken 26 ocakta hükümet bekleneni yaptı ve hem grevi, hem lokavtı yasakladı. Yasak kararına "milli güvenlik" bahane edildi; ancak işçiler savaşla ekmek mücadelesinin bambaşka konular olduğunu, Afrin saldırısının hak mücadelesinin önünde bir engel olmadığını açıklamışlardı.

Kısacası birçok işçi, iktidarın kitleleri savaş çığırtkanlığı şemsiyesi altında birleştirme ve kendini kurtarma tuzağına düşmedi. Hatta, "madem 2 şubatta başlayacak grev yasaklandı, grevlere şimdi başlayalım" diyen işçiler oldu.
Yasak kararının ardından Türk-Metal, büyük gösterişle ilan edilen grevi iptal etti, vardiyalara yarımşar saat geç başlamak eylemi ilan etti. Ayrıca MESS’le yapılan görüşmede zam talebini %30’a düşürdü, MESS ise %13’e çıkardı.
Bazı fabrikalarda tepkiler başladı. Örneğin Bolu Arçelik işçileri yasak kararının ardından, eylemlerinin iş yavaşlatma ve AKP’den topluca istifa etme şeklinde süreceğini açıkladılar.

Birçok fabrikada işçiler, fabrika içinde yürüdüler, MESS’i protesto edip tepkilerini gösterdiler. Son görüşmede MESS’in toplamda %24.6 zam oranına çıkması bu sayede oldu. Sendikanın açıklaması göre işçiler 1 Eylül 2017’den geçerli olmak üzere ücretlerine brüt 510 lira ile 930 lira arasında zam aldı. Sosyal haklar %23 arttı. Sözleşme MESS’in istediği gibi değil, işçinin istediği gibi 2 yıllık imzalandı. Ayrıca işçinin istediği ölüm izni de alındı.

Elbette kazanımlar yetersiz ancak son yıllarda imzalanan en yüksek sözleşme. Bunun nedeni, işçilerin tepkilerini açıkça dile getirmeleridir. 2015’te işçinin gücünü gören patronlar ve hükümet, işçinin kararlılığı karşısında, grev yasağına rağmen geri adım atmaz zorunda kaldı. Esas önemli olan işçilerin böyle bir deneyimle kazanmasıdır. (01.02.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:236 - 2 Şubat 2018  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?