Sinif Mucadelesi

Erdoğan, patronlara güvence vermek için acele ediyor!

Cuma 5 Mayıs 2017

Erdoğan, yeni sistemin uygulanması için hemen harekete geçti. Mayıs ayı sonunda toplanacak olan AKP kongresini beklemeden, partisine üye olup karar alma süreçlerine doğrudan katılacak. Diğer yönden, artan FETÖ operasyonları, KHK ve kamudan ihraçlar, aynı amacı hedefliyor.

Referandum sonuçları, doğrudan Erdoğan’a “hayır” şeklinde yorumlansa bile AKP için de durumun kötüye gittiğini gösterdi. AKP içinde geleceğini doğrudan Erdoğan’a bağlamış bir kesim olsa da, koltuğunu korumak isteyen siyasetçilerin olduğu da bir gerçek.

İslamcı geçinen, sözde gazeteci, yazar takımında, medyada süren şiddetli kavgalar, herkesin istikbal kaygısına tutuştuğunun göstergesi.

Bu nedenle Erdoğan, hem ülke iktidarında hem de partisinde tek lider olmak için hızlı hareket ediyor.

Siyasi kavgaların arkasında, tüm sistemi zorlayan tabanın; işsizlerin, işini kaybeden esnafın, taşeronların, irili ufaklı patronların zorlaması var. Elbette Suriye’deki savaş, ABD ile Rusya’nın arasında yaşanan sıkışma durumu da var.

Bu ortamda Erdoğan, gerektiğinde KHK’larda olduğu gibi hızla ve etkili karar alma, kararları aynı hızla uygulama olanağı verecek bir sistem oluşturuyor.

Anayasa değişikliği tasarısı meclisten büyük baskıya rağmen çok tartışmalı geçti. Oysa Erdoğan başkanlığındaki Bakanlar Kurulu 23 OHAL KHK’si yayımlamasına rağmen bunlardan sadece 5’i mecliste görüşülüp onaylandı. Üstelik bu KHK’lar kitleler üzerinde, başkanlık sisteminden çok daha etkili.

Son polis operasyonu sayılmasa bir çırpıda; 99 bin 713 memur ihraç edildi, 33 bin 55 öğretmen memurluktan atıldı. 112 üniversite kapatıldı, 4 bin 811 akademisyen ihraç edildi. Gözaltı süresi önce 30 güne çıkarıldı, sonra 7 güne indirildi. En az 140 bin kişinin pasaportu iptal edildi. Bütün bunları normal yollarla yasa ile yapmak aylar alır, belki de mümkün olmazdı.

375 dernek, 158 medya kuruluşu kapatıldı. 159 gazeteci ve medya çalışanı tutuklandı. 2 bin 380 gazeteci işsiz kaldı. FETÖ’ye ait olduğu düşünülen 35 sağlık kuruluşu, 1.061 öğretim kuruluşu, 800 yurt, 223 kurs etüt merkezi, 129 vakıf, 1.125 dernek, 15 üniversite, 19 sendika kapatıldı.

Demokratik Bölgeler Partili 103 belediyenin 82’sine kayyum atandı. 85 belediye eş başkanı tutuklandı. Belediyelere bağlı 2 bin 22 çalışan ihraç edildi veya işten atıldı. 585 belediye personeli açığa alındı.

Parti kapatmak, AKP tarafından yasalardan çıkarılmıştı ancak KHK ile HDP’nin neredeyse her yöneticisine OHAL koşulları uygulandı. Genel Başkanların da aralarında bulunduğu 12 vekil tutuklandı. Neredeyse her gün bir HDP milletvekili gözaltına alınıp, bırakıldı. 28 HDP il başkanı, 89 ilçe eşbaşkanı, 750 il ve ilçe yöneticisi tutuklandı.

609 şirket TMSF’ye devredildi. KHK ile kapatılan eğitim ve sağlık kuruluşlarını işleten 332 şirket, doğrudan silindi.

OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu, 23 Şubat’a kadar belirlenmesi gerekiyordu. Ancak komisyon kurulmadı.

İşte Erdoğan, daha şimdiden, çoğu polis ve öğretmen 28 kişinin intihar etmesine neden olan OHAL ortamını ve KHK yetkisini, normal uygulama haline getirecek bir sistem oluşturuyor.

Ekonomik ve siyasi sorunlar, savaşın beslediği ümitsizlik ortamı ile baskı altına alınıyor. Ancak bir aşamada, geçmişte olduğu gibi “artık yeter” diyen kitleler; belki emekçiler, belki gençler, sokaklara dökülecek. İsyan dalgası, dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi siyasi iktidarın ötesinde düzenin kendisine yönelebilir.

İşte Erdoğan ve çevresi buna hazırlık yapıyor. Buyuk burjuvazi de bu nedenle sessizce, kendi düzeni için çalışan siyasetçilerin, yine kendileri için uğraşmalarını izliyor.

Ancak milyonlarca emekçi harekete geçtiğinde, ne OHAL ne KHK ne de cumhurbaşkanı, bir şey yapabilir. (02.05.17)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 227 - 5 Mayıs 2017  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?