Sinif Mucadelesi
Bulgaristan ve Moldova

Avrupa’ya rağbet yok!

Cuma 2 Aralık 2016
Kasım ortasında iki Doğu Avrupa ülkesi olan Bulgaristan ve Moldova’da başkanlık seçimi yapıldı. İki ülkede de iktidardakiler Avrupa Birliği taraftarı olarak bilinse de, kitlelerin tepkisi nedeniyle, büyük farkla Rusya taraftarı olarak bilinen adaylar kazandı. İki ülke hem büyüklüğü, hem nüfusları hem de Brüksel ile olan bağları bakımından çok farklı. Ortak yanları, Avrupa kıtasının en yoksulları arasında olmaları, kitlelerin zor geçinebildiği ve bu nedenle devamlı göç ettiği, yolsuzluğun her tarafa yayıldığı ülkeler olmaladırıdır. Her iki ülkede, iktidara gelen ekipler, kısa zamanda ceplerini doldurmakla meşgul ve çoğunlukla bundan dolayı, siyasi istikrar yok. Bulgaristan tıpkı Romanya gibi eski Doğu Avrupa ülkesi ve her iki ülke, Avrupa Birliği’ne 2007'deki son genişleme kararı ile katıldı. 2013’de Bulgaristan’da yolsuzluğa ve yoksulluğa karşı birkaç ay süren kitlesel protesto yürüyüşlerinin ardından, hükümetin başındaki Boiko Borissov iktidarı terk etmek zorunda kaldı. Avrupa Birliği taraftarı iş çevrelerinin etkisi ile Borissov, 2014 sonunda yeniden iktidara gelmişti. Onun rakibi olan Bulgaristan Sosyalist Partisi (eski Komünist Parti) adayı olan general Radev, seçimi kazandı ve “iktidar koalisyonu” artık hükümette azınlığa düştüğünden Borissov istifa etmek zorunda kaldı. Cumhurbaşkanı seçiminde yarışan Radev ve rakibi olan tutucu meclis başkanı arasında çok fazla fark yoktu: Programları birbirlerine çok benziyordu ve iki aday etrafındaki siyasetçilerin ceplerini doldurmak için ülkeyi talan etme konusunda fazla farkları yoktu. Radev’in seçim kampanyasının ekseni, “değişiklik gerekli” idi, rakibi ise “istikrar gerekli” dedi. Seçmenlerin çoğu, anlatılanları “yoksulluk değişmeyecek” diye algıladı. Moldova’ya gelince durum daha vahim. Eskiden Sovyetler Birliği'ne bağlı en küçük cumhuriyetti. Şimdi kısa bir süre önce Avrupa Birliği ile ortak oldu. Halkın üçte ikisi göçmen olarak, sürekli veya yılın belirli dönemlerinde, Batı Avrupa’da veya Rusya’da yaşamak zorunda. Çünkü ekmek parası için sadece bu ülkelerde iş bulabiliyorlar. Kısa bir süre öncesine kadar, Moldova halkının %70’inden fazlası, Avrupa Birliği'ne üyelik taraftarıydı ama artık öyle değil. Kitlelerin yarısından fazlası, günde 5 dolardan daha az para ile geçinmek zorunda. Avrupa Birliği, 2010 ile 2015 yılları arasında 800 milyon avroluk yardım yaptı. Ancak para, kitlelere ulaşamadı. Bir kısmı finans çevrelerine, bir kısmı ülkeye yerleşmek isteyen Avrupa Birliği kökenli tarım şirketlerine, geriye kalanı ise iktidardaki talancılara gitti. Yolsuzlukta zirveye 2014 yılı sonunda varıldı: Kitleler, ülkenin üç bankasındaki paranın buharlaştığını öğrendi. Hükümete yakın çevreler, ülkenin GSMH’sinin %15’ini, yani bir milyar doları yuttu. Avrupa Birliği yöneticileri hiç rahatsız olmadı. Çünkü yakın zamana kadar, Moldova'nın “doğudaki ortaklarının” en “iyisi” olduğunu söylüyorlardı. Büyük Avrupa Birliği grupları talan yaptı, yerel idareciler yolsuzluğu yaydı, kitlelerin çoğu sefalete sürüklendi. Avrupa Birliği’nin Doğu Avrupa halklarına önerecek başka bir şeyi kalmadı! LO (18.11. 2016)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2016  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 222 - 2 Aralık 2016  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?