Sinif Mucadelesi

Kiralık işçilik; patronlara bir kıyak daha!

Pazartesi 6 Haziran 2016
Özel İstihdam Bürolarına, patronlara işçi kiralama yetkisini veren yasa, işçiyi hem aracı şirket, hem de patron tarafından çifte sömürüye maruz bırakacak. Buna ek olarak işçinin, iş kanunda var olan ve toplumda yerleşmiş temel sosyal haklardan yararlanmasına da engel olacak. Bunların başında emeklilik hakkı geliyor. Kiralık işçilerin sigorta primi, sadece çalışılan süre için yatırılacağından emeklilik için gereken primi doldurmak çok güç! Ayrıca 10 yıl sigortas ve 1.800 (4,5 yıldan fazla) gün primi olmayan kiralık işçi, malul olsa bile aylık alamayacak. Beş yıl sigortas ve 900 gün (2 yıl) primi olmayanlara da aylık bağlanmayacak. Başka bir kayıp ise işsizlik sigortasında. Son 3 yıl içinde 600 gün prim ve son 120 gün kesintisiz prim koşullarını sağlayamayan geçici işçiler, işsizlik ödeneği alamayacak. Hastalık sigortası yönünden de kayıpları var. Son 90 gün (3 ay) prim yatma koşulunu sağlayamayan kiralık işçiler hastalandıklarında, iş göremezlik ödeneği alamayacak. Kadın işçilerin yararlandığı haklar açısından da kapıları olacak. Doğum tarihinde sigortalı olmayan kadın işçi, son bir yılda 90 gün primi olmayan kadın işçi analık ödeneği alamayacak. Koltuk için partisini bırakıp AKP’ye kapı atan ÇSGB bakanı değil ama bakanlığın bürokratları, bu kanunla işçi haklarının, iş kanundan çok daha geriye çekildiğini iyi biliyor. Zira bakanlığın hazırladığı resmi raporda, özel istihdam bürolarının olduğu ülkelerdeki uygulama örnekleri sıralanmış. Sadece iş kazaları rakamları bile bir çok şeyi anlatıyor: Kiralık işçiler, işteki tehlikeler hakkında en az bilgi verilenler. Belçika’da kiralık işçiler için iş kazası riski diğer çalışanlardan iki kat fazla. Fransa’da ise 6 kat fazla. Özel istihdam bürolarında çalışanların iş güvencesi, ayık ücret güvencesi olmadığı gibi örgütlenme ve hak arama imkanları neredeyse ortadan kalkıyor. İşçilerin aynı işyerinin işçisi, aynı üretimin parçası olmalarına dayanarak oluşturdukları her türlü birlik, dayanışma, örgütlenme zemini yok ediliyor. Böylece patronların keyfine terk ediliyor yani ücret ve çalışma şartları, kölelik şartlarına indiriliyor. Örneğin bu kanunun 7. Maddesine göre işçi kiralama sözleşmesi (g) bendi hariç toplam sekiz ayı geçmemek üzere üst üste en fazla iki defa, aradan 6 ay geçtiksen sonra ise aynı şekilde yenilenebiliyor. (g) bendi ise mevsimlik işler hariç dönemsellik iş artışları demek. Yani dondurma fabrikaları, yaz dönemi iş arttı diyerek, kiralık işçi alacak, tekstil fabrikaları kış geldi iş arttı diyerek, kiralık işçi çalıştıracak. Oysa bu dönemler, işsizlerin iş bulduğu, işinden memnun olmayanların iş değiştirdiği, geçici çalışanların kadroya girdiği dönemler. Artık böyle olmayacak. Aslında bu bahane de yalan, çünkü 8 aylık “dönemsellik artış” mı olur? Patron işi büyütmüştür ama işçi ücreti ödemek istemiyor, işte kiralık işçi kanunu bu olanağı sağlıyor. Bu kanun, sadece kiralık işçileri değil, sendikalı, sendikasız tüm işçi sınıfını vuracak, haklarını geriletecek. Kanunda, kadrolu işçi çıkarılmasını yasaklayan, üst üste çalıştırılan kiralık işçinin kadroya alınmasını gerektiren, grev ve lokavt döneminde kiralık işçi çalıştırmasını yasaklayan maddelerin hiç birini patronlar takmayacak. Bu ve benzeri yasaklar, iş kanununda taşeron çalıştırmaya ilişkin olarak, kısa dönemli çalışma ödeneğine ilişkin olarak, iş güvencesi kanunda da var. Oysa sendikaların yaptığı grev sırasında, taşeron işçiler, grevci işçilerin işlerinde çalıştırılıyor. Hiçbir patron yasaları takmıyor, kanunlar sadece işçi hakkını aramaya kalkarsa, “kanun var” demek için yazılıyor. İşte bu nedenle kanunlara karşı değil, patronlar düzeninin kendisine karşı tüm işçi sınıfı birlik olmalı, mücadele etmeliyiz. (01.06.2016)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2016  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 216 - 6 Haziran 2016  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?