Sinif Mucadelesi

Savaş siyasetine son! Emekçileri bölen düzene karşı sınıf temelinde birlik ve mücadele!

Perşembe 12 Mayıs 2016
Sonuçları beğenilmediği için iptal edilen 7 haziran seçiminden sonra başlayan çatışmalar, neredeyse iç savaşa dönüştü. Kürt illerindeki savaş öyle bir seviyede ki tamamen yaşanamaz hale gelen ilçeler, mahalleler var. Suriye sınırının önemli bir bölgesine hakim olan IŞİD'in düzenli olarak bombaladığı ve ölümlerin olduğu Kilis ilçesi ve köyleri de var. Ordu ise hala siyasilerin emri ile IŞİD'den önce Kürt yerleşimlerini bombalıyor. Medyada, sadece asker ve polis ölümlerini haber yapıp, Kürtler için rakam veriyor. Oysa her rakam, ailesi, sevenleri olan bir insan demek. Erdoğan'ın bir zamanlar ağzından düşürmediği “Kürt kardeşim” demek. Siyasetçiler, bugün kendilerini boyun eğmeyen Kürtleri “kardeş” görmese de bizim için öyle değil! Demokrasi getirme, Kürt sorununa çözüm vaadiyle defalarca iktidara gelen AKP siyasetçileri ve onları destekleyen sermaye çevreleri, kendi aralarında, birbirlerini hapse attıkları, mallarını talan ettikleri büyük bir kavga içindeler. Onları bu kavgaya zorlayan koşallar, çözüm sürecini bitiren koşullardan farklı değil. Ancak en büyük acıyı ve zorluğu Kürtler ve Suriye'deki savaşın yayıldığı sınırlarda oturanlar yaşıyor. Öldürme, baskı ve şiddetle bir halkı susturma, yeni bir yol değil. Özellikle Kürtlere karşı çok uzun yıllar boyu uygulanmıştı. Bu siyasete geri dönülmesi, daha büyük acılar ve aynı oranda ayrılık, bölünme ve düşmanlık yaratıyor. İşyerelerinde birlikte çalışan, aynı taşeronda, güvencesiz, düşük ücretle, ölümüne çalışan işçiler, emekçiler, birbirlerini dinlemiyor, anlayamıyor. Bu ayrılık ve bölünme sadece sömürü düzenine ve sömürücülere yarayacak. Savaş, çatışma, silahların kullanılması, silahı tutanın güçlü ve haklı olduğu bir ortam yaratıyor. Fikirler değil, mermiler iş görüyor. Böyle bir ortam, sadece emekçilere zarar verir. Çünkü patronlar ve siyasiler tek ses, oysa emekçiler, çok farklı görüş ve tutum içinde. Bu nedenle demokratik tartışma ortamı, emekçilerin çıkarına ve bu nedenle de emekçiler bunu istiyor, istemeli. Çatışmaların bittiği yerlerdeki acılardan zaten söz edilmiyor, yıkımlardan çok yeniden imar gündeme getiriliyor. Kitlelerin binbir çabayla, emekle yaptıklarının yıkılması önemsizleştiriliyor. Yeniden yapılmasının masrafını kim ödeyecek? AKP'nin bir kaç müteahhidi para kazanacak ama para kimden çıkacak? İşçilerin geliri asgari ücretle sabitlendi, düşük ücret siyaseti böylece hükümet eliyle uygulanıyor ama fiyatlar yukarıya çıkmakta serbest. Sonuçta, her Kürdü öldüren kurşunun parası işçilerin, emekçilerin cebinden çıkacak. Kürdü öldürmek için uygulanan baskı, işçi sınıfını, emekçiyi susturacak. Kürdü susturmak için yaratılan her düşmanlık, Kürdü, Türkü, Arabı ve başka milliyetiyle işçi sınıfını, emekçileri bölecek, patronları karşısında güçsüz bırakacak. Ne devleti yöneten siyasetçiler, ne de Kürt milliyetçilğiyle kendini sınırlayan siyasetçiler, bu tehlikeleri önemsiyor, gündeme getiriyor ve önlem alıyor. Oysa esas tehlike budur. Bu nedenle tüm emekçileri bir arada tutan, sınıf eksenine, sınıf mücadelesine dayanmak gerekli. (02.05.2016)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2016  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 215 - 6 Mayıs 2016  Site yaşamını izle Başyazı   ?