Sinif Mucadelesi

Kadro aldatmacası, güvencesizliği gizlemek için!

Cumartesi 2 Nisan 2016
Kamuda uzun yıllardır taşeronda çalışan 750 bin kamu işçisinin kadroya alınacağı açıklandı. AKP hükümetleri döneminde temel olarak, işçi ve memur olmak üzere iki türlü olan çalışma düzeni çeşitlendi. Bugün 4A, 4B, 4C, 4D adları altında, farklı hak ve koşullarda, kamuda çalışma biçimleri var. Şimdi, bunlara bir yenisi ekleniyor: “Özel sözleşmeli çalışan.” Kadroya alınacak işçi sıyısı ikiye katlanmış olarak söylense de sonuç hiç de öyle olmayacak. Buna rağmen hiç bir güvencesi olmadan, taşeronun iki dudağı arasında kalan söze bağlı olarak çalışan on binlerce işçinin bir kısmı için çok kısıtlı olsa da bir ilerleme olacak. Özel sözleşmeli çalışan; sadece 3 yıllığına, aynı ücretle kadroya alınacak, yükselme ve yer değiştirme hakkı olmayacak, ne memur ne de işçi olacak, ancak memur sözleşmesinde kendisiyle ilgili hak konursa bundan yararlanacak. Kamuda taşeron ihaleleleri zaten 3 yıllığına yapılıyor. Böylece işçiler kadroya alınmıyor, tersine taşerondaki 3 yıllık güvence kamu çalışanlarına da dayatılmış oluyor. Üstelik, aynı işi yapanlar arasındaki ücret farkı, bugüne kadar “taşeron” bahane edilirken artık bahanesiz devam edecek. Özellikle devlet hastanelerinde, belediyelerde, on binlerce işçi taşeronda çalışıyor. Hastanelerde, DİSK'e bağlı Sağlık-İş sendikası, arka arkaya davalar açıp taşeron işçisinin asıl işi yaptığını, kadroya alınması gerektiğini, geriye dönük haklarının verilmesi gerektiğini onaylayan davalar kazandı. Bir çok büyük hastanede işçiler, neredeyse beş, altı yıldır, kazandıkları mahkeme kararlarının uygulanması için protesto gösterileri, yürüyüşler yaptı. Şimdi tüm bu işçilere, üç yıllık kadro karşılığında tüm hak ettiklerinden, tazminatlarından vaz geçmeleri isteniyor. Böyle bir şey devletin emekçilere verdiği bir hak değil attığı bir kazıktır! Fazla değil, beş-on yıl önce kamuda çalışmanın verimsiz olduğunu söyleyerek taşeron sistemini övenler, bugün “taşeron aracısını, aradan çıkaralım” diyor. Bu sözlerinin esas nedeni üç yıllık kadroyu gösterip, bugünkü memurlak kadrosunu yok etmektir. Önce taşeronlar, üç yıl için kamu emekçisi olacak, ardından yeni alınınlar da bu şekilde işe başlayacak, sonra da tüm memurlar, belki de “eşitlik” bahanesiyle sözleşmeli hale getirilecek. Çok uzun yıllardır, devlet memurlarının çalışma koşullarını ve haklarını düzenleyen 657 sayılı kanun değiştirilmek isteniyor. Geçmişte bir çok girişim ve propaganda yapıldı. En son deneme, okulların belediyeye bağlanması üzerinden, öğretmenlerin de sözleşmeli çalışan haline getirilmesi idi ve tüm kamu emekçilerinin tepkisi nedeniyle uygulanamadı. Bugünlerde, “paralel yapı, teröre bulaşmış memurlar” bahane edilerek, bu kanun aleyhine bir karalama kampanyası gündemde. Memurun cezalandırılma ve görevden atılma zorluğu gündemde tutuluyor ve değişmesi gerektiği söyleniyor. Oysa, er ve polisten, üst düzey bürokrata kadar, kamu çalışanının yargılanmasını, bakanların iznine bağlayarak zorlaştıran bizzat AKP hükümetidir. Üstelik, “terör, örgüte üyelik” gibi “devlete yönelik suçlarda” memur yargılanır ve kolayca işten çıkarılır, bunun örneği var. Aslında bu tartışmanın öne çıkarılması, amacı gizlemek için. Çünkü asıl amaç kamu emekçilerinin sahip olduğu hakların geriletilmesi. Bunların başında iş güvencesi, ücret, kıdem tazmınatı, sendikalaşma, toplu sözleşme hakları geliyor. Böyle bir şey doğrudan yapılırsa haklı bir tepkiye neden olacağından, önce zaten kadroya alınma hakkı kazanmış olan taşeron işçileri, hakları kısıtlanarak kadroya alınıyor, ardından da tüm kamu emekçilerine aynı koşullar dayatılacak. Farklı kadrolarda ve şartlarda olsalar da tüm çalışanların hakları sürekli geriliyor. Bu gidişe dur demek için mücadeleden başka yol yok. Her türlü ayırımı yıkarak mücadeleyi birleştirebilirsek, çok daha güçlü olur, başarı şansımız artar. (29.03.16)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2016  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 214 - 2 Nisan 2016  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?