Sinif Mucadelesi
Ekonomik kriz siyasi krizi ateşledi:

Hükümet ile cemaatte toplaşan patronlar işçi sınıfını sömürmenin kavgasını veriyor!

Pazar 9 Şubat 2014
Siyasi çevreler ve sözde uzmanlar, hükümet ile Gülenciler arasındaki çekişmenin yani siyasi krizin ekonomik krize neden olduğuna bizi inandırmaya çalışıyor. Oysa gerçek tam tersidir. Bugünkü siyasi kriz, adım adım gelen dünya ekonomik krizinin ülkeyi vurmasının, siyasette de kendini hissettirmesidir. Türkiye, AKP'nin iktidarına denk gelen dönemde, dünyadaki ekonomik ve siyasi duruma bağlı olarak bir büyüme dönemi yaşadı. Ancak bu büyüme esas olarak patronlara yaradı; hem işlerinin büyümesinden hem de işçi haklarının gerilemesinden kazandılar. İşçi sınıfı açısından büyük işsizlik ve gerileme olmadı ve bir oranda orta kesimler belli bir refah düzeyine ulaştı. Bütün bunların nedeni, yüksek kâr getirdiği için Türkiye'ye akan yabancı para ve bu paradan yararlanan Türk patronların, özellikle inşaat iş kolunda, hem ülkede ama daha çok komşu ülkelerde ve bu gün isyanlarla çalkalanan kuzey Afrika ülkelerinde büyük yatırımlar yapıp para kazanmalarıydı. Tayyip ise bu ekonomik büyümeyi kendi başarısı zannedip siyasi hayaller kurdu. Kendini Ortadoğu'nun lideri, bölgenin hakimi, iktidarını yıkılmaz zannetti, hala daha öyle zannediyor. Burjuva demokrasisinde, patronlarına yeterince kazanç sağlayamayan iktidarların, her şeyin sorumlusu ilan edildiğinin ve bu nedenle kitlelerin hükümeti hedef aldığının bile farkında değil. “Beni yıkmak istiyorlar!” diye feryat ediyor. Daha önce “her şeyi ben yaptım” diyordu; demek ki onu yıkmak gerek! Ancak hükümetin yıkılması, işçi sınıfının sorunlarının çözümü için yeterli değil. Çünkü bu gün bir kısmı, tıpkı emekçilerin bir kesimi gibi hükümete karşı olsa da, izlenen siyasetlerin, uzlaşmaların ve uzlaşmazlıkların, rüşvetin, yolsuzlukların arkasında bir bütün olarak patronlar sınıfı var. Tayyip, patronların çıkarı için orduyu geriletmek üzere Gülencilerle işbirliği yaptı, yine onlar için güvencesiz çalışmayı yaygınlaştırdı, mahkemelerde işçilerin lehine karar çıkmamasını sağladı, işçilerin lehine çıkan kararların uygulanmamasına göz yumdu. Patronlar kâr etsin diye sağlık sistemini paralı hale getirdi, şimdi de eğitimi böyle yapıyor. İnşaat ihaleleri verdi, inşaatlarda, tersanelerde, madenlerde ölen işçiler, patronların kârı için yok sayıldı. Ceplerini işçi sınıfının sırtından doldurdular, işlerini büyüttüler koltuklara yerleştiler, kibirleri arttı. Ekonomik kriz yaklaşırken, rüşvetle hileyle çalıp çırpmayla işlerini sürdürdüler. Hükümet ise patronları kızdırmamak, kazanç için gelen parayı ürkütmemek için lafla, kabadayılıkla zaman geçirdi. Bir süredir, kriz dalga dalga vuruyor ve her dalgadan patronların kazanç kapısı biraz daha daralıyor. İşte bu nedenle birbirlerine düştüler. Krizden ilk ve en çok etkilenen küçük esnaf, küçük patronlardır. Gülencilerin büyük kısmı da onlardan oluşuyor. Krizi fırsat bilip büyük patronlar, küçüklerin işlerine el atarken, Tayyip onları korumadı, koruyamazdı. Böylece “hizmet hareketi”nin sonu geldi ve ortaklık böylece bozuldu. Bugüne kadar hükümeti destekleyen TÜSİAD burjuvazisinin ortaklığı da böyle bozuldu. Bugün birbirleriyle kavga eden kesimler karşı saflarda değil, hepsi aynı safta, burjuvazinin safındalar. Patronlar veya patronlara ekonomik açıdan, siyasi veya hukuki açıdan hizmet edenlerdir. Bugün kendi aralarında kavgalı olsalar da, en kısa sürede krizin yükünü işçi sınıfının sırtına yüklemede birlik olacaklar. Dövizin ve faizin yükselmesi, zamlar, işçi çıkarma, ücretlerin düşürülmesi yoluyla, krizi işçi sınıfının sırtına yüklemek için birlik olacaklar. (01.02.2014)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2014  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 188 - 1 Şubat 2014  Site yaşamını izle Başyazı   ?