Sinif Mucadelesi

Ücret zamlarında enflasyon tartışması

Cumartesi 8 Aralık 2018

Yeni yılın son ayına girilmesiyle birlikte başta asgari ücret olmak üzere tüm ücret artışları, milyonlarca emekçinin en önemli gündemi haline geldi. İş yerlerinin çoğunluğu yıllık ücret zammını, yılbaşında yapıyor. Sayıca azınlıkta kalan sendikalı iş yerlerinde, sözleşme dönemine göre zam oluyor.

En büyük sayıda emekçiyi ilgilendiren konu, asgari ücret zammı. Çünkü sadece genel ücret haline getirilmekle kalmadı, kamudaki vergi artışları, kamudaki ek ödeme gibi birçok şey de asgari ücrete bağlandı.

Bu yıl, son birkaç ayda hem devletin hem de patronların, döviz ve faiz artışını bahane göstererek birkaç kez yaptıkları zamlar nedeniyle enflasyon fırladı. Geçtiğimiz ay %24’ü aştı, bu ay %20’ye geriledi.

Daha önce asgari ücret zammında simit hesabı yapanlar artık bu benzetmeden bahsetmiyor ama durum çok sıkışık olduğundan bakan damat, enflasyonun düştüğünü, durumun iyi olduğunu ilan etti. Söylemek istenen şu: Bu yıl da gerçek enflasyon oranına göre değil, hiçbir zaman tutturulamayan “enflasyon hedefine” göre zam yapılacak!

Geçtiğimiz ay enflasyonun daha da yükseleceği beklendiği için geçmiş enflasyona göre ücretler artsın deniyordu, bu ay TÜİK başkanı görevden alınıp rakam düşük çıkarılınca söylenenler yine değişti.

Sonuç olarak tüm çabaları, ücret artışlarını düşük tutmak. Özel sektördeki patronlar, asgari ücreti ölçü olarak gösterdikleri için bakanlar, bin bir bahaneyle asgari ücreti en düşükte tutacak.

Sendikalar ise DİSK dışında, en küçük bir mücadele vermek niyetinde değil. Türk-İş başkanı, siyasi partilerin bile gerisinde, iktidardakiler ne uygun görürse dünden razı. İşçinin durumuna ağlayıp adeta yalvarıyor ama işçinin gücünden hiç bahsetmiyor.

Asgari ücret sistemi, işçi sınıfını ücretini ve haklarını iyileştirme mücadelesine girişmeden, sözde tarafsız devletin belirlediği rakama mecbur kılmaya yarıyor. Devlet de gün be gün gördüğümüz gibi her zaman patronların kârını, kasasının dolup dolmadığını, işçi için fazla masraf edip etmediğini düşünüyor.

Yıllar içinde asgari ücret, emekçilerin ücretini düşük tutmanın aracı olduğu gibi devlet tarafından belirlendiği için emekçilerin, bu düşük ücrete karşı mücadele etmesinin önünde de engel oluyor. Emekçiler, kendi patronlarına karşı iş yeri düzeyinde hatta iş kolu düzeyinde örgütlenip iş kolundaki patronlara karşı ücretlerini ve haklarını daha fazla artırma olanağı bulabilir. Tıpkı otomotiv ve metal iş kolunda çalışan işçilerin sözleşmeyi, yasayı takmayıp haklarını ve ücretlerini artırmaları gibi. İşte asgari ücret sistemi bu gibi mücadelelerin önünde fazladan bir engel.

İktidar bunun rahatlığı içinde çalışma bakanlığını, aile bakanlığıyla birleştirdi. Çalışma bakanın ne çalışmayla ne de üretimle bir ilgisi var. Tekstil fabrikasında dikiş dikmeyi bakanlık işi zanneden, milyonlarca emekçinin en önemli sorunuyla ilgili ağzından tek laf çıkmayan biri.

Bu ortamda emekçiler için kendi güçlerine güvenip mücadele etmekten başka bir yol yok. (04.12.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:246 - 7 Aralık 2018  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?