Sinif Mucadelesi

Enflasyon tabaklardaki kırıntılara da göz dikti

Pazar 15 Ekim 2023

 Açıklanan Eylül ayı enflasyon verileri ekonomik durumun gerçekliğini bir defa daha ortaya koydu. Artık hükümet bile bu gerçekliği saklıyamıyor. Gerçek rakamları saklayarak enflasyonu yüzde 10’lar civarında tutmaya çabalayan, ve kitlelere sürekli sabırlı olmayı, yüzde 10’u geçmeyecek daha düşük rakamlara kısa zamanda dönüleceğini söyleyen, sanki 20 yıldan fazla bir süredir iktidarda değilmiş gibi sabırli olmayı öneren Erdoğan ve hükümetinin, biraz da kendilerini aklama aracı olarak kullandıkları Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı enflasyonunu tüm çabalarına rağmen yüzde 61.?53 olarak açıklamak zorunda kaldı. Buna göre geçen ay Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ise yüzde 4.75 arttı.

 Halbuki gerçeklik ve insanların gerçek yaşamlarında hissettikleri enflasyon bundan çok daha farklı. Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) verilerine göre ise, geçen ay TÜFE yüzde 6.24 oranında arttı, yıllık enflasyon yüzde 130 olarak gerçekleşti.

 Ekonomistler TÜFE’deki yüzde 4.5’luk artışın nüfusun büyük çoğunluğunda olumsuz bir biçimde hissedilmediğini doğruluyorlar. Doç. Dr. Baki Demirel, « Yoksulun enflasyonu elbette daha yüksek ve ENAG ile fark hala 2 katı kadar» dedi. Ekonomist Oğuz Demir, yaptığı değerlendirmede, eğitim harcamalarındaki artışa dikkat çekti. Demir, « Aynı sarmalın içindeyiz. Talebi yakalayan zammı yapıyor. Eylül ayında sıra eğitime gelmişti. Alt endekste yüzde 30’un üzerinde fiyat artışı var. Yıllık artış ise yüzde 80 ! » dedi.

Ekonomist Mustafa Sönmez, yıl başında en yüksek harcama grubunun lokanta-otel olduğunu vurguluyor ve « Bunun da ağırlığı lokanta, büfe vb yerlerle, yani sonuçta gıda ile ilgili. Gıda, tarımsal üretim arzı artırılmadıkça yüksek enflasyondan kurtulmak mümkün değil » diyor.

Sosyal güvenlik uzmanı Özgür Erdursun ise emekli aylıklarına Temmuz ayında yapılan yüzde 25’lik zammın 3 ay içerisinde eridiğini söyledi. Erdursun,
« 3 aylık enflasyon %25. Ekim ayında emekli aylıklarına eşit oranda artış olması gerekiyor. Bu emekli aylıklarıyla emeklileri huzur evleri dahi kabul etmiyor » diye belirtti.

 TÜİK’in diğer verilerine göre Türkiye’de 12 milyon insan yoksul, 37 milyon et yiyemiyor, 17 milyon ısınma ihtiyacını karşılıyamıyor, 50 milyon kredi borcuyla boğuşuyor. Yani gerçeklerin üzeri örtülemiyor. Devlet kurumu TUİK bile, itiraf yapmak orunda kalıyor.

Asgari ücretin 11 bin 402 lira olduğu bu ülkede, Birleşik Metal İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) geçtiğimiz ağustos ayında açlık sınırını 12 bin 34 lira, yoksuluk sınırını ise 41 bin 626 lira olarak açıklamıştı. Yine araştırmacılar 4 kişilik bir ailenin aylık giderli için yaklaşık 40 bin liranın gerekli olduğunu söylüyorlar. Tüm bu verilere göre, çalışanların ücretlerinin, emeklilerin maaşlarının ve geliri olmayanlara verilen asgari yardımların yeniden belirlenmesi gerekiyor. Başka bir deyişle, gelirleri enflasyona göre yeniden ayarlayan Eşel Mobil sisteminın uygulanması zorunluğu ortaya çıkıyor. Ancak tabii ki bunu varolan hükümetten beklemek naiflik, büyük bir aptallık olur. Bu ancak işçi sınıfı temelinde kurulacak olan sosyalist ve komunist bir toplumun yönetiminden beklenebilir!

O halde kolları sıvamanın zamanı çoktan gelmiş bulunuyor...

(06.10.2023)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 294 - 6 Ekim 2023  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?