Sinif Mucadelesi

ODTÜ’de işçiler öğrencilere karşı kışkırtıldı Kentsel dönüşümün arkasında kâr peşinde koşan patronların kârı var!

Çarşamba 6 Kasım 2013
Ankara Büyükşehir belediyesinin, ODTÜ arazisinden geçen yol inşaatına başlaması ve buna karşı çıkanların, önce belediye işçileri ardından da polis tarafından kovalanmaları, yeni bir inşaat ya da son yılların moda adıyla söylersek “kentsel dönüşüm” çatışmasını başlattı. Ankara'da durum sakinleşse bile daha önce İstanbul'da bir gencin öldürüldüğü Gülsüyu mahallesinde olduğu gibi, benzeri çatışmalar, farklı yerlerde zaman zaman şiddetlenerek devem edecek. Çünkü inşaat iş kolu, başka işlerle uğraşan patronların da vurgun yapmak için akın ettiği bir iş kolu haline geldi. Bizzat AKP hükümetinin eliyle, devlet siparişleri, vergi ve kredi teşvikleriyle inşaat iş kolu geliştirildi. İlk AKP hükümetinin seçim propagandasının önemli bir vaadi; “duble yol” idi. Başbakan, bölünmüş yol yapımı ile medeniyetin gideceğini, trafik kazalarında ölümlerin azalacağını söylüyordu. 10 yıl geçti, ölümlerin azalması laflarından vaz geçildi ama hala “medeniyet” teranesi sürüyor. Yol inşaatları bitince yol giden her yere bina dikmeye başlanıyor. İnşaat o kadar kârlı bir iş kolu ki, bu iş kolundaki bir dernek başkanı, kâr oranının %30 civarında olduğunu, son yıllarda ise %15'e düştüğünden şikayet ediyor. Resmi faiz oranının %7 civarında olduğu düşünülürse yine de çok yüksek bir kâr var. İşte bu kârdan yararlanmak isteyen patronlar bu iş koluna adeta aktı. Son yıllarda, tekstilden gıdaya, ilaçtan otomotive kadar bir çok sektörden 16 holding, ya inşaat şirketi de kurdu ya da tamamen inşaata yöneldi. Parkinson ve tansiyon ilaçları, Mehtap markalı mutfak eşyalarının da üreticisi olan Selçuklu Holding, tekstil sektörünün en büyüklerinden olan Sanko Holding, Medline hastanesi, Pegasus havayolunu da bünyesinde barındıran Ali Sabancı'nın sahibi olduğu Esas Holding, son olarak da akü üreten Mutlu akü, sonradan inşaat işine girenlerden. Sadece bu iş kolunda çalışan şirketler de eklenince kâr bekleyen patron listesi uzuyor. Bu listeye Ortadoğu ve kuzey Afrika'da işlerini yarım bırakmak zorunda kalanları de eklemek gerek. İnşaat iş kolu, patronlar için çok kârlı ama toplum için aynı değerde değil. Üstelik, daha çok lüks konut ve AVM yapıldığı için emekçiler çok daha az yararlanıyor. Buna, bu lüks inşaatlar için yerinden edilen şehir yoksullarını da eklediğimizde, bir avuç patronun kasasını şişirmek için emekçilerin ürettiği zenginliğin taşa yatırılmasından fazla öteye gidilmiyor. İnşaat iş kolu, en çok işçinin çalıştığı iş kolu. Onlar için inşaatların sürmesi can alıcı. Ancak bu iş kolu aynı zamanda en örgütsüz, kaçak çalışmanın en fazla olduğu, iş güvencesinin olmadığı, iş güvenliğinin hiçe sayıldığı, taşeron sisteminin işçileri milliyet, mezhep, hatta hemşehrilik temelinde bile böldüğü, birbirine düşürdüğü bir iş kolu. Kârın bu kadar yüksek olmasının bir nedeni de budur. Hükümetin hazırladığı, orta vadeli ekonomik planda, devlet kasasına ve gelecek üretime katkı sağlamadığı için (katma değer deniyor) inşaat iş kolunun küçültülmesi hedefi var. Oysa gidişat ters yönde hızlanıyor. Patronlar, sadece inşaat işine girmekle kalmıyor, fabrikalarını kapatıp veya fabrika yapmak için aldığı araziye AVM ya da rezidans (lüks yurt) yaptırıyor. Patronlar, hükümetin kağıtlara yazdığı kararlarla değil, ceplerine giren parayla hareket eder. Ne zaman kazançları tepetaklak olur, zarar etmeye başlar ve iflaslar ardı ardına gelirse ancak o zaman inşaat iş koluna akın durur. O zamana kadar hem hükümet hem de belediyeler, kâr iştahları kabaran patronlar için milyonlarca emekçinin, mahallelinin, işçinin isteği, emeği, hatta canı pahasına yeni imar alanları oluşturmaya, yol, altyapı götürmeye devam edecek. (01.11.2013)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2013  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 185 - 1 Kasım 2013  Site yaşamını izle Başyazı   ?