Sinif Mucadelesi

İflastan 5 yıl sonra, bir krizden diğerine

Çarşamba 16 Ekim 2013
Beş yıl önce, 15 Eylül 2008'de, ikinci büyük Amerikan yatırım bankası olan ve spekülatif kredi yatırımlarıyla harabeye dönen Lehman Brothers’ın iflası, kendisiyle birlikte bütün büyük bankaları da çökmekle tehdit ediyordu. Lehman Brothers bütün büyük bankalarla birçok mali bağ geliştirmiş ve bu bankalar da aynı ya da benzer spekülasyonlar nedeniyle güçsüz ve zayıftı. Hükümetler, devlet borçlarını ve açıklarını patlama noktasına ulaşacak kadar arttırarak, vergi mükelleflerinin parasıyla, kaybettikleri paraları geri almaları için bankalarının yardımına koştu. Aynı zamanda da en yoksul ve savunmasız ülkeleri, spekülatörlerin insaflarına bıraktılar. Bankaların krizi, onları ekonominin finansmanındaki rollerini oynamada yeteneksiz kılarak, dünyayı ekonomik durgunluğa ve gerilemeye sürükledi. İngiliz, Amerikan, Japon ve Avrupa merkez bankaları, ekonominin yeniden atılım yapmasını sağlamak için şirketlere ve şahıslara kredi akışını canlandırmak bahanesiyle, neredeyse karşılıksız milyarlarca dolar, avro, sterlin ya da yen vererek hükümetlerin yerini aldı. Geçtiğimiz yıldan beri, Amerikan Merkez Bankası (FED) her ay yaklaşık 85 milyar dolar tutarında, çeşitli menkul değer senetlerini satın alıyor. FED, basının yazdıklarına göre, krizin başından beri, mali piyasalara 3 trilyon dolar enjekte etti. Avrupa Merkez Bankası ise 2012 yılında Avrupa bankalarına daha mütevazı bir miktarda, % 1 faizle 1 trilyon dolar borç para verdi. Verilen para hiçbir koşula, kontrole tabi değil. Sonuçta bankalar bu parayla ne isterse yapabiliyor. Ekonomi gazetesi Les Echos, 2008'den beri, “büyük mali sektör kâr etti, ancak büyüme hızı yarıda kaldı” diye yazıyor. Merkez bankaları tarafından verilen milyarlar, ekonomiyi finanse etmek yerine, temel olarak spekülasyonu, yani reel ekonomi dışında, para, hisse senetleri, ham maddeler, devletlerin borçları üzerine yapılan her türlü spekülasyonu beslemeye devam etti. Bankalar, kendilerini kurtarmış gibi görünüyor. Ama çoğu, henüz krizin sonuçlarından kurtulmuş değil, hatta çok uzak. Basın, Avrupa bankalarının “bilançolarında gizli olarak 2000’li yılların ortasındaki abartılı uygulamalardan miras alınan çok sayıda kuşkulu menkul ve gayri menkul (gayrimenkul ev-arsa-dükkan gibi ekonomik değer ifade eden ve paraya çevrilebilen taşınmaz, menkul ise taşınılabilir nitelikteki ekonomik değer) malları barındırdıklarını” yazdı. Bu kuşkulu mal varlıkları, 1 trilyon avro tutarında ve her an patlayabilecek gerçek bir saatli bomba. Emperyalist devlet yöneticilerinin, 2008'den bu yana, G7’den, G20'ye veya benzer toplantılarda, spekülasyoncu bankacıların zarar vermesini engellemeye yönelik düzenleme yapmak için bol keseden verdikleri sözler arttı. Hiçbir şey, ya da hemen hemen hiçbir şey yapamadılar. Obama’dan, Sarkozy ve Holland’a kadar hepsi, bankacıların baskısı karşısında geriledi. Bankalar hala istedikleri gibi hareket etme özgürlüğüne sahip. Banka işlemlerinin büyük bölümünün, bütün kontrol ve düzenlemelerden kaçtığını söylemek gerek. “Gölge” denilen banka işlemleri var. Mali kuruluşlar, işlemlerini doğrudan doğruya bankacıdan bankacıya, örneğin borsa gibi düzenlenmiş piyasadan geçmeden, banka yetkililerinin kontrollerinden kaçarak gerçekleştiriyor. 2011'in sonunda, bu gölge bankaların varlıkları, “gerçek bankaların” yani rahat ve bilinir durumdaki bankaların varlıklarının yarısına denk düşen 67 trilyon dolardı. Bu kontrolsüz mali sektör, krizle ve özellikle de bankacılık sisteminin düzenlenmesi tehdidi ile, daha çok büyüdü. Les Echos “Resmi bankalar üzerinde daha çok şeffaflık uygulandıkça, şeffaf olmayan kuruluşlar daha refaha kavuşur, daha da gelişir” diye yazıyor. Şu ya da bu kuruluş arasında bir tek bağdan ziyade birçok bağ ve ilişki bulunduğunu söylemek gerekir. Yetkililer, bu korsan mali kuruluşların gölgede kalması için onları ne tanıyor, ne de onlara itiraz edilip yargılıyor. Kendilerine itiraz edilmediği gibi, varlığa dayalı menkul kıymetleştirme, türev mali ürünler ve diğer karmaşık mali ürünler temelinde yapılan kontrolsüz spekülasyon işlemleri, geniş ölçüde 2007-2008 ipotekli kredi (ABD’de banka krizine yol açan kredi biçimi) krizinin ve onun sonucu olan banka krizinin kökeni. Mali uzmanlar ve gazeteciler dahil bütün yorumcular, Lehman Brothers’ın iflasından 5 yıl sonra, 2008’de başlayan krizin bitmekten çok uzak olduğunu kabul ediyor. Aynı nedenlerle ve aynı sorumlular, yani bankacılar, 2008 krizini uzatıp daha da ağırlaştıracak yeni bir krizin patlak vermesi için bütün koşullar bir araya gelmiş durumda. LO (20.09.2013)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2013  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 184 - 4 Ekim 2013  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?