Sinif Mucadelesi
Mısır

Mısır’dan çıkarılan dersler

Çarşamba 18 Eylül 2013
Mısır’da 2 yıl önce kitlelerin ayaklanması sonucu ordu, 30 yıldan beri iktidarda olan Mübarek’i terk etti. Başta ABD olmak üzere emperyalist ülkeler, o güne kadar askeri ve mali açıdan destekledikleri askeri diktatörlüğün düşmesine çok sevindiklerini duyurdu. Halbuki bu diktatörlük onların düzenini koruyordu. Hepsi de ikiyüzlü bir şekilde “Arap baharından” söz edip Mısır halkı için demokratik yeni bir düzenin başladığı hikayelerini anlattılar. Yeni bir “bahar” gelmediği gibi yoksul köylüler ve de kentlerdeki emekçiler yaşamlarında hiçbir iyileşme görmedi. Mursi’den nefret eden kitlelerin hoşnutsuzluğunu kullanan ordu, bir yıl önce seçilen Mursi’yi iktidardan indirdi ve askeri diktatörlük yeniden iktidara geldi. Bugün Mısır’ın her yerinde kan akıtılıyor. Ordu, tanklar, polisler, kentleri işgal edip silahsız kitlelerin üzerine otomatik silahlarla ateş etmekten çekinmiyor. Ölü sayısı bin, belki de iki binin üzerinde, bazı kentler alev alev yanıyor ve iç savaş giderek büyüyor. Bu kanlı iç savaşın, büyük çoğunluğu yoksul kitlelerin çıkarlarına hiç katkısı yok. Bir tarafta genel kurmayı, yüksek rütbeli subayları ve yarım yüzyıldan beri kitlelere karşı iktidara getirdikleri rejimler aracıyla uyguladıkları feci baskılar ve diktatörlük var. Ordunun koruduğu sosyal düzen büyük burjuvaların, özellikle de uluslar arası büyük burjuvaların çıkarlarını savunuyor ve de Batılı büyük şirketlerin ülkeyi talan etmesini güvence altına alıp Mısır rejimi, Ortadoğu’da bu talan stratejisine hizmet ediyor. Ordu karşısında ise Müslüman Kardeşler var. Evet, Müslüman Kardeşler iktidara seçim yoluyla geldi. Ama onlar da kitlelere karşı gerici bir diktatörlük, inançlarına katılmayanlara karşı şiddet uygulamaktan çekinmezler ve kadınları köle olarak görüyorlar. Bu iki zıt güç kendi aralarında rakip ama her ikisi de yoksul kitleleri, kendi hakimiyetleri altında tutmak istiyor. Mısır halkının dramı; en temel özgürlükleri bile uygulayabilmekten, geri kalmışlığı ve hatta emekçi kitlelerinin feci yoksulluğunu biraz olsun iyileştirebilmekten aciz olan iki rakip güç arasında sıkışıp kalmış olmasıdır. Bu iki olgu bir birine bağlı. Feci yoksulluğun ve çok büyük adaletsizlik ile eşitsizliklerin hüküm sürdüğü şartlarda sömürücüler, en küçük demokratik hakkı nasıl uygular? Mübarek iktidarının yıkılması, durumu fazla değiştirmedi. Emekçi kitlelerin durumu çok daha vahimleşti, çünkü ekonomik kriz daha da büyüdü, özellikle de turizmin çökmesiyle işsizlik arttı. Büyük burjuvazi kârını koruyabilmek için özellikle yoksul ülkelerdeki emekçiler karı çok acımasızdır. Obama ve Hollande “demokratik geçiş” süresi üzerine nutuklar atarken kapitalist gruplar, Mısır’ı talan etmeye, kitleleri daha feci yoksulluğa sürüklemeye ve diğer yandan, orduyu destekleyip eğitmeye devam ettiler. Örneğin yeni diktatör adayı, general El-Sisi, ABD askeri okullarında yetiştirildi. Batılı devlet liderlerinin, ordunun uyguladığı şiddete karşı yaptıkları protestolar sadece laftan ibaret ve amaçları suç ortaklıklarını gizlemek. Yanılmamak gerek; ordu, Müslüman Kardeşleri hedef olarak gösterse de, laikliği ve kadın ve de Hıristiyan azınlığın haklarını savunduğunu iddia etse de, ordunun esas gözdağı verip korkutmak istediği yoksul kitlelerdir ve bunu da, büyük güçlerin suç ortaklığı ile gerçekleştiriyor. Kitleler, son iki yıl içerisinde, önce Mübarek’e ve ardından da Mursi’ye karşı 2 defa harekete geçerek mücadele edebileceklerini kanıtladılar. Ama Mısır örneği aynı zamanda eyleme geçen kitlelerin gücünün, eğer önderlik bilinçli ve örgütlü işçi sınıfının önderliğinde değilse, nasıl onların çıkarlarını savunmayanlar tarafından başka amaçlarla kullanılabileceğini gösterdi. Mısır’da sömürülen kitlelerin bilinçlenip kendi öz örgütlülüklerini oluşturmadan gerçek bir devrim olamaz. Emekçiler burjuva iktidarını ve devletini, hem yerel hem de dünya seviyesinde yıkmadan, ekonomik hakimiyetine son vermeden özgürlüğe kavuşamazlar. LO (23.08.2013)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2013  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 183 - 6 Eylül 2013  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?