Sinif Mucadelesi

İşçi sınıfında yeşermeye başlayan tepkiler

Çarşamba 7 Ağustos 2013
Son aylarda, özellikle TL’deki değer kaybından sonra sermaye çevrelerinin ve ona hizmet eden hükümetin saldırıları sonucu emekçilerin hem satın alma gücünde yüzde 15-20’ye varan düşüş yaşandı hem de kazanılmış haklara saldırılar büyüdü. İş güvencesi daha da azaltılıp taşeron çalışma sistemi daha da yaygın hale geliyor. İşte bu saldırılar karşısında işçi sınıf içerisinde yavaş yavaş tepkiler gelişip işçi mücadelelerinde gözle görülür bir büyüme görülüyor. Bu tepki ve mücadelelerin bir çoğunu, özellikle küçük işyerlerinde olanları, medya kesinlikle yansıtmıyor. İçlerinden bazıları en azından bazı muhalif medya tarafından az da olsa gündeme getiriliyor. Geçtiğimiz temmuz ayında Darphane emekçilerin grevi, ardından İskenderun İSDEMİR ve MMK metal fabrikası grevi ve İzmir’deki belediye taşeron emekçilerin grev kararı ve tepkileri biraz da olsa gündeme geldi. Kısaca da olsa İSDEMİR ve İzmir’deki İZELMAN ve İZENERJİ emekçilerinin mücadelesine aktarmaya çalışacağız. {{İSDEMİR mücadelesi:}} İskenderun Demir Çelik Fabrikasında 7 ay süren toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine, Hak-İş’e bağlı Çelik-İş Sendikası tesislerinde işçiler grev başlattı. Üretimin tamamen durduğu fabrikada, toplu iş sözleşmeleri 5 bin 300 işçiden 4 binini kapsıyor. Grev coşkulu bir şekilde sürüp çevre halkı tarafından da büyük bir desteğe sahip. Grevin esas sebebi ücret zamları, iş güvencesi ve kazanılan haklara karşı yapılan saldırılardır. İsmet adlı bir işçi 1989 yılındaki grevden söz edip son durumu şu sözlerle özetledi: “O gün (89’da) ücret skalasının çok düşük olduğunu ve işçilerin kayıplarını telafi için greve çıktılar. Sosyal hakları yoktu ve grevle birlikte birçok hak elde ettiler. (...) İşçiler yol kapatma dahil birçok eylem yaptılar. (...) Fabrikadan ciddi baskı görmedik. Halkın greve çıkması çok iyiydi. Sayımız çoktu, 12 bin işçi greve çıktık. Baskı var, iş korkusu var ama her şeye rağmen işçi birleşirse kararlılığı devam ederse her zaman kazanır. (...) 1989 grevinden sonra işçiler ikramiye, kömür yardımı, fabrikanın karından prim ve yüzde 300-400 oranında zam aldı. Bugün de kayıplar var ve iş güvencesi bulunmadığı için bugün de kazanmaktan başka çaremiz yok” dedi. (Evrensel) {{İZELMAN ve İZENERJİ emekçilerinin mücadelesi:}} İzmir belediyesine bağlı toplu taşımacılık, temizlik ve enerji hizmetleri başta olmak üzere birçok hizmet taşeron İZELMA ve İZENERJİ şirketlerine devredildi. Amaç emekçilerin 1989 bahar eylemlerinde elde ettiği hakları geri almaktı. Böylece hem ücretlerde çok önemli kayıplar oldu hem de iş güvencesi diye bir şey kaldı. Emekçilerin artan tepkisi karşısında DİSK’e bağlı Genel-İş grev kararı almak zorunda kaldı. Ancak Belediye Başkanlığı ile Genel-İş arasındaki ilişkilerin iyi olduğu ve sendikanın grevde fazla istekli olmadığı sır değil. Sonuçta İZELMAN işçisi greve hazırlanırken sözleşme, Yüksek Hakem Kurulu (YHK) tarafından bağlandı. İşçiler ise Büyükşehir Belediyesi’ne ve DİSK’e yürüyerek protesto eylemi yaptı. Genel-İş’in şube başkanı ise bu durum karşısında istifa etti. YHK kapsamına girmeyen 4 bin İZENERJİ emekçisi ise 26 Temmuz’da İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde toplanarak greve çıktı. DİSK ve Genel-İş Başkanı Kani Beko, DİSK Ege Temsilcisi ve Genel-İş 1 no Şube Başkanı Belediye önüne bile gelmedi. İşçiler YHK ile İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan başvurunun kendilerinde saklandığını ve sendika yöneticilerinin onlara sahip çıkmadığını söylediler. Kendisine emekten yana olduğunu söyleyen DİSK'in sendika bürokratları bunları yapıyorsa diğerlerinin nelere “kadir” olduklarını bir düşünün. Ama 15-16 Haziran ve 89 Bahar eylemlerini gerçekleştiren işçiler bu engelleri de yeniden aşabilirler. (29.07.2013)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2013  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 182 - 3 Ağustos 2013  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?