Sinif Mucadelesi

Düzen sıkıştıkça devlet şiddeti artıyor

Çarşamba 7 Ağustos 2013
Son haftalarda dövizin yükselişini ve liranın değer kaybını durdurmak isteyen hükümet, çareyi faizleri yükseltmekte buldu. Başbakan, bizzat kendi emriyle Merkez Bankası’nı “faiz lobisi”nin başına getirdi. Ancak bu da çözüm olmadı. Sonuçta hem döviz yüksek, hem de faiz. Hükümet çaresiz çünkü olup bitenler, başbakanın söylediği gibi bir komplo değil kapitalist kâr düzeninin işleyişinin sonucu. Ekonomik krize çözüm arayan ABD yöneticileri, enflasyonu daha fazla tırmandırmamak için son birkaç yıldır dünyaya saçtıkları dolarları, geri toplamaya başladı. Para çok daha kârlı hale gelen ABD’ye akıyor. Her ay dışarıdan 5 milyar dolar gelmesine muhtaç olan Türkiye ekonomisinin sözde yöneticileri, belki dönüp bakan olur diye havuç sallamaya çalışıyor. İşte başarılı ekonomi yönetimi! Belediyelerden sanayi şirketlerine, kişilere kadar o kadar borçlu ve borcunu ödeyemeyen var ki bir yıl önce tüketimi teşvik edenler, şimdi kredi kartına, bankalara düşman oldu. Geçen yıl kredi kartını ödeyemeyenlerin toplam sayısına, bu yıl ilk üç ayda ulaşıldı. Hükümet, bu kişisel dramın getireceği öfke selini ve tüketimi bastırmak için bankaları biraz dürtüyor. Ama fazla değil çünkü bankacılık sistemi dönmezse başka ülkelerde olduğu gibi dibi görmek için birkaç gün yeterli olacak. Dövizin ve faizin yükselişi, zamları da beraberinde getirdi. Bu durum en çok çalışanları vuruyor. En son yılbaşında zam alanların zammı buhar oldu, asgari ücret zammı da. Kamu işçilerine verilen zam, bütçede belirlenen oranda yani hükümetin hayali planlarına göreydi. Memurlara verilmek istenen de öyle. Çalışanlar gibi sendikacılar da bunu biliyor ama üyelerine mücadele fırsatı vermeden, masadan kalkıp göstermelik bir protesto basın açıklaması bile yapmadan sanki çok önemli bir şey yapmış gibi sözleşmeyi imzaladılar. Hükümet gibi sendika bürokratları da işçilerin hak almak için iş bırakmasını, sokağa çıkmasını önlemenin derdinde. Gezi mücadelesinde, daha önce Kürt halkına yapıldığı gibi şiddetle, gazla, tazyikli suyla, daha sonra da gözaltıyla, şimdi de ağır hapis cezası tehdidiyle korkutmaya çalışıyorlar. Sözde hükümete muhalefet eden medyanın bir kesimi, TÜPRAŞ üzerinden Koç grubuna yapılan baskıyı öne çıkarıyor. Güya başbakan, kendine karşı olan patronlardan intikam alıyormuş. Daha önce Doğan gurubuna da benzeri olmuştu. Ne oldu, bir şeyleri mi eksildi? Doğan grubunun patronları hala en zenginler listesinin başlarındalar. Belki başbakan onlara çok kızgın ama patronlar, başbakana fazla kızgın değiller. Çünkü onun iktidarı döneminde kâr rekorları kırdılar, yeni pazarlara açıldılar. Bankalarından, borsadan vurgunlar yaptılar. Ancak asıl vurgunu, işçinin sırtından yaptılar. Haftalık çalışma saati, kanunları deldi geçti, taşeron yoluyla işçi ücretleri dibe vurdu, son on yıldır “grev” neredeyse yok oldu. En fazla, üretim faaliyeti yapmadığı halde dünya dolar milyarderi listesine girenlerin sayısındaki patlamaya kızgın olabilirler. Türkiye’den bu listeye giren 100 kişi var ve kişisel servetleri bu kadar büyükken, çoğunun şirketi hiçbir listeye giremeyecek kadar küçük. Bazı patronlar, olsa olsa bu zenginliğe de kendileri konmak istediği için başbakana kızgın olabilir. Her renkten, her boydan, her görüşten patronlar ve siyasiler, dini imanı olmayan paranın etrafında anlaşmayı çok iyi bilir. Esas anlaşmazlık, patronlar ve hükümet ile her zaman zor bir yaşama baskı ile mahkum edilenler arasında. Bu baskı, her yerde her hak arama, kendini ifade etmede var. Greve çıkan işçiye, evinde oturan çocuklarının ölmesini istemeyen Ceylanpınarlıya, kısaca iktidardakilere ve iktidarın yaptıklarına en küçük bir itirazı olana. Bu, özellikle zihinlerde bir korku duvarı oluşturup hak istemekten, hak aramaktan vazgeçirmek için yapılıyor. Bütün bu çabalar boşuna, gençlerden başlayarak, sırası gelen herkes korku duvarını aşıyor. Zaten başka yolumuz yok! (01.08.13)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2013  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 182 - 3 Ağustos 2013  Site yaşamını izle Başyazı   ?