Sinif Mucadelesi

THY’de grev ve sonuçları

Çarşamba 5 Haziran 2013
THY yönetimi ile Hava-İş sendikası arasındaki 2013-2015 toplu iş sözleşme sürecinin sorunlu geçeceği öncesinden belliydi. Geçen sene hükümetin gece yarısı çıkardığı bir yasa ile havayollarında grev yasağı getirilmişti. Bu yasağa, çalışanların haklı olarak tepki göstermesi gerekiyordu. Nitekim de öyle oldu. Ancak sendika, üyelerini ne tepki eylemine hazırladı ne de eyleme katılanlara sahip çıktı. Sonuçta 305 işçi işten atıldı. Sendika yönetimi, bu aşamada mücadele yolunu seçeceğine yine işverenle görüşme yolunu seçti. Daha önce işten attığı hiçbir işçiyi işe geri almamış olan yönetim, bildiğini okumaya devam etti. Sendikadan bir çözüm bulamayan işçiler, kendi komitelerini kurup kendi başlarının çaresine bakmaya çalıştılar. İşe geri dönmek için çeşitli protestolar yaptılar, dava açtılar. Sırayla işe geri dönüş davasını kazanıyorlar ama henüz geri alınan olmadı. Hava-İş yönetimi ile ona muhalefet eden Gökkuşağı grubu arasındaki, son kongrede kendini belli eden koltuk kavgası, işçiler arasında ciddi güvensizlik ortamı yaratıyor. Çünkü kongrede tarafların izlediği yol ve yöntem, delege kapma yarışı çok da farklı değildi. Farklı olduklarını söyleseler de işçiler, ne yaşadıklarını biliyorlar. Bu güvensizlik ortamından yararlanan THY yönetimi, işçi üzerindeki baskısını arttırdı. Lafa gelince “yasaları uyguluyoruz” diyen yönetim, çalışma koşullarını kuralların çok gerisinde zorlaştırdığı gibi işe geri dönüş davasının kazanan işçileri bile geri almıyor. Hiçbir patronun lafına güvenilmemeli. Sendika yönetiminin, bu dönemi çok daha ciddiye alması, daha iyi hazırlanması gerekirdi. Ancak sendika yönetimi, grev aşamasına gelinceye kadar, üyelerine gerekli bilgiyi vermedi, onların görüşlerini almadı, mücadeleye hazırlık yapmadı. Tüm bunlar sadece görünüşte, yüzeysel oldu. Gökkuşağının, “sendika yönetimine hayır, greve evet” biçimindeki tavrı ikna edici ve etkili değil. Sendika yönetiminin de greve evet dediği durumda, tek farkları, koltuk istekleri olarak kaldı. Zaten şu veya bu düzeyde sendikada çalışıyorlardı, farklı ne yapacaklarını ya işçilere anlatmadılar ya da işçileri görüşlerine kazanamadılar. Tüm bu olumsuzluklara, işverenin her türlü baskıcı, grev kırıcı, anti demokratik uygulamaları eklendi. Grev esas olarak çalışma şartlarına ilişkin anlaşmazlıkta kilitlendi; haftada 50 saat olan aralıksız uçuş süresi 70 saate çıkarılması gibi bir çok dayatma var. THY yönetimi ise ücreti ve 305 işçiyi gündeme getiriyor. THY yönetimi, sendikayı tamamen iktidarsız hale getirip grevi ezmek istiyor. Ancak bun en çok sendika bürokratları değil, işçiler zarar görecek. Eğer işçiler, örgütlenip mücadeleye girişirse durumun tersine dönmesi mümkün olabilir. Üyeleri ikna etmeden, işyeri dışından gelen kuru kalabalıkla ne grev sürdürülebilir ne de yönetime, yönetimin arkasındaki hükümete karşı mücadele edilebilir. Boş kalabalıkların çok faydası yok. Önemli olan üretimden gelen ayak sesleri, uçakların yerden kalkmamasıdır. 22 yıl önceki grevde olduğu gibi. Hem sendika yönetimine hem de muhaliflere düşen görev, ayırımları bir kenara bırakıp acilen birlikte hareket edip işçileri ikna ederek, işin durmasını, grevin canlanmasını sağlamaktır. İş güvencesi de iş güvenliği de zam ve tüm haklar da ancak böyle bir mücadele ile kazanılabilir. Üstelik bugün yaşanacaklar, Hava-İş üyelerinin geleceğini de doğrudan etkileyecek. (28.05.2013)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2013  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 180 - 7 Haziran 2013  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?