Sinif Mucadelesi

Kitleler hükümete geri adım attırdı, Dize getirmek için örgütlenmeliyiz

Cuma 7 Haziran 2013
Taksim'de Gezi Parkı'nda yapılması düşünülen inşaata karşı başlayan protestolar, artık başka bir niteliğe büründü. Taksim meydanında en çok “hükümet istifa” diye haykırılması bunu yeterince anlatıyor. Gösteriler, neredeyse tüm illere yayıldı, neredeyse bir haftadır sürüyor ve on binleri aşıp yüz binlere dayandı. Üstelik siyasi görüş ve örgütlenme, sosyal konum ve meslek sınırlarını da aşmış durumda. Kitleler, kendilerini hor gören, hiçbir taleplerini dinlemek bile istemeyen, yaşamlarına, düşüncelerine bile biçim vermeye çalışan ve bunun sorumlusu olarak gördükleri hükümetten duydukları bıkkınlığı açıkça ifade ediyor. Herkes başka başka şeylere öfkeli eme hepsi öfkeli. İşte kitlelerin bu ortak tepkisi nedeniyle hükümet geri adım atmak zorunda kaldı. Başbakandan, cumhurbaşkanına, bakanlardan belediye başkanına, burnundan kıl aldırmayanlar, “anladık” deyip inşaata kendilerinin de karşı olduğunu anlatmaya başladı. Kitlelerin gücü hükümet içinde hatta devlet içinde çatlağa neden oluyor. AKP içinde özür dileyenler varken, başbakan gibi ertesi gün yine çark edip eski tutumuna dönenler de var. Cumhurbaşkanı “samimi olarak söylüyorum, anladık” derken, sözde güvenliği sağlamakla görevli olanların gıkı çıkmıyor. CHP yönetimi ise muhalefetteki bir partiden bekleneceği gibi kitleleri kendi partisine bile yönlendirmeye çalışmıyor. Taksim'e gitmekten bile çekinen Kılıçdaroğulu, koşa koşa cumhurbaşkanına çıkıp devlete hizmet vermek için vazife almaya aday oluyor. Siyasetçiler, devlet yönetimi bir şaşkınlık içinde ama bu fazla uzun sürmeyecektir. Bin bir karalama ve gözden düşürme, oluşan dayanışmayı dağıtma çalışmaları hızlandı. Polis şiddetiyle ölen genç, ağır yaralı 5 kişi, 1.800'ü aşkın yaralı, bini aşkın gözaltıdan hiç bahsedilmeyor. Ancak kırılan reklam panoları, yakılmış arabalar, yollardaki moloz televizyonlarda tekrar tekrar gösteriliyor. Eğer kitleler, ortak talepler etrafında örgütlenemezse bir sonraki adımda ve yolda uzlaşamazsa, bugünkü birlik dağılacak, ileriye gidilemeyecek. Böyle bir örgütlenme için geç de olsa imkansız değil. Haklı öfkesini gösteren çok farklı kesimleri bir araya toplayabilecek tek örgütlenme, sınıf eksenli örgütlenme olabilir. Devrimci bir işçi partisi, daha önceden var olsaydı, kitleleri bir talep etrafında örgütleyebilir, mücadeleyi somut kazanıma yönlendirebilirdi. Ancak sınıf mücadelesi sürdürecek bir parti henüz yok. Bugünkü durup partinin inşasının önemini anlatıyor. Taksim'de günlerce polise direnen, her türlü zorluğa göğüs geren gençler, çöp topluyor, parkta otuyor, polis gelir diye barikat kurup nöbet tutuyor. Oysa zaman oturma değil, daha çok çalışma zamanı. İş yerlerine, mahallelere, çevrelerine ne istediklerini, neye karşı olduklarını, neden destek beklediklerini anlatma zamanı. Ama bunu yapmıyorlar çünkü onlara bu yolu gösteren, bu çerçevede harekete geçiren bir devrimci parti örgütlenmesi yok. Bu nedenle öncelikli görevimiz, devrimci bir işçi partisinin inşasıdır. (03.06.2013)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2013  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 180 - 7 Haziran 2013  Site yaşamını izle Başyazı   ?