Sinif Mucadelesi

Sisli hava devam ediyor

Perşembe 18 Nisan 2013
Şube başkanı zorla istifa ettirildikten sonra hesaplar alt üst oldu. Genel-İş 3 nolu şubede sadece işyerimiz örgütlü. Mart başında, olağanüstü kongre yapıldı. Seçimde işverenin desteğini alan liste iki yıl önce yapılan seçimde de aynı isimlerden oluşuyordu. O zaman için de işçilerin tabiriyle işveren listesiydi. Diğer listeye karşı yarışmışlardı. Sendika bürokratları arasındaki anlaşmazlık her ne ise sekiz yıllık birliktelik birden bire birbirlerinin karşıtı olmaya götürdü. Bu süreç başlı başına bir tartışma konusu. Kongreye gelince, sadece iki başkan adayının yaptığı beşer dakikalık konuşmalar sonunda oylamaya geçildi. Konuşmalarında, olağanüstü kongreye nasıl gelindiğinden bahsettiler. İşçiler adına, işçinin sorunlarından hiç bahsetmediler. Sadece seçime odaklı, delegelerin önceden yarıştığı bir görüntü vardı. Sandık açıldığında, ilk sonuç işveren listesinin aldığı 64'e karşılık 55 oy vardı. İtiraz edildi. Bazı oyların arkasının işaretli olduğu belirlendi. Yeniden oylar sayıldı. Bu kez 46'ya karşılık 51oy, 21 oy geçersiz sayıldı. Tutanak bu sonuçla tutuldu. Sonuç ilan edildi. Tüm Genel-İş yönetimi, genel başkan dışında kongredeydi. Sonuca itiraz ettiler. Bununla birlikte ilçe seçim kurulu görevlileri, kendilerine gelen telefonla tutukları tutanağı görmezden gelerek ilk sayımın geçerli sayıldığını açıkladılar. Hemen ardından da polis zoruyla salonu boşalttılar. Tüm bu ayak oyunlarında sendika yönetimi kadar patronun da suçlu olduğunu işçiler çok iyi biliyor. Temsilciliği elinden alınan aday, sonucun değiştirilmesi için belediyenin önünde direniş çadırı kurdu. Taleplerini işverene dayatmaya çalıştı. Çadırdan rahatsız olan belediye başkanı, üç gün sonra, bir öneriyle geldi: Seçildiği ilan edilen şube başkanı istifa edecek, yeniden genel kurula gidilecek. Direniştekiler kabul etti ama diğer taraf mazbatasını alarak, kendini şube başkanı ilan etti, sendika da onayladı. Tam çadır kaldırılmak üzereyken eski duruma dönüldü. Aslında işveren, önerisiyle zaman kazanıp direniştekileri uzaklaştırmak istemiş, kandırmıştı. Patron çevresi kendilerine göre plan yaptılarsa da, bu kez tutmadı. Patron, kendine göre büyük planları, medyatik durumu ve siyasi hesapları nedeniyle böyle küçük işlerle uğraşmaması gerektiğini biliyordu. Çünkü çadır ana cadde üstünde ve “Patron sendikacılığına izin vermeyeceğiz ile Patron elini sendikamızdan çek” pankartları altındaydı. Bu nedenle çadırın en kısa sürede kaldırılması için tutum değiştirdi, bu kez yeni yönetimin asil sekiz üyesini bizzat istifa ettirip kongreye gidilmesi için gereğini yapma sözü verdi. İstifalar, sendikaya gönderilip kayıt altına alındıktan sonra çadır kaldırıldı. Sürecin bu şekilde uzaması, iki tarafın birbirine karşı güvensizliğinden kaynaklanıyor. Sonuçta genel merkez yeniden olağanüstü kongre kararı almak zorunda. Genel merkez de bu konuda ikili oyun içinde. Bir ayağı işverende bir ayağı muhalif adayda. Ne işverenin ayak oyunlarının ne de sendika bürokratlarının koltuk davasının işçilerin arasındaki birlik ve beraberliği bozmasına izin vermek gerekiyor. İşçiler, iki yanlış taraftan birini seçerse buradan kazanan patron tarafı olacaktır. Asıl saldırılar, bundan sonra gelir. Belediye işçisinin buna ilişkin sayısız deneyimi var. Sekiz yıldır birlikte yöneten, işverenle hep birlikte hareket eden, işverenin sendika yönetimine ayar çekmesine yardımcı olan siyasi çevrenin bugünkü itirazları elbette çok da inandırıcı değil. Yalnız kendi koltuklarına müdahale edildiğinde yanlışlığın farkına varmalarını da önemsiyoruz. Umarız ki bundan böyle işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesine, sürgün ve baskılara karşı mücadele tarafında olurlar. O zaman yanlarında oluruz. Şimdiki kargaşaya ise sadece koltuk meselesi demek yerinde olur. (Bir işçi, 20.03.13)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2013  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 178 - 5 Nisan 2013  Site yaşamını izle Fabrikalardan... İşyerlerinden  Site yaşamını izle Belediye   ?