Sinif Mucadelesi
İspanya

Evden atma skandalına karşı öfke

Pazartesi 17 Aralık 2012
Madrid’de, Murcia ya da Bask'ta “katil bankacılar” sloganlarıyla bir çok protesto gösterisi yapıldı. Öfke öylesine güçlü ki evlerinden çıkarılan 2 kişi, sokağa atılmadan önce intihar etti. Rajoy’un sağ hükümeti, PSOE (İspanya Sosyalist İşçi Partisi) ile uyum içinde, bu konudaki yargılama usulünün gözden geçirilmesini kabul ediyor. Ancak, bu yolla evden çıkarmaların sadece birazı frenlenebilir. Oysa tümüyle durdurulması dayatılmalı. İnsanların evlerinden atılması yasaklanmalı. 2008'de başlayan krizden beri 400 bin aile evden çıkarma kararıyla karşı karşıya kaldı: 300 bini Zapatero’nun sosyalist hükümeti sırasında, 100 bini ise Rajoy hükümetinin 2011 kasım ayında iktidara gelmesinden sonra. Bu yıl, geçen yılın aynı dönemine göre % 20,6 oranında artış var. Artık her gün, 500’den fazla evden çıkarma uygulaması var. Aslında kitlelerin gelirindeki azalma sürüyor: İşsizlik % 25’e yükseldi. İş kanunda yapılan reform, kamuda olduğu kadar özel sektörde de işten çıkarmayı daha kolay ve kazançlı kıldı. Ücretlerde kesinti yapılıp, fiyatlar arttırılıyor. Ancak evlerini kaybedenlerin sorunları, evlerine bankanın el koymasıyla bitmiyor. Aldıkları borcun faizlerinin alınması sürüyor ve aileler, artık sahip olmadıkları evler için para ödüyor. Evden atmaların genelleşmesi, özellikle 15 Mayıs’tan sonra protestolar örgütleyen “öfkeliler” hareketinin etkisiyle 2011'in mayısından itibaren, komşular arası dayanışma gelişti. Onlarca evden atılma engellendi ya da zamana bırakılması sağlandı. Ancak artık dram güncel ve krizin kurbanı kitleler arasından bu saldırılara karşı başkaldırı katlanarak artıyor. Bankalar, örneğin Bankia gibileri, özellikle de onları iflasa sürükleyebilecek olan gayrı menkul malların alım ve satımında spekülatif işlemleri gerçekleştirmek için devletten milyarlarca avro aldılar. Bir yandan devletin, vergi ödeyenlerin ve diğerlerinin paralarını ceplerine indirdiler, diğer yandan usulsüz, kanunsuz koşulları dayatıp uygulayarak kurbanlarına ödettiler. Durum daha kötüye gidiyor. Çok sayıda yargıç, kanunun insanlık dışı olduğunu ileri sürüyor. Önemli bir polis sendikası, evden çıkarma eylemine katılanları engellemeyi reddeden üyelerini savunacakları uyarısında bulundu. Ödenmemiş borçlar ve erteleme karalarında usulsüz yargılama ve haksız uygulamalar için AİHM’e başvuruldu. Hükümet, PSOE ile görüşüp borçları silecek yerde, her ailenin koşullarını inceleyerek, ödeyebilecekleri bir kira ile evlerinde tutmayı sağlayacak biçimde kanunun gözden geçirilmesi olasılığından söz ediyor. Oysa yapılması gereken, kriz döneminde aileleri evlerinde bırakmak. 14 kasımdan itibaren İspanya’nın bütün bölge ve kentlerinde bütün iş kollarından emekçiler, muhalefet partileri, politik hareket ve dernekler, Mariano Rajoy hükümeti tarafından yürütülen kemer sıkma politikalarını protesto etmek için, sendikaların yaptıkları genel grev çağrısına kitlesel olarak yanıt verdi. Valencia’da 13 kasım akşamından itibaren metro grevi başladı. Rejoy’un patronlarla görüşmek üzere kente gelmesi protesto gösterilerine yol açtı. Bölgenin demiryollarından 500 işçinin işten çıkarıldığının açıklanması, daha büyük bir saldırı olarak algılandı. Büyük sendikalar, Madrid’de, 14 kasım sabahı, grev gözcülerine merkezi bir toplantı çağrısında bulundu. Bunlar daha sonra, grev çağrısında bulunmak üzere mahalleler ve iş yerlerine gitmek üzere dağıldılar. Aynı zamanda farklı sendikaların ve politik örgütlerin militanları toplandı. Séville’de, mahallelerde grev çağrısı yapmak ve öğleden sonra kortej hazırlamak için militan grupları oluştu. Hareketin sınırlı olduğunu söyleyen hükümetin açıklamalarına rağmen, kamu ve özel sektör emekçileri, sendikaların çağrısını izledi. Buna metal iş kolundaki büyük şirketlerin emekçileri de dahildi. Kemer sıkma politikaları, ücretlerdeki indirim, işten çıkarmalar, sağlık ve eğitime yapılan saldırılar reddedildi. Ancak 14 kasım grevlerinin ve protesto gösterilerinin önceden öngörülebilen biçimde katlanarak artması, devamını hazırlamak için bir sorun. Sendika yönetimleri kitlelerin yeni bir kemer sıkma politikasına evet ya da hayır deyip demediklerini öğrenmek üzere yeni bir referandum öneriyor. Ancak cevap ortada, yani iş yerleri ve sokaklarda. Emekçilerin ve kitlelerinin karar vermesi gereken, mücadelenin boyutlarını güçlü oldukları yerlerde fabrikalarda, bürolarda, hastanelerde, mahallelerde nasıl arttıracakları. Çünkü mücadeleyle, protesto gösterileriyle patronları, bankacıları ve onların hizmetindeki hükümeti gerilemeye zorlayacak bir güç dengesi oluşacak. LO (16.11.2012)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2012  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 174 - 1 Aralık 2012  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?