Sinif Mucadelesi

12 Eylül darbesinin gerçek sorumluları

Çarşamba 19 Eylül 2012
12 Eylül darbecisi iki genel eskisi yargılanıyor. Ancak emekçileri çok ağır etkileyen bu derbenin asıl sorumluları hakkında tek söz edilmiyor. 12 Eylül'de askerler, kendi çıkarları için değil, büyük sermayenin düzenini korumak, patronların kasalarını dolduracak düzeni işletmek, işçi sınıfına boyun eğidirmek için darbe yaptılar. 1975'ten sonra ekonomik kriz başlamış, kâr oranları düşen patronlar, sözleşmelerde düşük ücret dayatıyor, işçi çıkarıyor ve bu nedenlerle greve gidiliyordu. Bu ortamda, Demirel hükümeti, 24 Ocak Kararları’nı açıkladı. Bu kararları hazırlayan, eski patron sendikası başkanı, dönemin DTP müsteşarı Turgut Özal’dı. Bir de sözde ekonomk istikrar için DTP’ye bağlı “Toplusözleşme Koordinasyon Kurulu” oluşturuldu. Bu kurulun dışında sözleşme imzalanmayacaktı. 24 Ocak Kararları, devalüasyona, yüksek faize, ihracat için ücretlerin düşürülmesine, kamu ürünlerinde zamma yol açtı. İşçiler, hızla düşen satın alma güçleri nedeniyle daha yüksek ücret artışı istiyor, bunun sonucunda grevler sertleşiyordu. Sonuçta 24 Ocak Kararları, grevleri daha da yaygınlaştırdı. Patron örgütleri de işçi haklarına karşı kampanya yürütüyordu. İşverenler sendikası, işçi sendikalarını “ideolojik” grev yapmakla suçluyor, grev hakkının sınırlanması istiyordu. TÜSİAD ise ücret artışlarının enflasyonu körüklediğini, ücretlerin düşürülmesi gerektiğini söylüyordu. İşte bu ortamda, uygulanamayan 24 Ocak Kararları'nın rahatça uygulanması için yönetime el koyan 12 Eylül darbecilerinin ilk kararlarından biri, siyasi partilerle birlikte, grevdeki işçilerin yüzde 87’sinin üyesi olduğu DİSK’in kapatılması oldu. Ücretlere zam yapılıp, tüm grevler kaldırıldı. Önceden hazırlanmış listelere göre 5 bin işçi işten çıkarıldıktan sonra işçi çıkarılması yasaklandı. Daha sonra, sözleşmeler için yetkili 9 üyeli Yüksek Hakem Kurulu oluşturuldu. İşçileri Türk-İş temsil ediyordu. Darbeyi alkışlayan Türk-İş Genel Sekreteri Sadık Şide, 12 Eylül hükümetinde Sosyal Güvenlik Bakanı oldu. 400 bin işçi, yedi ay sonra çalışmaya başlayan Yüksek Hakem Kurulu’nun karar almasını aylarca bekleyecek ama bir türlü sıra gelmeyecek, gelenler de hayal kırıklığına uğrayacaktı. Bu kurul aracılığıyla yapılan en büyük saldırı, ücretlerin enflasyon karşısında geriletilmesi oldu. YHK, hükümetin öngördüğü enflasyona göre zam veriyor ama hükümet, 24 Ocak Kararları uyarınca fiyat denetimi yapmadığı, enflasyonu sözde serbest pazarın gereği ama gerçekte patronların vurgun yapması için düşürmediğinden, öngörülen enflasyon oranına hiç yaklaşılamıyordu. 1980-1988 yılları arasında işçilerin satın alma gücü yüzde 28, memurların yüzde 41.5 oranında düşürdü. Öte yandan, kıdem tazminatı ve ikramiye sınırlama getirildi, SSK pirimi için işçiden yapılan kesinti arttırıldı. Getirilen yeni sendikal düzende, sendikalaşma, sözleşme ve grev hakkı kısıtlandı. Hak grevi, dayanışıma grevi, genel grev, iş yavaşlatma yasaklandı. 1984’te sendikalar yeni yasalar çerçevesinde çalışmaya başladığında, kayıtlı 2.5 milyon işçinin sadece 920 bini sendika hakkından yararlanabiliyordu. Bu işçilerin 507 bini genişletilmiş olan grev yasağı kapsamındaydı. Bugün işçi sayısı çok daha fazla olmasına rağmen, hala yürürlükte olan bu yasalar sonucunda sendikalı işçi sayısı daha da düştü. Yani darbe, amacına ulaştı. 12 Eylül darbesine işçi sınıfının ilk karşı çıkışı 1989 Bahar Eylemleri ile oldu. Bu mücadeleyle, başta kamu işkollarında çalışan işçiler, satın alma gücünü biraz olsun yükselttiği gibi yasalarda ve toplumda demokratikleşme yönünde gelişmelere yol açtılar. Arkası da geldi…

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2012  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 171 - 7 Eylül 2012  Site yaşamını izle Anma… Anma… Anma…   ?