Sinif Mucadelesi

Yeni makale

Çarşamba 19 Eylül 2012
Suriye’deki iç savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınanların sayısı 80 bini geçti. Yetkililer, her gün 4 bin civarında insanın geldiğini açıkladı. Daha önce Suriyelilere kapımız açık diyen dışişleri bakanı, sığınmacı sayısı 100 bini geçerse Türkiye başa çıkamaz diyor. Ancak öte yandan hükümet, Suriye’deki iç savaşı daha da ölümcül kılan, kitleleri sığınmacı durumuna düşüren silah ve eğitim desteğini sürdürüyor. İktidar için verilen mücadelede hem hükümet hem de muhalif taraf, artık düzeyleri de birbirine yaklaşan aynı şiddet yöntemlerini kullanıyor. Ve şiddetin etkisi, sadece Suriye’de değil, Türkiye’de de kendini gösteriyor. Artık sadece Suriye için değil, sınır illerinde yaşayanlar arasında da mezhep ayırımcılığı yapılıyor. Türkler ile Kürtler arasındaki ayırıma, Aleviler, Nusayriler, Esad taraftarları da eklendi. Kampların olduğu şehirlerde kamplardaki berbat koşullardan kaynaklanan şiddet olayları artıyor ve bu da buralarda yaşayan insanlarla sığınmacılar arasında gerilime neden oluyor. Suriye’deki iç savaş 2 milyon dolarlık iş ilişkisini bitirdi. Başka ülkelerle ticareti de etkiledi. Sonuçta işini kaybedenler oldu. Sığınmacıların bir kısmı ailelerini geçindirmek için 25 ile 100 lira arasında değişen yevmiyenin yarısına hasat işinde çalışması, diğer çalışanların tepkisine neden oluyor. Sınır illerinde hiçbir güvencesi olmayan, çocuklarını doyuramayan işsiz sayısı artarken, devletin sığınmacılara bakması, açıktan olmasa da, düşmanlığa yol açabiliyor. İşte böyle bir ortamda, hükümetin Esad iktidarının yıkılması için çatışmaları desteklemesi, silah ve asker göndermesi ve bu siyasetini haklı göstermek için yaptığı siyasi manevralar ve saldırgan tutumu, gerginliği daha da arttırıyor. Suriye’de taraflar, büyük emperyalist devletlerin karşılıklı desteğiyle iktidar mücadelesi veriyor ama bedelini Suriyeli ve Türkiyeli kitleler ödüyor. İç savaşa uzaktan mali, askeri ve siyasi destek veren emperyalist devletler, acı içindeki kitlelerin sorunlarına hiç de aynı desteği vermiyor. Öldürmeye taraflar ama yaşatmak onları fazla ilgilendirmiyor. Üstelik sırtını sıvazlayıp işi koştukları AKP hükümetine de tek kuruş yardım etmeye hiç niyetleri yok. Dışişleri bakanının süslü toplantılardaki konuşmaları duvara yankılandı. Emperyalist devlet yöneticileri, ne Türkiye’ye ne de diğer komşu ülkelere sığınan yüz binlerce insanla ilgilenmiyor ama hepsi, ayrı ayrı görüşüp iktidar için kan döken gurupların liderleriyle pazarlık yapıyor, üstelik AKP olmadan. Öyle görünüyor ki Esad sonrasında kurulacak iktidardan kazanç elde etmeyi uman AKP hükümetine fazla bir şey kalmayacak. Kitlelere bedel ödettiren, öldüren, yerinden yurdundan eden bugünkü siyasetin ileride kitleler için iyi bir yere çıkması mümkün değil. Bugün iktidar mücadelesi verenler belki kazançlı çıkacak ama bugün zorda olan kitleler o zaman da zorda olacak. İşte bu nedenle emekçiler, izlenen siyasetlere taraf olmamalı. Özellikle de emekçileri, kitleleri dine veya milliyete ya da siyasete göre bölen siyasetlere hiç pirim vermemek gerekiyor. Ölümden kaçan Suriyelilerin çoğunluğu, inançları, milliyetleri ne olursa olsun, bizim gibi siyasi düzenden sorumluluğu olmayan, düzenden mağdur olan insanlar. Hükümetler, temsil ettikleri çevrelerin çıkarlarına göre bugün dost gördüklerini yarın düşman görmekten çekinmiyor. Buna karşın bizim için durum değişmiyor; ezilenler her zaman dostumuzdur. (04.09.12)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2012  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 171 - 7 Eylül 2012  Site yaşamını izle Başyazı   ?