Sinif Mucadelesi

Kamuda düşük zammın nedeni

Cuma 15 Haziran 2012
Anayasa değişikliği ve ona bağlı olarak çıkarılan kamu sendikaları yasasına uygun olarak yapılan ilk toplu sözleşme, tüm bu yasalarla, hükümetin elinin ne kadar güçlendiği gösterdi. Tüm yasal değişiklikler, hak almaya değil, hak kısıtlamaya yaradı. Önceki yasadaki toplu görüşme yerine getirilen toplu sözleşmenin ne kadar göstermelik olduğu netleşti. Çünkü memurlara grev hakkı tanınmadığı gibi son sözü, 12 Eylül döneminin Yüksek Hakem Kurulu benzeri, bir kurul söyledi. Yine tıpkı 12 Eylül döneminde olduğu gibi, bu kurulun çoğunluğu hükümet tarafından oluşturulduğu gibi kararlarına da itiraz hakkı yok. Anayasa değişikliği halk oylaması dönemi, şimdi yaşanılanların habercisiydi. Elbette başta Memur-Sen olmak üzere tüm “evet”çiler ve “yetmez ama evetçiler”in sorumluluğu büyük. O dönemde emekli memurlara toplu sözleşme hakkından bahsediliyordu, ne oldu? Güya isteyen iki sendikaya üye olacaktı, grevin önündeki engeller kaldırılacaktı! AKP'nın kısa sürede iktidara hazırlandığı dönemde diğer burjuva partileri çok yıpranmıştı. Emekçi kitleleri denetim altında tutmayı başaramıyorlardı. Düzen boşluk istemez, bu nedenle ANAP, DYP ve Refah Partisi'nden, denenmiş, sınanmış ve bağlılıklarını kanıtlamış politikacılar bir araya getirilerek, büyük sermayeye hizmet vermek üzere AKP hazırlandı. Şimdi AKP hizmet vermeye devam ediyor. Durmadan yasalar çıkıyor, kurumlarda, uygulamalarda değişiklikler yapılıyor. Ancak bazı şeyler hep aynı kalıyor. Sözde rahatsız oldukları YÖK, YHK, KİK, RTÜK, HSYK ve benzeri kurumların, sadece yöneticileri değiştirildi, benzeri yetki ve etkiyle çalışmaya devam ediyorlar. AKP'nin bu kurumlardan rahatsızlığı, kendisi hakim olduğunda bitti. Kamu emekçilerinin sözleşmesini kararlaştıran Uzlaştırma Kurulu, 5 sendikacıdan 6 hükümetin atadığı kişiden oluşuyor. Son sözü başkanın söylediği kurulda, sendikacılar konu mankeni. Böylece hükümet zammı kendisinin belirlemediğini, sözde konunun uzmanı bir kurul tarafından belirlendiğini söyleme uyanıklığını gösterebiliyor. Grev hakkının olmadığı bir sendika yasasından ve toplu sözleşmeden başka bir şey beklenemez. Zaten memura verilecek zam, daha yıl başında, bütçe hazırlanırken hükümet tarafından belirlenmişti. Her fırsatta, memuru enflasyona ezdirmedik diyen hükümet, beş ay sonra, bu yıl için % 4+4, gelecek yıl içinse %3+3 verdi. İlgili bakan, “yıl sonunda enflasyon farkını da ödeyeceğiz” diye ekledi. İşte böylece memur enflasyona ezdirilmiyor! Bir çok kamu çalışanı, ilk sözleşme olması ve hükümete yakın bir sendikanın görüşmeyi sürdürmesi nedeniyle umutluydu. Daha mücadeleci olanlar, 23 Mayıs'ta sendikalarının çağrısına uyup iş bıraktılar, alanlara çıktılar, taleplerini haykırdılar. Kamu emekçileri, örgütlerinin çağrısına karşılık verdiler ama sendikacılar gerekeni, yeterince yapmadılar. Bürokratlar hem emekçilerin gücünü bölmek hem de kendi koltuklarını korumak için mücadeleyi birleştirmediler. Hükümet, sendika bürokratlarından aldığı bu cesaretle yarım puandan fazla geri adım atmadı. Daha görüşme sürecinde bu dağınıklığı bilen hükümet, zaten teklifini düşük tutmuştu, bürokratların Uzlaşma Kurulu'ndan çekilmemesi de hükümete bir tür destek anlamına geldi. Üstelik Memur-Sen'in siyasi olarak bağlı olduğu AKP'nin yıpranmaması için sıfır zamma bile razı olma tavrı biliniyorken. Buna rağmen kamu emekçileri bir günlük mücadele ile az bir kazanç elde ettiler ama mücadele devam ettirilmedi. Türkiye ekonomisi, resmi rakamlar ve ağızlara göre hala büyümeye devam ediyor. Kişi başına düşen milli gelirin 10 bin doları bulduğu söyleniyor. Bu da aylık 1.500 lira civarında ücret demek ama memurların önemli bir kısmı bu ücretin altında maaş alıyor. Öte yandan, hükümetin çevresinde yeni zenginler türedi ve sayıları 5 milyonu geçmeyen bu kesim, milli gelirin %60'ına el koyuyorlar. Geriye kalan 70 milyon, gelirin %40'ını paylaşıyor. Bunun içinden ücretliye düşen pay çok daha az. Emekçiler, daha iyi yaşamayı hak ediyor ve bunu sağlayacak güçleri vardır. (04.06.2012)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2012  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 168 - 8 Haziran 2012  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?