Sinif Mucadelesi

Türk devleti bir kez daha Kürtleri katletti! Yeter artık! Devlet terörü bitsin!

Perşembe 12 Ocak 2012
Amerikan yönetiminden büyük reklamlarla alınan Heron denen insansız hava araçlarından gelen görüntülere dayanarak, Irak sınırına çok acele bir askeri saldırı yapıldı. Tam 45 dakika, aynı bölge savaş uçakları tarafından, güçlü bombalarla bombalandı. Sonuç, 50 lira kazanabilmek için Irak’tan kaçak mazot getirmeye çalışan, aralarında ilkokul öğrencilerinin de bulunduğu, çoğu 20 yaşın altında gençlerden oluşan 35 yoksul Kürt köylüsü öldürüldü. ABD, Irak’ta ve Afganistan’da sivilleri öldürdüğünde başkan güya protesto etmişti, sözde “yanlışlığı” şimdi aynı başbakan kendi vatandaşına, üstelik aynı yöntemle, aynı gerekçeyle yaptı! Şimdi siyasiler, sorumluları arayıp bulacaklarını ve cezalandıracaklarını söylüyorlar. Onlar, kimi hedef göstermek istiyorlarsa, belki savaş uçaklarını komuta eden bir askeri suçlu gösterip işin içinden çıkacaklar. Oysa sorumlu olanlar kendileridir. Daha geçen hafta yeni bir “Demokrasi Paketi” açmaktan söz eden, “Kürtlere haklarını vereceğiz” diyen bakanlar, hükümet şimdi rezil oldular. Son haftalarda, PKK militanlarına karşı çok başarılı operasyonlar düzenlediği iddia ediliyordu. Bunun sebebi olarak da, ordu, polis, MİT yani devletin silahlı güçleri arasında iyi bir işbirliği sağlanması gösteriliyordu. Bu katliamda da aynı yol izlendi. Heron’dan görüntüler gelince, il veya ilçe yönetimine, bölgedeki jandarma karakoluna haber verilmeden ya da onlardan bilgi alınmadan, doğrudan Ankara’da ve muhtemelen MİT’te askeri bombalama kararı alındı. Oysa bölgedeki yöneticilere sorulsa, onlar kaçakçılığı ve ne zaman gidilip gelindiğini elbette biliyorlar. Nitekim katliamdan kurtulan bir gencin anlattıkları, bu süreci doğruluyor. Deniyor ki kaçakçılık yapanlar bu kadar kalabalık olmazdı. Bu ne anlatıyor? İşsizliğin ve yoksulluğun artışını. Köylülerin geçim kaynaklarının yok edildiğini. Canını tehlikeye atma pahasına 50 liraya muhtaç olanların arttığını. Tam bu katliamın ertesi günü başbakan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, Türkiye’nin ne kadar büyük, ekonomik olarak ne kadar gelişmiş olduğunu anlattı. Bu büyüme, gelişme nerede? Kürt halkı, fabrikalarda, işyerlerinde çalışan emekçiler, büyümeden neden yararlanamıyor? Belki de daha az sayıda insan katledilseydi, daha önce yapıldığı gibi “kaçakçı kılığına girmiş PKK’lılar” denecek, üstü örtülecekti. “Kürtlerin hakkını vermek” böyle oluyor! Evet, bugün batı illerinde, askeri bombalama yok ama farklı türde baskı var. Asker, polis hakkını arayan, karşı çıkan emekçilere ve gençlere aynı amaçla, sindirmek için saldırıyor. Bugün yaşananlar, siyasilerin düzen için ne kadar kan dökebileceklerinin, ne kadar vahşileşebileceklerinin bir göstergesi. Bugün Kürtlere yönelen bu şiddet yarın hak almak için mücadele ederken kavgası sertleştiğinde, talepleri keskinleştiğinde, işçi sınıfına dönebilir. İşçi mücadelelerine polisin, jandarmanın saldırması, mücadeleci işçilerin katledilmesi Türkiye’de geçmişte çok yaşandı. Yeniden yaşanabilir. Bu nedenle kime yönelirse yönelsin, hükümetlerin, onların da ötesinde devletin silahlı ve gizli kurumlarının saldırganlığına karşı çıkmalı ve mücadele etmeliyiz. İşçi sınıfı olarak çıkarımız, askeri müdahalenin bitmesinde; asker ve polis devletinin sona ermesinde, Kürtlerin haklarına kavuşmasındadır. Bunu savunmak sadece Kürt kitleleriyle dayanışma için değil, ortak çıkar gereğidir. Çünkü bu açıdan Kürt halkının ve Türk işçi sınıfının çıkarı aynıdır. Bunun da ötesinde bu düzene karşı çıkmak için kendi taleplerimizi, amaçlarımızı, hedeflerimizi yani bir programımızı oluşturmalı ve onu işçi sınıfına anlatmalı, işçi sınıfını ikna etmeli ve programımız etrafında örgütlenip mücadele etmeliyiz. (01.01.2012)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2012  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 163 - 2 Ocak 2012  Site yaşamını izle Başyazı   ?