Sinif Mucadelesi

İsrail ile gerginlik nereden başladı, nereye geldi!

Perşembe 13 Ekim 2011
İsrail’in Kıbrıs Rum devletiyle birlikte Akdeniz’de petrol arama ve çıkarma çalışması nedeniyle gerginlik arttı. Başbakan dev tankerlerin, platformların çalıştığı Akdeniz’e ancak küçücük bir gemi gönderebiliyor ama büyük laflar ediyor. “İsrail’in şımarıklığından”, “Akdeniz’de söz sahibi” olmaktan hatta savaşmaya ilişkin laflar ediyor. Bugün karşılıksız gibi görünen bu tehditler, Tayyip gibi kitleleri hiç önemsemeyen, çıkarcı politikacılar nedeniyle gerçeğe dönüşme tehlikesi de içeriyor. Ülkelerini savaşa sürükleyen, gençlerini öldüren, milyonlarca vatandaşını savaşla sefil eden yöneticiler, ondan çok da farklı değil. Üstelik zaten bir savaş sürüyor; bitirme sözüne rağmen savaş sekiz yıldır sürüyor ve onlarca daha genç, yaşlı, çocuk öldü. Akdeniz’de çok önemli miktarda petrol ve doğal gaz keşfedildi. Şimdilik bir Amerikan şirketi, İsrail ve Kıbrıs Rum yönetimi adına doğal gaz çıkarmaya başladı. Ancak bu büyük kazanç kapısından pay almak isteyen çok. Başbakan da bu çıkar çevrelerinin sözcüsü olarak konuşuyor yani konuşturuluyor. Birkaç büyük patron biraz daha kazansın diye siyasi gerekçeler ileri sürüyor, askeri tehditler savuruyor. Bu mesaj gereken yere ulaşmış olacak ki, Rus Gazprom, Fransız Total, İngiliz Shell gibi Norveç ve ABD’li başka şirketlerin de işin içine gireceği açıklandı. Yani sektörün en büyükleri, kazancı aralarında, bildikleri gibi paylaşacaklar. Başbakan, güya İsrail’in işgali ve vahşi uygulamaları altındaki Filistin’i savunmak için yola çıktı şimdi iş maddi çıkara döndü. Bu siyasetiyle, sadece Türkiye’deki değil, Ortadoğu’da da kendi iğrenç yöneticilerinden bıkmış olan kitlelerin de duygularını kullanıyor. Sanki Batılı emperyalist güçler ve onların Ortadoğu’daki uzantısı olan İsrail tarafından ezilen kitlelerin önderi imiş gibi görünüyor. Oysa İsrail, yetmiş yıldan fazladır Filistinli kitleleri eziyor. Tüm bu yılar boyunca, AKP hükümeti döneminde de İsrail ile ilişkiler tatlı tatlı sürdü. Gidilip gelindi, görüşüldü ve üstelik hala iş yapılıyor, ticaret sürüyor. İsrail hiç değişmedi, değişen hükümet oldu. Başbakan, Birleşmiş Milletler kararlarına göre İsrail’in Filistin’i işgal altında tutuğunu söylüyor ve buna karşı çıkıyor. Ama yine Birleşmiş Miletler kararlarına göre Türkiye de Kıbrıs’ı 40 yıldır işgal altında tutuyor. Üstelik Akdeniz’den pay almak için alelacele Kıbrıs Türk hükümetiyle imzalanan anlaşma, ada Türklerinin çıkarlarına aykırı olduğu gerekçesiyle, Kıbrıs Türk kesimi muhalefetince bile ret edildi. Başbakan, İsrail yöneticileri ile görüşmüyor, İsrail ile diplomatik ilişkileri kesti ama olmayan Filistin devletinin, devlet başkanı olan Mahmut Abbas, İsrail yöneticileriyle kol kola poz veriyor. İsrail yönetiminin görüşmediği, Filistin’in bir bölgesi olan Gazze’de iktidarda olan dinci Hamas yönetimidir. İşte Tayyip’in tavır birliği ettiği, Filistinli kitleler değil, Hamas yönetimidir. Bugün Afrika’dan Asya’ya, Kafkaslar’dan Uzakdoğu ülkelerine kadar birçok yerde yer altı zenginlikleri; madenler, petrol, doğal gaz için su veya denizlerden yararlanmak için bölgesel çıkar savaşları veya çatışmalar sürüyor. Bu savaşlarda ve çatışmalarda hep yoksullar veya emekçiler ölüyor, sakat kalıyor, yerlerinden oluyor ama bu zenginliklerden hiçbir zaman yararlanamıyorlar. Tüm bu savaş ve çatışmalar milliyetçi, kalkınmacı nutuklarla başlasa da, sonuçta kazançlı çıkan sadece bir avuç yerli ve yabancı patronu ve onlara bu olanakları hazırlayan politikacı çevresi oluyor. Başbakan, büyük şirketlerin çıkarları için kolayca “savaş sebebi” saydığı Akdeniz’deki zenginlikten pay alma kavgası, benzerlerine bir ek olabilir. Milliyetçi, göz boyamacı nutuklara kanmamak için yeterince sebebimiz var. (04.10.11)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2011  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 160 - 7 Ekim 2011  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?