Sinif Mucadelesi
İsrail

Hayat pahalılığına karşı başlayan protesto yürüyüşleri büyüyor

Cuma 16 Eylül 2011
İsrail’de hayat pahalılığına karşı yapılan protesto yürüyüşleri giderek kitleselleşiyor. 30 Temmuz Cumartesi günü 150 bin kişinin katılımıyla ülkenin birçok kentinde «sosyal adalet» isteriz şiarıyla yürüyüşler tertiplendi. 6 Ağustos’ta Tel Aviv ve diğer birkaç kentte tertiplenen yürüyüşe 300 bin kişi katıldı. Bu gibi önemli katılımlı yürüyüşler en son 1982’de İsrail’in Lübnan’a karşı yaptığı askeri müdahaleyi protesto etmek için yapılmıştı. Başbakan Netanyahu sorunlara çözüm getirmek amacıyla acilen bir komisyon oluşturdu ve bu komisyon Eylül ortasında çözümler önerecek. Elbette bu karar bir geri adım değil. Kitle hareketi Haziran’da temel gıda maddelerinden biri olan beyaz peynir fiyatlarına yapılan büyük zamma karşı tepki (boykot) olarak başladı. Ardından ev kiralarının çok pahalı olmasını protesto etmek amacıyla Tel Aviv’in en zengin semtlerinden biri olan Rothchild bulvarında çadırlar kuruldu ve şimdi bir buçuk kilometre uzunluğuna erişti! Ardından 1 Ağustos’ta (7.5 milyonluk ülkede) 150 bin belediye çalışanı aynı istekler için greve gitti. Hareket bugün sadece ev kiralarının çok yüksek ve kiralık konutun yetersiz oluşunu protesto etmekle sınırlı kalmayıp bütün aşırı fiyat zamlarını, sosyal hizmet bütçelerindeki kısıtlamaları ve de kamu hizmetlerinin çoğunun artık milyarderlere peşkeş çekilerek özelleştirmesini de teşhir ediyor. Ekonomik büyümenin yüzde 5’lerde ve de işsizliğin yüzde 6’dan az olmasıyla ilgili açıklamalara rağmen, kitlelerin çoğu ekonomik sıkıntı çekiyor ve her 5 kişiden biri yoksulluk sınırının altındadır. Hükümet ülke ekonomisinin yüzde 5 büyümesiyle övünürken, emekçilerin yaşam şartlarında sürekli kötüleşme görülüyor. Son 5 yılda enflasyon yüzde 16’ya ve hatta temel gıda maddelerinde yüzde 30’a tırmandı. Kitlelerde ciddi bir yoksullaşma var. İsrail sosyal güvenlik kurumunun verdiği rakamlara göre İsrail halkının yüzde 25’i yoksulluk sınırının altında. İki yetişkinin de çalıştığı bazı ailelerde bile geçim sıkıntısı yaşanıyor. Protestocuların öne sürdükleri isteklerin başında dolaylı vergilerin azaltılması, büyük sayılarda ucuz sosyal konutların inşa edilmesi, anaokullarından itibaren okulların ücretsiz olması ve insan gibi yaşama olanağı veren emeklilik maaşı. İsrail’deki kitleler, Batı Şeria ve Gazze’de Filistinli kitlelere karşı sürdürülmekte olan sürekli savaşın bedelini de ödüyor. GSMH’nın yüzde 7’den fazlası ki bu çok büyük bir rakamdır, askeri harcamalara gidiyor. Örneğin Aralık 2010’da onaylanan 2011-2012 bütçesinde 700 milyarlık bütçenin 70 milyarı askeri kaleme ait. Aslında kamu harcamalarında en büyük açığa yol açan kalem yerleşimler için harcanan paradır. Genelde konut yetersizliği olmasına rağmen yerleşim bölgelerinde sürekli olarak çok sayıda bina inşa ediliyor. Örneğin son günlerde Doğu-Kudüs’ün Har Homa semtinde 900 yeni binanın inşa edileceği duyurusu, siyasi açıdan kışkırtıcı ve de haftalardan beri ucuz konut için yürüyüş yapan kitlelerle alay etmektir. Hayat pahalılığına karşı yürüyen, sosyal hizmet bütçelerindeki kısıntılara karşı çıkan kitleler aynı zamanda bedelini ödedikleri siyasete, yani savaşın sürdürülmesine, Filistin topraklarına el atılmasına ve Filistin halkına ırkçı rejim uygulanmasına karşı çıkmalıdır. Kitlelerin istediği sosyal adalet, bölünemez, sosyal adalet herkese (yani Filistinlilere de) uygulanmalıdır. LO (12.08.2011)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2011  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 159 - 6 Eylül 2011  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?