Sinif Mucadelesi

Kıdem tazminatı hakkındaki yalanlar!

Cumartesi 6 Ağustos 2011
Patronlar sekiz yıldan beri kıdem tazminatının kaldırılmasını istiyor. Patronların isteğini Tayyip “ustalık döneminde” gerçekleştirecek. Sözde işsizliği azaltacak düzenleme gerçekleşirse, işçinin hak kaybı, patronların ise kazancı olacak. Bugün kıdem tazminatı almak için bir yıl çalışmak yeterli. Kıdem tazminatı, işçinin brüt ücretinden kesilerek her yıl başına, 1 aylık brüt ücret tutarında ödeniyor. Yapılacak düzenleme ile her yıl başına 15 günlük brüt ücret ödenecek. Üstelik üst sınır var. Böylece bin lira ücret üzerinden 20 yıl çalışan işçi, bugün 20 bin lira kıdem tazminatı almaya hak kazanırken, ancak 6 bin lira alabilecek. Üstelik kıdem tazminatı almak da zorlaştırılıyor. Bugünkünün aksine askere gidenler, evlenip işten çıkan kadın işçilerin hakkı yok ediliyor. On yıldan önce kıdem tazminatı alınamayacak. Daha kısa süre ile çalışan sonra çalışmayanlar veya kayıtsız çalıştırılanlar haklarını alamayacak. Evet, kıdem tazminatı sadece patronlar için kaldırılıyor ama bu yapılırken işçinin hakkı kısıtlanıyor. Ancak tam tersi söyleniyor. Bakanlar, “kimsenin hakkı yenmeyecek” diyerek gelecek kuşakların hakkının gerileyeceğini söylüyor. Bu da çalışanların bölünerek değişikliğe karşı çıkışını engellemek için yapılan bir laf cambazlığı. Öne sürülen bir başka gerekçe ise kıdem tazminatının “devlet güvencesine” alınması. Yani bugün yasalarda var olması, sorun çıktığında mahkeme yoluyla alınması, devlet güvencesi değil mi? Patronlar, yasalara uymak zorunda değil mi? Bu bahane, “çoğu patron ödemiyor” bahanesi kadar ikiyüzlüdür. Yasaları uygulama görevi hükümetindir. Demek ki yasalar işçi için geçerli ama patronlar için değil. Patronlar, ya kaçak işçi çalıştırıyor ya da bir yıl dolmadan, habersizce işçiye giriş-çıkış yaptırıp tazminat ödemiyor. Hatta çoğu yerde yasalara karşı açık açık “bu işyerinde tazminat yok” deniyor ve öyle oluyor. Yani patronların, büyük, sendikalı işyerleri dışında fiilen kaldırdığı kıdem tazminatı ödenmemesi yasalaştırılıyor. Patronlar, her yaptıklarını yasa haline getiren hükümet karşısında daha serbest hareket edecek. Hiçbir işçi için fona para ödememenin yolunu en kısa sürede bulacaklardır. Üstelik fonun ne olacağı belirsiz. Tıpkı Tasarrufu Teşvik Fonu, Konut Fonu, İşsizlik Fonu gibi. Tasarrufu Teşvik Fonu, “devlet güvencesindeydi” ve kişi başına 20 bin lira para birikmesi gerekirken en fazla 8 bin lira civarında ödeme yapıldı o da taksit taksit. Sigortalı bir çok çalışan, kuşa dönen hakkını bile alamadı. Bu para yıllar boyu hükümetlerin elinde, patronlara kredi ve teşvik olarak dağıtılan bir musluk oldu. Bugün işsizlik sigortası fonunun olduğu gibi. Devlet güvencesindeki fonda milyarlar birikti ama yasa o kadar kısıtlı ki işsizler para alamıyor. Fondaki paranın yüzde 60'ını hükümet istediği gibi kullanıyor. Yani sözde “iş sahası” açacak patronlara teşvik olarak veriliyor. Kıdem tazminatı fonu da aynı olacak. Deniyor ki, patronlar, kıdem tazminatı yükü nedeniyle rahatça işçi çıkaramadığı için yeni işçi almıyor, işyeri açmıyor. O halde ne yapılacak? Kıdem tazminatı yükü kaldırılacak. Patronlar fona para ödeyecek ama bugün ödediklerinden bir kuruş fazla ödeme yapmayacak. Zaten tazminat miktarı azaltılıyor, üstüne işçiden kesinti eklenecek, biraz de devlet katkısı. Tazminat yükünden kurtulan patronlar da yeni işçi alacak, yeni işyeri açacak, işsizlik önlenecek! Patronların neden olduğu işsizliği çözmek için patronlara kıyak yapılacak, işçinin hakkı kısıtlanacak, işsizlik, işçinin sırtından çözülecek. Onun yerine işçi çıkarmak yasaklansa, devlet işyeri açsa daha anlamlı değil mi? Zaten yıllardır uygulanan siyaset bu. İşsizliğin nedeni olarak “esnekliğin” olmaması yani işçi hakları gösteriliyor ve işçi hakları kısıtlanırken patronlara para veriliyor. Sonuç açık: Resmi olarak 2004'te yüzde 9 civarında olan işsizlik bugün yüzde 11 civarında. İğrenç politikacılar ve sözde uzmanlar, hiç utanmadan yalanla, gerçekleri çarpıtmayla, olumsuz yönleri gizleyerek, çalışanların haklarını biraz daha kısmak için uğraşıyor. (29.07.11)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2011  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 158 - 1 Ağustos 2011  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?