Sinif Mucadelesi

Siyasiler koltuk kavgasında! Emekçiler haklarını ve koşullarını iyileştirmek için mücadele etmeli!

Perşembe 7 Temmuz 2011
Sözde seçim, siyasi temsilcilerin halkın oylarıyla belirlenmesi için yapılmıştı ve sorunları çözecekti. Oysa şimdi yeni sorunlar getirdiği gibi, kararları da halk değil, bir avuç yetkili ve etkili kişi alıyor. AKP dışında, meclise giren tüm partilerin tutuklu milletvekili var ve DTP'nin bir milletvekilliği AKP'ye verildi. MHP'nin 1, CHP'nin 2, BDP'nin 5 milletvekili tutuklu. Böylece seçim sisteminin adaletsizliklerine, “yasalar” eliyle yeni adaletsizlikler eklendi. Siyasi partiler arasında daha meclis açılmadan başlayan kavga, emekçiler yararına yasa çıkarmak, düzenleme yapmak, işsizlik ve yoksulluğu önlemek, Kürt kitlelerin taleplerini karşılamak için değil. Yapacakları hiçbir iş, çalışan kitlelerin sorunlarının çözümü için değil. Bundan önce yapılanlarda olduğu gibi. Anayasa değişti, yasalar değişti, bakanlar değişti; çalışan kitleler için ne çalışma koşulları iyileşti ne de yaşam koşulları. Patronların keyfi yerinde; siyasilerin tartışması süredursun, kasaları dolmaya devam ediyor. Düşük ücret, az işçiyle çok iş, denetlenmeyen işyerleri, sigortasız işçi çalıştırma, taşeron yoluyla yüksek kazanç; patronların tezgahları işliyor. Açıklanan rakamlara göre Türkiye ekonomisi, Çin'i de geçerek dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi oldu. Yine en büyük 500 şirketin kârı yüzde 22 artmış. Ancak bunların hiç birinde çalışanların ücretleri bu orana yaklaşamadı bile. Demek ki patronlar tüm kazancı ceplerine indirmiş. Hükümet, işsizliği de patronların çözmesini planlamıştı. Şirketlerin üretimi artıyor ama çalışan sayısı artmıyor, patronlar söylenenin aksine işi büyüttüklerinde işçi almıyor, var olan işçiyi daha çok çalıştırıyor. Halk Bankası'nın alacağı bin küsür eleman için 88 bin kişinin, neredeyse bir il kadar insanın başvurması durumu anlatmaya yetiyor. Güya resmi rakamlara göre işsizlik azalıyor. Türkiye'nin Çin'i geçip dünya birincisi olduğu bir başka alan da madencilikteki iş kazaları. Bu gerçek sorunlarla ilgilenmesi gereken siyasiler ise meclisteki koltuklar için kavgada. Çalışanlar, bütün bunların farkında ancak AKP'ye oy verenler, hükümetin olmasa bile başbakanın sorunlarını çözeceğini düşünüyor. Oysa bu bir yanılgı. Sorunları, yaşayanlar dışında kimse çözemez. Bir kurtarıcı beklemek, hele patronların saflarında olan birinin kurtarıcı olmasını beklemek yanılgıdır. Üstelik AKP, üç dönemdir iktidarda, daha önce yapmadığını bugün yapması için bir neden yok! Eğer emekçilerin mücadelesi onu zorlamazsa, bugüne kadar izlediği patronların siyasetinden ayrılmayacak. AKP'ye oy veren milyonlar, Batıya baktığında, Avrupa Birliği ülkelerinin ekonomik krizle boğuştuğunu, Doğuya baktığında kendi halkını katleden diktatörleri görüyor. Bu çerçeve içinde Türkiye, ekonomik açıdan iyi ve demokratik bir ülke görüntüsünde. O halde, bir iyileşme varsa, emekçilerin de bundan yararlanması gerekir. Çalışma ve yaşam koşullarının iyileşmesini talep etmek hakkımız. Etrafımızda sadece kitleleri ezen yönetimler değil, bu yönetimleri mücadele ile yıkan, yola getiren milyonların mücadelesi de var. (01.07.11)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2011  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 157 - 1 Temmuz 2011  Site yaşamını izle Başyazı   ?