Sinif Mucadelesi

Kürtler, blok ve seçim

Çarşamba 15 Haziran 2011
Seçim kararı alınmasından bu yana Kürt illerine ve Kürt kitlelerine karşı devletin saldırgan siyaseti tırmanışa geçti. Bir yanda güya “Kürt açılımı” yapan hükümet diğer yanda her zamanki gibi ordu ve hükümetin denetimindeki polis eliyle süren saldırılar, Kürt kitleleri haklı olarak isyan ettiriyor. Sadece bir rakam bile devletin ve hükümetin tavrını anlatıyor: Son bir ayda, Kürt illerinde gözaltına alınanların sayısı 3 bini geçti. Durum o kadar kötü ki polise, başına bir şey gelmemesi için gözaltına alınan oğlunun serbest bırakılması için yalvaran annenin fotoğrafı, kibar köşe yazarlarını bile duygulandırdı! Zaten seçim sistemi nedeniyle kendi temsilcilerini seçme hakları sınırlanan Kürt kitleler, ek olarak devletin bilinçli baskısı altında. Buna rağmen, BDP'nin desteklediği bağımsız adaylar, Kürt kitlelelerin yoğun desteğini alıyor. Kitleler, düzenen silahlı gücüne, yasal manevralarına, siyasi üçkağıtçılığına, rüşvetine, milliyetçi baskısına karşı çıkıyor. Kürt sorununu çözmeye aday olan AKP, başbakanın Muş'ta söylediği “artık Kürt sorunu yok” sözleriyle sözünü söylediğini açıkladı ve sonuç çözümsüzlük oldu. Bu açıklaması, AKP'nin kendine çekmeye çalıştığı islamcı Kürtlerin, milliyetçilerle yakınlaşma zeminini yarattı. Kuşkusuz cumhuriyet tarihi boyunca devletin izlediği inkar ve tasfiye politikalarından başta Kürtler olmak üzere tüm ezilenler halklar, sol ve sosyalistler de nasibini aldı. Her ne kadar Kürtler başkaldırmış, devletin izlediği asimilasyon ve eritme politikalarına karşı bir direniş mücadelesi veriyor olsa da, Kürt halkının, tüm emekçilerin sınıf mücadelesine daha çok katılımı gerekli. Kitleleri birleştiren zemin, sınıf mücadelesidir. Bu temelde bir mücadele, Kürt ve Türk emekçileri birleştirecek ve bugün aşılmaz gibi görünen kimi sorunların çözümünü mümkün kılacaktır. Ancak bugünkü Kürt önderleri, böyle bir siyasi çizgide değil. Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku'nun seçimdeki söylemleri, düzen partilerinden çok farklı değil. Kitlelerle ilişkisi de, adayların elit bir çevre tarafından belirlenmesinde görüldüğü gibi, benzer. Her şeye rağmen, Kürt kitlelerin kendi temsilcilerini devletin her kurumunda olduğu gibi meclise göndermeleri, sorunlarını mecliste dile getirmeleri, elbette kendi tercihleridir. Kağıt üstünde böyle bir hakkın tanınıp sonra da devletin kurumları eliyle fiilen engellenmesi, bu düzenin iğrençliğidir. Her şeye rağmen, Kürt siyasetçiler, seçim vesilesiyle daha geniş kesimlere sorunlarını ve çözüm önerilerini anlatma şansına sahiptir. Ve bizler, tüm sömürülen, ezilen kitleler gibi Kürtlerin sorunlarını ve taleplerini gür bir sesle dile getirmelerini destekliyoruz. (30.05.2011)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2011  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 156 - 3 Haziran 2011  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?