Sinif Mucadelesi

Seçilmiş-seçilmemiş, her tür diktatörlerden kurtulma zamanı!

Cuma 11 Mart 2011
Kuzey Afrika ve Ortadoğu'nun büyük kısmını saran, kitlelerin isyanı, gelecek için umut veriyor. Milyonlar, on yıllardır kendilerini ezen, sömüren, aşağılayan, aç bırakan diktatörlerine karşı haklı bir isyanda. Halkın defedip gönderdiği Tunus'un eski kralının, sarayının duvarlarında gizlenmiş olarak istiflediği milyarlar, Tunus halkının neden açlığa, işsizliğe, eşitsizliğe isyan ettiğinin somut göstergesi. Kitleler, sonuna kadar haklılar. Kendi toplumunu değil, uşaklığını ettiği her türden büyük patronları düşünen, onlardan kaptığı kırıntıları istifleyen, yakın çevresine yediren bu diktatörleri kovmanın tam zamanı. Diktatörlerin bir kısmı, kurulu düzeni temelden tehlikeye atmamak için kendileri gidiyor. Libya'da ise Kaddafi ve küstah ailesi, iktidarını korumak için başka ülkelerden parayla asker tuturak kendi halkını katletmekten çekinmiyor. Bugüne kadar, bu gerici diktatörleri desteklemiş, onlarla kazançlı işler yapmış, onları ağırlamış, sırtlarını sıvazlamış ve verdikleri mali, askeri ve siyasi destekle onları koltuklarında kalmalarına yardımcı olmuş Batılı devletler, ABD, Türkiye, birden “demokrasi” taraftarı oldu. Aslında, Tayyip dehil, hepsinin derdi, çıkarlarını korumakla görevli oldukları büyük şirketlerin işlerine zarar gelmemesi ve kendi koltuklarının tehlikeye girmemesi. Tayyip, gideceği kesinleşen Mısır diktatörü Mübarek'e gitmesini öğütlerken, durumu kesinleşmediği düşünülen Libya diktatörü Kaddafi'ye ağzını açmıyor. Oysa Kaddafi'nin çevresi, daha ayaklanmanın ilk günü, Türkiye'yi suçladı. AKP'nin bahanesi de hazır: Libya'da resmi olarak 25 bin, yasa dışı bir o kadar daha Türkiyeli var. Tayyip, işçiler için değil, işleri orada kalan patronların çıkarları için ağzını açmıyor. Çünkü Türk patronlar 20 milyar dolardan fazla tutan yatırımlarını toplayıp getiremiyorlar. Bu katil diktatörlerin, kendi halklarına uyguladığı zulüm, Tayyip'in hiç umurunda değil. Birkaç ay önce bizzat Kaddafi'den “insan hakları” ödülü alan ve bunu televizyonlarda reklâm ettiren, böylece kendini, şimdi isyandaki bölgelerin örnek lideri gibi gösteren yine kendisi ve partisiydi. Kendini eleştiren her emekçiye, öğrenciye, gazeteciye şu veya bu yolla saldıran, zor durumda bırakan yine Tayyip. Diktatörler daha baskıcı ve şiddet yolu kullanıyordu, aralarında derece farkı var. Bunun nedeni de Türkiye'de emekçilerin geçmişte verdikleri mücadelelerdir. Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki diktatörler, halklarını açıkça tehdit ediyor, Türkiye'de bir öğrenci dövülerek tüm gençler, tekmelenerek tüm kadınlar, işçi işten atılarak tüm işçi sınıfı, memurlar sürgün edilerek, dolaylı olarak tehdit ediliyor, baskı görüyor, ekonomik zor altına alınıyor. Afrikalı kitleler, diktatörlerini defediyor ama bu aslında bir başlangıç. Yerine yenisinin, bizdeki Tayyip veya daha öncekiler gibi birinin ya da Mısır'da olduğu gibi bir generalin geçmemesi için tüm ekonomik ve siyasi düzeni kendi denetimleri altına almaları gereklidir. Umarız böyle bir şeyi başarırlar ve sadece kendilerini değil, onları örnek alacak olan tüm emekçilerin, baskı ve sömürü düzeninden kurtulmasına yardımcı olurlar. (02.03.2011)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2011  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 153 - 4 Mart 2011  Site yaşamını izle Başyazı   ?