Sinif Mucadelesi

Mısır’daki gelişmeler

Çarşamba 9 Şubat 2011
Mısır’daki gelişmeler Tunus’tan sonra başlamış olsa da onlara benziyor. Ordu genelkurmayı kitlelerin isteklerinin “kabul edilir” olduğunu ve yürüyüşe katılanlara ateş açmayacağını açıkladı. Tabii ki ordunun sözünü tutacağına dair hiçbir güvence yok. Ancak son durumda ordunun kaderini Mübarek ve rejime bağlamasında hiçbir çıkarı yok. Burjuvazi, Mübarek’ten vazgeçebilir, ama ordudan asla. Eğer Mübarek rejimi çökerse, onunla birlikte ordunun da çökmesi hakim sınıfların hiç de çıkarına değil. Ordunun tarafsız gibi görünme tavrı ve ona verilen siyasi görevin bu şekilde sürmesi yararına. Obama ve Hillary Clinton başta olmak üzere siyasi liderler Mübarek’i uyarmayla yetindiler. Mübarek’e onurlu bir şekilde gitme şansını büyük olasılıkla, geçişi orduyu yıpratmadan gerçekleştirmek şartıyla tanıyorlar. Geçiş dönemi, Mısır’da çok az tanınan büyük bürokrat Baradey’in “birleştirici” rol oynaması için mi, yoksa başka bir sivil için mi? Yoksa yüksek rütbeli bir askerin çıkıp iktidarı ele geçirerek, geçici olduğunu söyleyip seçim vaadinde bulunmak için mi yapıyorlar? Amerikan emperyalizmi yöneticileri çok temkinli. Bunu hem Mısır’ın İsrail’e komşu olduğu ve bir rejim değişikliğinin bu iki ülke arasındaki ilişkileri etkileyeceği için hem de özellikle Mısır ile Tunus ve Kahire ile Tunus arasındaki boyut farklarından dolayı yapıyorlar. Kahire’nin nüfusu 18 milyon civarında olup büyük çoğunluğu yoksullardan oluşuyor. Üstelik Mısır’da çok büyük bir işçi sınıfı var ve diktatörlük döneminde bile mücadele etmiş ve de güçlü bir potansiyele sahip. Şu ana kadar ulaşan haberlere göre hem işçi sınıfı, hem de yoksullar, harekete geçmedi veya çok az harekete geçti. Ancak çok kısa bir zamanda harekete katılabilir. Kahire’de işçi sınıfının ayaklanıp siyasi ve sosyal taleplerini gündeme getirmesi hakim sınıf için can alıcı bir tehlike. Şu sıralar emperyalist burjuvazi gibi Mısır’da yürüyüşlere katılan burjuva ve küçük burjuva çevrelerin büyük bir çoğunluğu mülklerini koruma derdinde olup, Mübarek devrilir devrilmez ve hatta devrilmeden önce bile “anarşiye son” demeye başlayacaklar. Uzaktan işçi sınıfının somut çıkarlarını savunan bir siyaset zor olsa da bu siyasetin genel hatları görülebiliniyor. Tabii ki işçi sınıfı, Mübarek’i devirmek için verilen mücadeleye katılmalı. Özgürlükler ve demokratik haklar işçi sınıfı için, küçük burjuvazi ve aydınlar için çok daha elzem. Tabii ki bu iki farklı sınıf, bu kavramlara aynı içeriği vermiyor. Diktatörlüğün yükü sömürülenler üzerine farklı yansıyor. İşçi sınıfı, küçük burjuvaziden bağımsız olarak kendi öz sınıf hedeflerine öne sürmeli. Bugün ayaklanmış olan küçük burjuvazi eğer hareket daha da radikalleşip mülkiyeti tehlikeye girerse saf değiştirecek. Emekçiler de orduyu kendi saflarına çekmeye gayret etmeli. Ancak onlar kendi saflarını emekçi çocukları ve yoksul köylü çocukları olan askerileri çekip genelkurmaya ve generallere karşı çıkmalı. Mevcut hareket devam edip büyürse ve de işçi sınıfının ve yoksulların önemli bölümlerini de sürükleyebilirse işçi sınıfı önderliği ele geçirip kendi olanaklarını yaratmalı. Mısır’da işçi konseylerinin oluşturulması ütopya mı? Kesinlikle hayır! Bundan iki yıldan daha az bir zamanda, Nisan 2008’de Misr Spinning de Mahalla El Kubra tekstil fabrikasında yapılan bir grevde -diktatörlük döneminde emekçilerin gerçekleştirdiği bir çok grevden birisi- fabrikada çalışan 25 bin işçi, grevlerini yönetmek amacıyla bir “grev komitesi” oluşturdular. Tabii ki bu grev siyasi bir grev olmayıp ücret zammı greviydi ve zam da elde edildi. Ama bu gibi mücadele içerisinde oluşturulan işçi örgütleri siyasi bir mücadele ortamında gerçek işçi konseylerine dönüşebilirler. Emekçiler silahların tekelini genelkurmayın komutası altında olan ordu kurumlarına bırakmayıp kitlelerin silahlanmasına yardımcı olmalı. Ayaklanma, Mübarek diktatörlüğünü sarstı ve büyük olasılıkla yaşlı diktatörün sonunu getirecek. Emperyalist çevreler iktidara yeni Mübarekler getirme hazırlıkları yapıyor. Gerçek demokrasinin şekilsel bir demokrasi ile ve göstermelik seçimle olamayacağına inanlar, sömürülenler sınıfının yaşamının gerçekten iyileşmesini isteyenler, Mübarek’in iktidardan gitmesiyle yetinemezler. Emekçilerin geleceğini ordunun ve genelkurmayının ve son tahlilde hizmet ettikleri emperyalist burjuvaların ellerine terk edemezler. LO (03.02.11)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2011  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 152 - 4 Şubat 2011  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?