Sinif Mucadelesi

Haiti Kolera salgını: Yöneticiler sınıfının vurdum duymazlığı ve iflası

Cumartesi 18 Aralık 2010
15 Kasım'da Haiti’nın bazı kentlerinde kitleler ile Birleşmiş Miletler’in silahlı gücü olan polis ve asker (Minutash) arasındaki çatışmalarda en az 2 kişi öldü ve yaralılar da var. Bazı belirtiler ışığında kitleler, Haiti’deki kolera salgını felaketinin kaynağının, Minustah kuvvetlerine bağlı Nepal’li askerler olduğuna inanıyor. Bu sözü edilen Nepalli askerler, 15 Ekim’de geldiler ve bir yüzyıldan beri Haiti’de yok olan kolera hastalığı 5 gün sonra ülkede yayılmaya başladı. Kolera mikrobunun çok tehlikeli bir çeşidi Nepal’ın bazı bölgelerinde endemik olarak mevcuttur. Haiti’deki bu yeni kolera salgını, Artibonite nehrinin kıyısında bulunan Birleşmiş Milletler kışlasına yerleştirilen Nepal askerlerinin bulunduğu yerde ortaya çıktı. Haiti’de kitleler, yöneticilerin sorumsuzca davranışlarının kurbanı olmaktan bıktılar. Binden fazla insanın öldüğü ve 14.500 insanın yakalandığı kolera salgını, felaketlerden biridir. Hiç şüphe yok ki ölü sayısı, resmi makamların hastane verilerine göre açıkladıkları rakamlardan daha fazladır. Örneğin yetkililer, uzak yerlerdeki yerleşim birimlerine gidip buradaki hastalarla ilgilenme zahmetine bile katlanmadılar. Başkent Port-au-Prince’dakilerin bazı uzak illerde yaşayan yakınaları arasındaki telefon haberlerine ulaşanların söylediklerine göre, özellikle salgının ortaya çıktığı Artibonite ve orta Haiti bölgelerinde kolera yayılıyor. Buna rağmen başta sağlık bakanı ve genel sekreteri ve de devlet başkanı, ölü sayısı 300’ye çıktığı zaman hiç utanmadan artık her şeyin denetimleri dahilinde olduğunu anlatan açıklamalar yaptılar. Yalanları devam ederken kolera salgını Batı, Kuzey, Kuzey-Batı, Güney illerine ve 30’dan fazla köye de yayıldı. Nehrin kirli suları, mikroplu yiyecek ve içecek ile bulaşan bu salgın hastalığa karşı gerekli sağlık koşulları oluşturulmadan, insanlara sabun, temiz içecek su iletmeden nasıl çare bulunabilinir? Kolera hakkında donanımlı yeteri kadar hekim, hemşire, hasta bakıcı yetiştirmeden nasıl ciddi bir mücadele yapılabilinir? Bu kolera salgını, ülkenin en büyük nehri olan Artibonite’nin mikroplarla kirlenmesiyle başladı. En azından Minustah dışında herkes bunu böyle kabul ediyor. Daha da iğrenç olan Artibonite ve orta Haiti bölgelerindeki yoksul kitlelerin, bu nehrin suyundan başka içecek suları yoktur. Milli Eğitim bakanlığının yayınladığı resmi verilere göre ülkedeki 15.682 okulun sadece yüzde 29’una içilebilir su veriliyor ve üstelik bu verilen suyun kirli olup olmadığının garantisi de yok. Durum o kadar çok vahim ki, salgının daha fazla yayılması için bütün şartlar oluşturuluyor: Yosulluk, içilebilecek suyun bulunmaması, temizliğin gerektiği gibi yapılmaması, kanalizasyon sisteminin yokluğu, insanların sıkışık bir şekilde yaşamak zorunda kalması ve ek olarak Tomas fırtınasının yol açtığı su baskınları. Hatta bazı kentlerin gecekondularında tuvalet olmadığı için insanlar, tuvalet ihtiyaçlarını köşelerde yapıyorlar. Her beş Haitiliden dördü, normal sağlık koşullarında yaşama şartlarına sahip değil. İşte sıra ile iktidara gelen yöneticilerin eserleri ortada. Bu aynı zamanda Haiti gibi yoksul kapitalist ülkelerdeki vurguncuların ve iktidarda olan uşaklarının yoksul kitleler aleyhine uyguladıkları hakimiyetlerinin eseridir. İşte tüm bu nedenlerden dolayı adaletsiz, ekonomik olarak mantık dışı ve insani yönden çekilmez olan bu düzeni yıkmak gerekiyor. La Voix des Travailleurs (18.11.2010)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2010  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 150 - 10 Aralık 2010  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?