Sinif Mucadelesi
Siyaset ve medya ilk kez olan bir şeyi tartışıyor

Üç general görevden uzaklaştırıldı!

Cumartesi 18 Aralık 2010
AKP hükümeti, gündem değiştirmekte çok usta. İşsizlik, yoksulluk artıkça, ücretler düştükçe, hükümet büyük sermayenin takdirini alıyor. Böylece, kendi tabanına dönük mesajları ve seçim harcamaları, patronların çıkarlarına dokunmuyorsa, göz yumuluyor. Bunun son örneklerinden biri üç generalin görevlerinden alınması. Basın, böyle bir şeyin ilk kez olduğunu söyleyip sivillerin, askerleri hizaya getirdiğini iddia ediyor. Türkiye kabuk değiştiriyor, demokrasi güçleniyor, söylemleri basında geniş yer buldu. Ancak biraz öze bakıldığında, AKP'den demokrasi beklemek ciddi saflık olur. Emekçiler, Kürt kitleler, ezilenler, kadınlar, gençler, haklarını aradığında ne tür şiddete maruz kaldıklarını yaşayarak görüyorlar. Sokaklarda, özellikle emekçilere ve yoksullara karşı olan her günkü polis şiddetine herkes tanık. Nitekim, üniversite öğrencilerine yönelik olarak artan polis şiddeti, kısa bir sürede hükümetin demokratik görüntüsünü sildi süpürdü. Üç generalin açığa alınması, CHP'nin sözcülerinin birbirini tutmayan açıklamalarına neden oldu. Bir parti yetkilisi durumu “sivil darbe” olarak nitelendirirken, diğer bir yetkili daha farklı bir yöne vurgu yaparak, generallerin haklarını aradığı için görevden alındığını söyledi. Yapılan şey, yasalara uygundur, yani bakan, istediği çalışanını görevden alabilir. Zaten önemli olan, generallerin nasıl görevden alındığı değil, hakkında suçlama olan çok general olmasına rağmen neden ve şimdi görevden alındığıdır. Elbette ki bu yapılan, genel seçim için seçmen kitlelere gönderilen bir mesajdır. AKP, önceki seçim dönemlerinde yaptığı gibi, seçmenine zorluklarla karşı karşıya olduğunu gösterip daha çok destek yani daha çok oy isteme numarasına şimdiden başladı. CHP'nin de “sivil darbe” diyerek, orduyu yani darbecileri desteklediği, tek başlarına demokrasi için mücadele ettikleri görüntüsü çizmeye çalışıyor. Kemalist CHP kendini devleti kuran parti olarak nitelendirmesi ve Türk millyetçisi MHP'nin ordunun önünde, sanki silahlı bir gücün korunmaya ihtiyacı varmış gibi, siper olması, AKP'nin ekmeğine yağ sürüyor. Her ne kadar CHP yönetimi, bazı farklı laflar gevelese de, özünden kopmaktan uzak görünüyor. Bu konuyla ilgili olarak yanıltıcı tutumlardan biri de BDP'ninki. Bu ilk görevden almayı, ilk adım olarak nitelendirip gerisinin gelmesini talep ediyor. Sanki AKP, askeri yargılayacak ve sivil otoritenin hakimeyitin sağlayacak. Böyle bir şey olsa bile kimin yararına sivil otorite sağlayacak? Askerden en çok acı çekmiş olan Kürt kitlelerinin yararına bir sivil otorite beklemek mümkün değil. Hükümete BDP tarafından verilen bu destek, eğer siyasi bir taktik, yani hükümet bu yönde cesaretlendirmek üzere yapılıyorsa da yanlıştır. Çünkü kitlelerin olumlu karşıladığı bu kararın başarısı AKP'nin hanesine yazılıyor ve Kürt kitlelerin AKP'ye olan, ne yazık ki karşılığı olamayan umudu korunmuş oluyor. İki dönemdir tek başına iktidarda olan, 70'i aşan sayıda Kürt milletvekili ile en büyük Kürt partisi de olan AKP, bu gücü, aldığı destek ve vaatlerine karşılık, Kürt halkı için ne yaptı, hangi yasayı çıkardı, ordunun Kürtleri katletmesini durdurdu mu? Evet, yapılanlar var, üstelik Kürtler mücadele ettiği için bunlar gerçekleşti, ama yapılması gerekenlerin yanında devede kulak bile değil. AKP, sadece kendine ve hizmetinde çalıştığı patronların çıkarları önündeki engelleri kaldırmaya çalışıyor. Buradan Kürt kitlelerine pay çıkarmak çok zor. Seçim yaklaştıkça burjuva partileri, gerekli gereksiz daha bir çok tartışma yapacak. Ancak emekçilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesinden, sorunlarından çok az söz edilecek. Seçim meydanlarında boş nutuklar atılırken, mecliste emekçilerin haklarını kısıtlayan yasalar sesizce ve hızla kabul edilecek. Böylece patronların gözüne girip onların güvenini kazanmayı hesaplıyorlar. Çünkü bu düzende ancak böylece iktidarda olma şanslarını arttırıyorlar. İşte verilen mücadele bunun için, bunun ötesinde şimdilik bir şey yok. Emekçiler için demokrasi de yok. (03.12.10)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2010  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 150 - 10 Aralık 2010  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?