Sinif Mucadelesi

Yaşasın sağlık emekçileri!

Cuma 12 Şubat 2021

Türkiye aşılama çalışmalarına 1. aşama ile Ocak ayının ikinci haftası başladı. İlk aşılanması planlananlar sağlık emekçileriydi. 4 günde 850 bini aşkın insan aşılandı. Fransa’nın Aralık ayı ortasından beri ulaştığı sayıya 4 günde ulaşılmasıyla sağlık bakanlığına övgüler yağdı. Övülmesi gereken sağlık bakanlığı değil.

50 milyon dozluk aşının yalnızca 3 milyon dozunu temin edebilen sağlık bakanlığı bu süreçte de övülmeyi hak etmediğini yeterince kanıtlamadı mı? Övgüyü hak edenler tüm işçiler gibi canlarını dişlerine takıp hayatlarını riske atarak çalışan ve emek güçleriyle bu hızda bir aşılamayı gerçekleştirmiş olan sağlık emekçileri. Günde 219 bin acil başvurusunun gerçekleştiği bu ülkede günde 200 bin aşılama bir rekor değil, olsa olsa olağanın istatistiğidir. Yani sağlıkçıların çalışma koşullarında bir değişiklik yok.

Emekleri, medya tarafından sağlık otoritelerine sözde itibar kazandırmak için kullanılırken sağlıkçıların 3 aylık performans ücreti ödenmedi. Kasım ayından beri performans ücreti alamayan sağlıkçılara bakanlığın “bütçeyi aştığı” söylendi. Her yıl Ocak ayında belirlenen bütçe, 500 bin sağlıkçıya 3 ay prim vererek aşılacak bir bütçe ise nasıl şehir hastanelerinin milyarlarca TL’lik kiralarını ödemeye yetebiliyor?

Eylemler sonucu tavandan yapılacağı sözü verilen ek ödemeler de meslek için eşitsizliği açığa vuruyor ve sağlıkçıların ortak çıkarlar için hareket etmelerini engelliyor. Kademe ve derecesi en yüksek olan sağlıkçılar arasında hekimlere ayda 6 bin, diğer sağlıkçılara 150-1650 TL arası ödeme yapıldı.

Bu hızda ve yoğunlukta çalışıp ücretlerini de alamayan sağlıkçıların aşılanmasının da adil olacağını düşünenin aklından şüphe etmek gerekir. Makamlarında oturup “idari görev” üstlenen yani hasta bakmayan hocalar tabi ki en büyük risk grubundalarmışçasına ilk aşılananlar arasındalar. Aynı zamanda aktif görevde olmayan yani sağlık merkezlerinde, ambulanslarda çalışmayan sağlıkçılar hatta 65 yaş üstü olsun olmasın sağlık hizmeti emeklileri bile e-nabızlarına baktıklarında sıralarının geldiğini gördüler ve şaşkınlığa uğradılar! Aşı yaptırıp yaptırmama kararı da kendilerine bırakıldığı için sıralarının geçmesi durumunda 4.aşamaya kalmamak için birçoğu aşı oldu.

Sağlık bakanlığı hastanede çalışıp çalışmaması durumuna bakmadan “personel bilgi sistemi’nde adı geçen herkesi e-nabza aktarmış gözüküyor. Bu durum aşamalı aşı planını bozmuyor mu? Bu mu “her aşaması en ince detayına kadar düşünülmüş” program?

Aşılama hızı alkışlanadursun, kalan 47 milyon aşının ne zaman geleceği veya şu an yapılan aşıların ikincisine yetecek dozun Türkiye’de olup olmadığı bir soru işareti. İşçi sınıfı aşılanma hayalleri kurarken 2021 Ocak ayında Sahra çölüne kar bile yağdı.

Bu sorun tüm yoksul ülkelerde var. Çünkü ilaç şirketleri tüm dünyaya yetecek düzeyde üretimi sağlayacak altyapıya sahip olunmadığını iddia ediyor. Her şey yine dönüp dolaşıp para ve kâr oranlarına geliyor. Şirketler yüksek fiyatlara satabileceklerini bildikleri aşıları üretiyor ve aşıyı da parayı veren devletlere gönderiyor.

İlaç şirketlerinin aşı üretiminin büyük kısmı Hindistan ve Güney Afrika gibi yoksul ülkelerde yapılıyor ama aşılar daha büyük kâr sağlayacağının bilindiği ülkelere ihraç ediliyor.

Bu soruna dikkati çekmek için Hindistan ve Güney Afrika önderliğinde bir grup ülke Dünya Ticaret Örgütüyle (WTO) görüştü ve WTO’nun patent korumasını kaldırması gerektiğini, böylece daha yoksul ülkelerin kendi halkları için daha ucuz aşılar üretebileceklerini belirtti.

Bu teklif; ABD, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği’nin itirazları üzerine WTO tarafından reddedildi. Neden? Çünkü bu ülkelerin hükümetleri, ilaç şirketlerinin kârlarını düşürecek bir şeyi kabul etmiyor.

Küresel çapta bir üretim ile dünya üzerindeki herkesin ihtiyacı olan kadar aşı üretilebilir. Ama kapitalist sistem ve onun bekçisi hükümetler milyarlar değerinde serveti olan birkaç kapitalistin kârını, milyarlarca insanın hayatı pahasına koruyor. (30.12.21)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 269 - 12 Şubat 2021  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?