Sinif Mucadelesi

Demirtaş’a özgürlük; diğer Kürt tutsaklarla birlikte

Cuma 8 Ocak 2021

MHP’nin Demirtaş üzerinden başlattığı “HDP kapatılsın” tartışması medyanın da desteğiyle bir süredir gündemde tutuluyor. Daha önce benzerini Öcalan üzerinden, idam cezasının geri getirilmesi tartışmasında yaşamıştık. Bir süre sonra bu da gündemden düşecek. Ancak halklar arasına ekilen düşmanlık kalıcı olacak.

“Çözüm süreci” günlerinde AKP ve HDP, birbirine yaklaşmıştı. AKP’nin Kürt halkı içindeki destekçisi artmış, 70 milletvekiliyle en büyük Kürt partisi idi. HDP ardından geliyordu. Şimdi tam aksine bir durum var; AKP düşmanca bir siyaset izliyor.

Bugünkü durumu sadece PKK’nin siyaseti, Suriye’de güçlenmesi gibi gerekçelerle açıklamak yeterli değil. İktidar çevrelerinin ileri sürdüğü gerekçeler, Türk devletinin her zaman ettiği laflar. AKP yönetimi siyasi çevrelerden ve devlet kurumlarından gelen dirence rağmen her şeyi görmezden gelerek “Çözüm Sürecini” sürdürdü.

Aslında siyaset değiştiren bizzat AKP’nin kendisi. Üstelik aynı kadrolar siyaset değiştirdi ve Kürt sorununa siyasi çözüm önermeyi sürdüren kendi yöneticilerini tasfiye ettiler.

AKP’nin Kürtlere karşı düşmanlık siyasetine dönüşünün hem uluslararası hem de ulusal nedenleri var. Ekonomik ve sosyal nedenleri var. Ancak Erdoğan ve AKP yöneticileri, Kürt liderlerle birlikte çalışmayı değil, onları baskı altına alıp Kürt kitleleri ezmeyi bilerek isteyerek seçti ve uyguluyor.

Asker, polis, hukuk sistemi ve kamu kurumları eliyle, sadece Türkiye’de değil; Irak, İran, Suriye ve Kürtlerin yaşadığı diğer ülkelerde de çok yönlü acımasız baskı uzun yıllardır artarak sürüyor. İnsanı isyan ettirecek düzeyde. Buna rağmen, AKP’nin ve MHP’nin gerici Kürt düşmanı yöneticileri sürekli olarak Kürt siyasetçileri suçluyor. Onları, Kürt ve Türk kitlelerin gözünde terörist olarak sürekli damgalıyor. Bugün siyaset yapmak isteyen Kürt gençleri için adeta iki seçenek kaldı: PKK’ya katılıp ölümü göze almak ya da HDP’de tutuklanmayı göze almak. Bunlar da siyaset değil.

Geçmişte seçilmişlerin atanmışlardan üstün olduğunu haykıran Erdoğan’ın geldiği durum içler acısı. Ancak Erdoğan ve partisi, öyle bir durumda ki iktidarda kalmak için her yolu deniyor; her yalana, kandırmaya, gericiliğe, geçmişte karşı çıktığı milliyetçiliğe başvuruyor.

Medyada sadece Demirtaş’ın hakkında art arda açılan davalardan bir bir beraat etmesine rağmen tutuklu kalması gündemde ancak aslında tüm Kürt siyasetçilere yönelik müthiş baskı uygulanıyor.

HDP yönetimi partiye yönelik saldırıları bir rapor olarak açıkladı. Son 4 yılda 20 bin HDP’li gözaltına alındı, 10 bini tutuklandı. Sadece bu yıl 1.750 üye veya yönetici gözaltına alında, 172’si tutuklandı. 8 milletvekili tutuklu. 2019 seçiminde HDP’in kazandığı 48 belediyeye kayyum atandı, 17 belediye eş başkanı tutuklu.

Tutuklamaların bir kısmı, üstünden 6 yıl geçmesine rağmen Kobane mücadelesinin suç tanımı değiştirilerek yapılıyor. Bir kısmı belediye çalışmalarının teröre finansman sağladığı iddia edilerek yapılıyor. Sadece polis, kaymakam ve vali değil; savcı ve hakimler canla başla uğraşıyor. Devlet eliyle, örgütlü bir devlet şiddeti uygulanıyor.

AKP sözcülerinin parti kapatmaya karşı açıklama yapmaları MHP ile anlaşmazlık olarak görünüyor. Böylece iktidar, bir yanda tam zulüm yaparken diğer yanda demokratik görünmek istiyor.

Bu sürecin, HDP’yi zayıflatıp AKP ile işbirliğine zorlamayı amaçladığını söyleyenler de var. Böylece MHP’nin yerini HDP alacak. Amaçlanan ne olursa olsun, iktidarda kalmak için Kürtlere ve siyasetçilerine baskı, ayırımcılık uygulamak; böyle bir siyaset olabilir mi? Türkiyeli emekçilerin böyle bir siyaset izleyen, bu yolla ikitidarda kalan, birlikte yaşadığımız bir halka baskı ve ayırımcılık uygulayarak gücünü koruyan bir iktidardan ne beklentisi olabilir?

Komşusuna zulmeden, kendinden olana iyi mi davranacak? Üstelik AKP ve MHP geçmişte ümmetçi, bugün milliyetçi laflarına rağmen emekçileri -hangi milliyetten olursa olsun- kendinden görmüyor. (30.12.20)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 268 - 8 Ocak 2021  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?