Sinif Mucadelesi

Krizin ertelenmesinin sonucu: Zombi şirketler

Cuma 8 Ocak 2021

Covid-19 pandemisi ile birlikte 1980lerde tanımlanan zombi şirketler kavramı yeniden gündemde. Bunlar, gelirleri ile borçlarının faizini dahi ödeyemeyen ve bu yüzden yeniden borçlanmak zorunda kalan şirketler.

Aslında iflas etmesi gerekirken düşük faiz oranları ve belli devlet garantileri ile hayatta tutulduğundan bu şirketler birer “yaşayan ölü” ve borç alarak ne istihdam ne de refah yaratan yatırım yapıyor. 1990’ların sonunda zombi şirketler Japonya’nın içinden geçtiği krizde kullanıldı. Bu şirketler, artan borç ve faiz yükü altında yaşatılamadı ve Asya krizini tetikledi. Yüz binlerce insan işsiz kaldı, büyük patronlar batık şirketleri satın alarak tekelleşmeye başladı. Farklı garantiler ve para politikaları ile şirketlerin borçlanmasını kolaylaştıran Japon devleti ise işsiz kalan yüz binler için kılını kıpırdatmadı.

2008 krizinden çıkış için kullanılan düşük faiz politikası benzerini Amerikan şirketleri için yaptı. 2019 sonunda 335 olan zombi şirket sayısı 2020’nin ilk altı ayında 527’ye çıktı; borçları 1 trilyon doları aştı. Bir rapor Amerika için her 5 şirketten 1’inin zombi şirket olduğunu ve 2021’de 2 katına çıkacağını yazdı. Düşük faiz ortamında yeniden borçlanarak hayatta kalabilen bu şirketler en küçük bir faiz artışında batmakla karşı karşıya.

Benzer durum Türkiye için de geçerli. Türkiye’de toplam şirketlerin %98’i KOBİ. Bu işletmeler toplam istihdamın %55’e yakını barındırıyor. 2003-2013 arasında, düşük kur ve faiz ortamında şirketler hem içeriden hem de dışarıdan borçlanarak faaliyetlerine devam etti. Ancak Türkiye de artan kur ve yükselen enflasyon faiz döngüsünden artık etkileniyor. Erdoğan’ın düşük faiz ısrarı bir noktada bu yüzden. Düşük faiz ortamında daha az maliyetle borçlanabilecek KOBİ’ler faaliyetlerine devam edebilecek öngörüsü var. Kredi Garanti Fonu da düşük faiz politikasına ek olarak devlet garantisinin uygulanmasıdır. Başlangıçta 250 milyar TL büyüklüğünde kredi bankalar vasıtası ile bu şirketlere dağıtıldı. Devlet bu kredilerin ödenmemesi durumunda bankalara teminatçı oldu. 2018’de patlayan kur krizi ve iflasların yasaklanması da alınan diğer önlemlerden. Son olarak geçtiğimiz günlerde takipteki alacakların süresinin 90 günden 120 güne çıkarılması durumun ciddiyetini gösteriyor. Bu şirketlerin batmasına izin vermek onlara borç veren bankaları da batma noktasına getireceği için devlet elinden geleni yapıyor. Zincirleme iflaslar işsizlik ve yoksulluğu sıçratacak.

Kapitalizm, krizleri kendi yaratıyor: Kötü zamanların tohumu iyi denilen zamanlarda ekiliyor ve olan örgütsüz emekçilere oluyor.(29.12.20)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 268 - 8 Ocak 2021  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?