Sinif Mucadelesi

Bu pandemi ne ilk ne de son!

Cuma 9 Ekim 2020

Sağlık emekçileri günlerdir ellerinde “Tükeniyoruz, yönetemiyorsunuz” yazan dövizlerle çektirdikleri fotoğrafları, sosyal medyada paylaşarak iktidarın pandemi sürecindeki sağlık politikalarını eleştiriyorlar. Pandemi süresince çalışma sürelerinin uzadığı ve çalışma koşullarının kötüleştiğini ifade eden meslek odaları ve sendikalar, hedef gösteriliyor ve sesleri kesilmeye çalışılıyor. Ancak zaten meslek odaları veya sendikalar sağlık emekçilerini herhangi bir hak mücadelesine de teşvik etmiyor.

Pandemi sürecindeki yoğun ve tehlikeli çalışmalarının ödüllendirmesi olarak performans primlerinin arttırılacağı açıklandı, ancak sağlık emekçilerinin belirttiğine göre bazı bölgelerde Temmuz ve Ağustos ayı performans primleri hala yatırılmadı.

Bazı bölgelerde nöbet sayıları virüse maruziyeti azaltmak için düşürüldüğü için nöbet ücretleri azalan sağlıkçıların toplam ücretlerinde bir değişiklik olmadı. Yani artan performanslar, düşürülen nöbet ücretleri ile eşitlenmiş ve ele geçen aynı kalmış.

İstanbul gibi büyük bir şehirde yalnızca 3 hastanede covid-19 tanılı hastalar için yataklı servis ayrılmış durumda. Bu hastaneler eski Atatürk Havalimanı pistine kurulan Murat Dilmener acil hastanesi, Kartal Lütfi Kırdar hastanesi ve yeni yapılan Sancaktepe Feriha Öz ile Sultan Abdülhamit Han hastaneleri. Murat Dilmener’de Covid-19 taraması için 8 adet poliklinik aktif olarak çalışmakta. Ancak bu polikliniklerde uzman doktorlar çalıştırılmıyor, asistan doktor ve pratisyenler çalıştırılıyor. Her hastaneye 250’ye yakın pratisyen hekim ataması planlanıyor çünkü uzman doktorlar, covid-19 tarama polikliniklerinde çalıştırılmak istemiyorlar.

Hemşireler ve hasta bakıcılar gibi diğer sağlık emekçilerine ise güvencesiz çalıştırılmanın önü açılıyor; kadrolu değil sözleşmeli olarak atamaları gerçekleştiriliyor.

Covid-19 polikliniklerinde çalışanların aktardığına göre polikliniklerde hastalar muayene bile edilmiyor. Şikayetleri dinlenen hastaların ellerine doktorun kendi elektronik imzalarıyla bastırdıkları barkodlar tutuşturuluyor ve hastalar teste yönlendiriliyor. Sağlık bakanlığı tarafından temaslılara test yapılamayacağı ve yalnızca şikayeti olanlara test yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen doktorlar temaslılara da test yapılması için sisteme hastayı şikayeti varmış gibi kaydediyor. Çünkü doktorlar, sağlık bakanlığının yönergesine uyarak test yapamayacaklarını söylediklerinde uzun kuyruklar halinde bekleyen hastaların sinirlendiklerini ifade ediyorlar. Ayrıca temas öyküsü olduğunu bildikleri hastalara test yapmamanın etik olmadığı kanaatindeler.

Pandemi hastanelerinin her birinde günlük yapılan test sayısı 2 bin – 2 bin 500 civarı. Test sonuçlarını göz önünde bulundurduğumuzda, sağlık bakanlığının açıkladığı sonuçların aksine gerçek vaka sayısının en az 15 katı olduğunu ifade ediliyor!
Diğer hastanelerde tarama testleri yapılmıyor, hastalar bu dört “pandemi” hastanesine yönlendiriliyor. Test yapılmamasının bir sebebi de hastanın pozitif çıkması durumunda yatırılacağı servislerin sadece bu hastanelerde olması. Ayrıca test yaptırmak isteyen sağlıkçının karşısındaki bir diğer sorun, pandemi hastanesi olmayan hastanelerde test çubuğu, örnek kabı gibi araçların olmaması! Bu araçları bulmaya çalışmanın vakit kaybına sebep olduğunu ifade eden doktorlar hastaları ayaktan “pandemi hastanelerine” yönlendiriyor.

Sağlık çalışanlarının belirttiği bir diğer konu, hastalığın tedavisinde yol kat edilmiş olsa da şu sıralar hastalığın semptomlarının daha ağır seyrediyor olduğu. Üstelik ikinci kere covid-19’e yakalananların sayısının hayli fazla olduğunu ifade ediyorlar. Bunu en çok yaşayan sağlık çalışanları ölmeye, şiddete maruz kalmaya devam ediyor.

Sağlık sistemi özel bir işletme gibi kâr üzerine kurulu olmaya devam ettikçe ne hastaların ne de sağlık çalışanlarının canı güvende. Bu düzende insan sağlığının gerçekte pek bir önemi yok. Bu durumu değiştirmek için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Tarih birçok kez kapitalizmin vahşiliğini gösterdi, böyle devam ettikçe de bu salgın ne ilk ne de son olacak. (28.09.20)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 265 - 9 Ekim 2020  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?