Sinif Mucadelesi

“Mazlumu korumaktan” ölüme göndermeye

Cuma 6 Mart 2020

Suriye ile siyasetinde Batı’dan istediği desteği alamayan Erdoğan, sığınmacıları şantaj aracı olarak kullanmaya başladı. Böylece eleştirdiği siyasetçilerden hiç farklı olmadığını da göstermiş oldu.

ABD başka olmak üzere batılı emperyalist ülke yönetimleri, Suriye’deki savaştan ve savaşın neden olduğu tüm acılardan doğrudan sorumlu. Ancak sonuçlarını üstlenmek istemiyorlar. Topraklarına gelen göçmenler nedeniyle çok sıkıştıklarında, Türkiye ile göçmenlerin engellenmesine yönelik para karşılığında anlaşma yaptılar. Erdoğan da onlarla aynı fikirde olduğundan anlaşmayı kabul etti. Geçen süre içinde Avrupa Birliği ülkeleri, farklı nedenlerle söz verdikleri parayı eksik gönderdi. Kısıtlama ve parayı kullanım şartları getirdi yani sorun çıkardılar. Öte yandan sığınmacı sayısı durmadan artmaya devam etti. Hatta Suriyelilere Afganlar, İranlılar, Kırgızlar, Pakistanlılar gibi anlaşmaya dahil olmayan ancak ülkelerindeki çatışmalardan ve yoksulluktan kaçan diğerleri eklendi.

Batılı siyasetçiler, yıllar içinde göçü durdurmak için kıllarını kıpırdatmadı tam aksine çıkarları için Libya’da çekiştikleri gibi yeni göç bölgelerini de kışkırttılar. Ortadoğu’yu yıkan, yangın yerine çeviren ABD başkanı Trump, göreve geldiğinde bölgedeki askerleri geri çekme gerekçesi olarak “IŞİD artık Erdoğan’ın sorunu” dedi, göçle ilgilenmeyeceğini ilan etti.

Erdoğan, Batıdan para gelirken sığınmacıları çok iyi kullandı, “mazlumun koruyucusu dünya lideri” pozlarıyla oya devşirdi. Oysa Suriye’deki savaşın bir sorumlusu da bizzat AKP siyasetleridir. Daha savaş başlamadan sınırda çadır kurup Suriyelilere gelmeleri için çağrı yapan, bir bomba atıp savaşı başlatmayı tasarlayan kendi atadığı yöneticilerdi. Para sorunu başlayınca sızlanmaya başladı.

Erdoğan kendi iktidarı zora girdiğinde ne kadar acımasız olabileceğini kulakları sağır gözleri görmez emperyalist yöneticelere gösterdi. Elbette bunu da çaresiz çocukları, kadınları, erkekleri maşa gibi kullanarak yaptı. Bu iğrenç siyaset, emperyalistlerinkiyle yarışacak düzeyde. Ölenlerin sorumluğu, kapıları açmayan emperyalist ülkelerin yöneticeleri kadar Erdoğan’ın da omzundadır.

Bugüne kadar sığınmacılara kalkan olan AKP’li siyasetçiler, askerlerin ölmesinin sorumlusu sığınmacılarmış gibi göstererek bir gün içinde çark ettiler ve CHP’li, MHP’li gerici siyasetçileri aratmayacak ayırımcı sözler sarfederek ne kadar ikiyüzlü olduklarını da gösterdiler. Sığınmacılar kimsenin umrunda değildi.

Yüz bini aşkın insan, çoluk çocuk, hasta, yaşlı, bazısı işinden çıkarak, bazısı elindeki avcundakini feda ederek Erdoğan’ı dinleyip sınıra koştu. Zengin Avrupa ülkeleri birtekini bile almamak için vahşi hayvanlar gibi davranıyor; göçmenleri itip kakıyor, suda boğmaya çalışıyor, gaz bombasıyla durduruyor. Aynı Avrupa ülkeleri göçmen arıyor; elbette sadece eğitimlileri almak istiyor. Yoksulları kimse istemiyor. Oysa bu insanların ülkelerinin yoksul olması, ülkelerindeki çatışmaların ve savaşların sorumlusu Avrupalı efendilerin çıkar düzenidir. Eşitsizliği dünyaya dayatan ve bunu sürdürmek için vahşileşen aynı emperyalist devletlerin egemenleridir. Erdoğan onlarla aynı dili konuşmaktan aynı tavrı almaktan başka bir şey yapmıyor. Sonuç olarak hep aynı safsata. Bu siyasetçilere güvenmek, onlardan bir çözüm beklemek ölümcül bir tehlike. (04.03.2020)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 261 - 6 Mart 2020  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?